Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Bültende Markama Benzer Bir Başvuru Gördüm

Resmî marka bülteninde sizinkine benzeyen bir başvuru gördünüz. Bu sayfa, benzerliğin nasıl değerlendirildiğini, itiraz penceresinin nasıl işlediğini ve bu aşamayı kaçırmanın işletmenize neye mal olacağını anlatır.

Özet

Benzerlik gerçekten var mı, nasıl ölçülür

Bültende bir işaret gördüğünüzde ilk tepki genellikle yazılışa odaklanır, oysa değerlendirme daha geniştir. İki işaret arasındaki yakınlık; harflerin dizilişi, okunduğunda bıraktığı ses, taşıdığı anlam ve logonun görsel düzeni birlikte ele alınarak tartılır. Farklı yazılan ama aynı şekilde okunan işaretler, tüketici gözünde çoğu zaman ayrılamaz. Bunun yanında karşılaştırma tek başına işaret üzerinden yapılmaz; başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlerin sizin tescilinizle örtüşüp örtüşmediği en az işaret kadar belirleyicidir. İki eksenin kesiştiği yerde karıştırılma ihtimali doğar.

İkinci soru, sizin dayanağınızın ne kadar güçlü olduğudur. Uzun süredir kullanılan, tanıtımı yapılmış ve sektörde bilinen bir marka, ayırt ediciliği zayıf tanımlayıcı bir ibareye göre daha geniş bir alan korur. Kendi tescilinizin kapsamı dar yazılmışsa, benzer başvuru sizin listenizin dışında kalan ürünlerde sorunsuz ilerleyebilir. Bu yüzden itiraz kararı verilmeden önce hem karşı başvurunun listesi hem de kendi tescil belgeniz satır satır okunmalıdır. Her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilir; genel bir anlatım dosya incelemesinin yerini tutmaz.

İtiraz kararını verirken hazırlanacaklar

İtiraz, yalnızca benzerlik iddiasından ibaret bir yazı değildir; dayanağını gösteren bir dosyadır. Kendi markanızın gerçekten kullanıldığını ortaya koyan tarihli belgeleri şimdiden toplayın: faturalar, ürün ambalajı ve etiket örnekleri, katalog sayfaları, fuar katılım kayıtları, reklam faturaları ve satış noktalarına ait fotoğraflar. Sektörde bilinirliğinizi gösteren yazılar, basında çıkan haberler ve bayi ağınıza ilişkin kayıtlar da dosyayı güçlendirir. Belgelerin tarih sırasına konulması, kullanımın sürekliliğini görünür kılar ve sonradan yaşanacak zaman kaybını önler. Hangi belgenin hangi yılı temsil ettiğini şimdi ayırmak, ilerleyen aşamada dosyanın omurgasını oluşturur.

Bu aşamada yapılmaması gerekenler de var. Başvuru sahibine doğrudan mesaj atıp itirazla tehdit etmek, çoğu zaman karşı tarafı hazırlıklı hâle getirmekten başka işe yaramaz ve ölçüsüz bir dille yazıldığında size karşı talep doğurabilir. Sosyal medyada başvuruyu hedef göstermek de aynı riski taşır. Bunun yerine sessizce belge toplamak, kendi tescil durumunuzu kontrol etmek ve gerekiyorsa eksik kalan sınıflar için ayrıca başvuru yapmayı değerlendirmek daha sağlıklıdır. Yazılı her adımın dosyaya gireceğini baştan varsayın.

Yayım aşamasında ve sonrasında açık yollar

Yayım aşamasında kullanılabilecek yol, kuruma sunulan yayıma itirazdır. Bu yol, tescil sonrasında açılacak davalara göre hem daha hızlı hem de işletme için daha az yıpratıcıdır. İtiraz sonucunda başvuru tümüyle veya kısmen reddedilebilir; kurumun verdiği karara karşı da yeniden inceleme yolu vardır ve sonrasında yargı yolu açık kalır. Bazı dosyalarda taraflar itiraz sürecinde masaya oturur; başvuru sahibinin mal ve hizmet listesini daraltması ya da işaretinde değişikliğe gitmesi çözüm olabilir. Bu tür bir mutabakatın yazılı olması ve kapsamının açıkça belirlenmesi gerekir.

İtiraz penceresi kaçırıldıysa yollar kapanmaz, ancak ağırlaşır. Tescil gerçekleştikten sonra hükümsüzlük talebi gündeme gelir; bu, hem daha uzun süren hem de daha kapsamlı delil gerektiren bir yoldur. Ayrıca bu arada karşı taraf kendi kullanımını büyütür, bayilik verir ve piyasada yerleşir. Fiilî kullanım tecavüz boyutuna ulaşmışsa ayrıca tecavüzün durdurulması talep edilebilir. Yolların hangisinin uygun olduğu, tescil durumuna ve karşı tarafın piyasadaki konumuna göre değişir. Sonuç önceden vaat edilemez; her uyuşmazlık kendi somut koşullarında incelenir ve buradaki anlatım dosya değerlendirmesinin yerine geçmez.

Takvim işlemeye başladı

Bültende yayım, bir takvimin başlangıcıdır. Markada yayıma itiraz süresi iki aydır ve bu süre işletmenin haberi olmasından değil, yayımdan itibaren işler. Bu nedenle bülteni tesadüfen görmek büyük bir şans sayılır; çoğu işletme bu pencereyi düzenli izleme yapmadığı için kaçırır. Süre içinde itiraz edilmemesi hakkın tümden kaybı anlamına gelmez, fakat çok daha maliyetli bir zemine geçilmesine yol açar. Bu yüzden karar süreci uzatılmamalı, belge toplama işi ilk günden başlatılmalıdır. Yayım tarihini not almak, atılacak her adımın takvimini kendiliğinden ortaya koyar.

Diğer süreler bakımından ise genelleme yapmak yanıltıcıdır. İtiraz sonrası aşamalarda ve yargı yolunda geçerli süreler dosyanın türüne göre değişir; bunların tebligattan sonra gecikmeden teyit edilmesi gerekir. Kendi tescilinizin on yıllık koruma süresini ve yenileme tarihini de kontrol edin, çünkü itiraza dayanak yaptığınız markanın korumasının devam ediyor olması gerekir. Ayrıca dayanak markanız uzun süredir kullanılmıyorsa, karşı tarafın kullanım ispatı talebiyle karşılaşabileceğinizi hesaba katın. Bu ihtimal, itiraz kararını vermeden önce kendi kullanım belgelerinizi gözden geçirmenizi gerektirir. Hazırlıksız yürütülen bir itiraz, kendi markanızı tartışmaya açabilir.

İlgili Mevzuat

Yayıma itiraz ve marka başvurularının incelenmesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Başvurular resmî marka bülteninde yayımlanır ve itiraz işlemleri TÜRKPATENT nezdinde yürütülür. mevzuat.gov.tr

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Bir daha tesadüfe kalmamak için

Bu olayın en öğretici yanı, benzer başvuruyu tesadüfen görmüş olmanızdır. Resmî bülten düzenli aralıklarla yayımlanır ve her sayıda binlerce başvuru yer alır; bunların işletmenin kendi imkânlarıyla taranması pratikte mümkün değildir. Sistemli bir izleme düzeni kurulması, benzer başvuruların yayım aşamasında yakalanmasını sağlar. İzlemenin yalnız aynı yazımı değil, okunuşu ve görsel düzeni yakın işaretleri de kapsaması gerekir. Erken fark edilen bir başvuru, sonradan yürütülecek bir davadan kıyaslanamayacak kadar hafif bir yük getirir. Düzenli izleme, aynı zamanda sektörünüzdeki isim eğilimlerini de önceden görmenizi sağlar.

İkinci adım kendi korumanızın boşluklarını kapatmaktır. Sattığınız ama tescil listenizde yer almayan ürünler varsa, benzer başvurular tam o aralıktan girer. Yeni ürün hatları, hizmet alanları ve satış kanalları eklendikçe tescil kapsamının gözden geçirilmesi gerekir. Logo değişikliği yapıldıysa yeni görselin de korunması düşünülmelidir. Yurt dışına satış varsa korumanın ülkesel olduğu unutulmamalıdır. Koruma kapsamı ile fiilî faaliyet arasındaki her boşluk, bir sonraki benzer başvurunun rahatça yerleşeceği alandır. Bu haritayı yılda bir kez gözden geçirmek çoğu işletme için yeterli olur.

Sıkça Sorulan Sorular

İtiraz etmezsem hakkımı tamamen kaybeder miyim?

Hayır, itiraz penceresi kapansa da hükümsüzlük gibi başka yollar açık kalır. Ancak bu yollar daha uzun sürer ve daha kapsamlı delil gerektirir.

Farklı yazılan ama aynı okunan işaret benzer sayılır mı?

Okunuş benzerliği değerlendirmede ayrı bir ölçüttür ve tek başına karıştırılma ihtimali doğurabilir. Sonuç, kapsanan mal ve hizmetlerle birlikte değerlendirilir.

İtiraz için hangi belgeler gerekir?

Tescil belgeniz ile markanızın kullanıldığını gösteren tarihli faturalar, katalog, ambalaj ve tanıtım kayıtları dosyanın temelini oluşturur.

Bültendeki başvuruyu birlikte değerlendirelim

Gördüğünüz başvurunun mal ve hizmet listesi ile kendi tescilinizin kapsamı karşılaştırıldığında itirazın zemini netleşir. Yıldırım Patent olarak marka izleme ve yayıma itiraz süreçlerini bu incelemeyle başlatıyoruz.

Bizimle iletişime geçin