Bir buluşun bariz olup olmadığı, mucidin ya da incelemecinin kişisel bakışıyla değil, hayali bir figürün gözüyle değerlendirilir: tekniğin uzmanı kişi. Bu kişinin kim olduğunu, neyi bildiğini ve neyi yapamayacağını anlamak, buluş basamağı tartışmalarının anahtarıdır.
- Tekniğin uzmanı, alanın ortalama bilgi ve becerisine sahip hayali bir kişidir
- Rutin deney yapabilir ama yaratıcı bir sıçrama yapması beklenmez
- Disiplinler arası buluşlarda uzman bir ekip olarak da düşünülebilir
Hayali Ama Tutarlı Bir Figür
Tekniğin uzmanı kişi gerçek bir insan değildir; bir hukuki ölçüttür. Bu kişi, buluşun ait olduğu teknik alanda ortalama bilgi ve beceriye sahip bir uygulayıcı olarak düşünülür. Başvuru tarihinde alanın genel teknik bilgisine hakimdir, el kitaplarını ve temel kaynakları bilir, laboratuvarda veya atölyede rutin denemeler yapabilir. Ancak dahi değildir: sezgisel bir sıçrama yapmaz, önceki teknikteki bilgileri alışılmadık biçimde birleştirmeye kendiliğinden yönelmez. Bu figür, buluş basamağı değerlendirmesinin tutarlı olmasını sağlar; aynı buluş, farklı incelemecilerin kişisel deneyimine göre değil, aynı hayali ölçüte göre tartılır. Bu yüzden kavramın sınırlarını bilmek, argüman kurarken size doğrudan yarar sağlar.
Bu kişinin bilgi düzeyi alan alan değişir. Tekstil boyama alanındaki bir uzman, farklı boyar maddelerin kumaşa tutunma davranışını bilir ama yarı iletken üretim tekniklerini bilmesi beklenmez. Tarım makineleri alanındaki bir uzman, toprak işleme ekipmanlarının mekaniğini tanır ama ileri görüntü işleme algoritmalarını bilmeyebilir. Bu nedenle ilk soru her zaman şudur: buluş hangi teknik alana aittir ve o alanın ortalama uygulayıcısı neyi bilir? Alanın yanlış belirlenmesi, uzmanın ya aşırı bilgili ya da aşırı bilgisiz kabul edilmesine yol açar ve değerlendirme buna göre saptığından sonuç da güvenilirliğini yitirir.
Disiplinler Arası Buluşlarda Uzman Ekip
Günümüzde pek çok buluş birden fazla alanı birleştirir. Tarlada yabani otları kamerayla tanıyıp yalnızca onlara ilaç püskürten bir tarım robotu, hem tarım mekaniği hem görüntü işleme hem de akışkan kontrolü bilgisi gerektirir. Böyle durumlarda tekniğin uzmanı tek bir kişi olarak değil, bu alanlardaki uzmanlardan oluşan bir ekip olarak düşünülebilir. Bu yaklaşım, başvuru sahibi açısından çift yönlü sonuç doğurur. Bir yandan ekibin bilgi birikimi geniştir ve farklı alanların bilinen çözümlerini bir araya getirmesi daha kolay kabul edilebilir. Öte yandan her bir ekip üyesi yine kendi alanının ortalamasıyla sınırlıdır, yaratıcı bir birleştirme yapması beklenmez.
Disiplinler arası bir buluşu savunurken, ekibin neden bu birleştirmeye kendiliğinden yönelmeyeceğini göstermek kritik önem taşır. Örneğin tarım robotunda görüntü işleme uzmanı, bitki tanıma yöntemlerini bilebilir; ancak bu yöntemi püskürtme memelerinin anlık açılıp kapanmasıyla eşleştirmenin önünde teknik bir engel varsa ve buluş bu engeli aşıyorsa, bu nokta buluş basamağı argümanının merkezine yerleşir. Tarifnamede bu engeli ve aşılma biçimini açıkça anlatmak, incelemecinin uzman ekibi doğru kurgulamasına yardım eder. Bu tür değerlendirmeler somut buluşun kendi koşullarında yapılmalıdır; hazır bir formül yoktur. Ekibin nasıl tanımlandığı sonucu doğrudan etkiler.
Rutin Deney ile Yaratıcı Adım Arasındaki Sınır
Tekniğin uzmanı kişinin yapabileceği şeylerin başında rutin optimizasyon gelir. Bir gıda ambalajı üreticisi, bilinen bir çok katmanlı filmin katman kalınlıklarını denemeler yaparak ayarlamış ve raf ömrünü biraz uzatmışsa, bu genellikle uzmanın rutin çalışması içinde görülür. Buna karşılık, katmanlardan birinin yerine alanın yaygın olarak uygun görmediği bir malzeme kullanılmış ve beklenmedik bir bariyer etkisi elde edilmişse, durum değişir. Burada önemli olan, uzmanın bu seçeneği denemek için makul bir nedeni ve başarı beklentisi olup olmadığıdır. Bir seçeneğin teorik olarak mümkün olması, uzmanın onu seçeceği anlamına gelmez; bu ayrım pek çok dosyada belirleyicidir.
Alanda yerleşik bir önyargının aşılması da güçlü bir argümandır. Eğer alan uzmanları belirli bir yöntemin işe yaramayacağına inanıyor ve bunu kaynaklarda açıkça ifade ediyorsa, buluş bu önyargıya rağmen o yöntemi başarıyla uyguluyorsa, bu durum buluşun bariz olmadığını gösterebilir. Ancak bu tür bir iddiayı desteklemek için önyargının varlığını gösteren somut kaynaklar gerekir; mucidin kişisel izlenimi yeterli değildir. Uzun süredir çözülemeyen bir ihtiyacın karşılanması veya rakiplerin başarısız denemeleri gibi yardımcı göstergeler de değerlendirmeye katılabilir. Bu göstergeler tek başına belirleyici olmasa da ana argümanı destekler ve dosyanın ikna gücünü artırır.
Başvuru Sahibi Bu Kavramı Nasıl Kullanmalı?
Tekniğin uzmanı kişi kavramı yalnızca incelemecinin aracı değildir; başvuru sahibi de bu figürü stratejik olarak kullanabilir. Tarifnameyi hazırlarken, alanın ortalama uygulayıcısının bilmediği ya da yanlış bildiği noktaları açıkça ortaya koymak, buluşun katkısını görünür kılar. Aynı zamanda tarifname, bu kişinin buluşu uygulayabileceği kadar açık olmalıdır; çünkü uzman kişi hem bariz olma değerlendirmesinde hem de buluşun yeterince açıklanıp açıklanmadığı sorusunda ölçüt olarak karşımıza çıkar. Bu iki ihtiyaç arasındaki dengeyi kurmak, deneyimli bir yazım gerektirir. Buluşunuzu yeterince açıklamadan savunmaya çalışmak, iki cepheden birinde açık vermek demektir.
Uyuşmazlık aşamasında ise bu kavram teknik bilirkişi incelemesinin merkezine yerleşir. Mahkeme, bir buluşun bariz olup olmadığını değerlendirirken çoğu zaman teknik bilirkişinin görüşüne başvurur ve bilirkişiden de tekniğin uzmanı kişinin bakış açısıyla değerlendirme yapması beklenir. Bilirkişinin kendi yüksek uzmanlığıyla değil, ortalama uygulayıcının bilgi düzeyiyle hareket edip etmediğini sorgulamak, bu aşamada önemli bir savunma noktasıdır. Fikri mülkiyette teknik bilirkişi konusundaki yazımız bu süreci ayrıntılı olarak anlatır. Vekilinizin de ilgili teknik alana hakim olması, argümanın doğru kurulmasını kolaylaştırır. Teknik alanla uyumlu bir vekil, bilirkişi raporuna verilecek yanıtı da daha isabetli kurar.
Buluş basamağının, ilgili teknik alandaki uzman kişi tarafından tekniğin bilinen durumundan aşikâr biçimde çıkarılıp çıkarılamayacağına göre değerlendirilmesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trDoğru Uzmanı Tanımlamak, Doğru Sonuca Ulaşmak
Tekniğin uzmanı kişi, buluş basamağı değerlendirmesinin sabit noktasıdır. Bu kişinin ait olduğu alanı doğru belirlemek, disiplinler arası buluşlarda ekibi gerçekçi biçimde kurgulamak, rutin deney ile yaratıcı adım arasındaki sınırı somut örneklerle göstermek ve tarifnameyi bu kişinin buluşu uygulayabileceği açıklıkta yazmak, hem inceleme hem de uyuşmazlık aşamasında başvuru sahibinin elini güçlendirir. Kavramı yalnızca incelemecinin aracı olarak görmek yerine, başvurunun kurgusunda baştan hesaba katmak gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tekniğin uzmanı kişi gerçek bir uzman mıdır?
Hayır, gerçek bir kişi değil, hukuki bir ölçüttür. İlgili teknik alanda ortalama bilgi ve beceriye sahip, genel teknik bilgiye erişen ve rutin denemeler yapabilen ama yaratıcı sıçramalar yapmayan hayali bir uygulayıcı olarak düşünülür. Bu sayede değerlendirme kişisel görüşlerden bağımsız hale gelir.
Buluşum birden fazla alanı kapsıyorsa uzman kim olur?
Disiplinler arası buluşlarda tekniğin uzmanı, ilgili alanlardaki uzmanlardan oluşan bir ekip olarak düşünülebilir. Bu ekip her alanın ortalama bilgisini taşır ama alanlar arasında yaratıcı bir birleştirme yapması beklenmez. Buluşun bu birleştirmedeki teknik engeli nasıl aştığını göstermek önemlidir.
Rakiplerin başarısız denemeleri buluş basamağını kanıtlar mı?
Tek başına kanıt sayılmaz, ancak destekleyici bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Uzun süredir çözülemeyen bir ihtiyaç, alandaki yerleşik önyargının aşılması veya başkalarının başarısız girişimleri, ana argümanı güçlendirir. Bu göstergelerin somut ve belgelenebilir olması gerekir. Bu nedenle kayıt tutmak önemlidir.
Buluşunuzun Alanını Birlikte Belirleyelim
Buluşunuzun hangi uzman ölçütüyle değerlendirileceğini ve argümanınızı birlikte ele alabiliriz.
Bizimle iletişime geçin