Bültende yayımlanan bir başvuru hakkınızı zedeliyorsa, kanunda öngörülen süre içinde yayıma itiraz dilekçesi vererek tescili engelleme imkânınız vardır.
- Yayıma itiraz, tescil öncesindeki en hızlı müdahale yoludur.
- Dilekçe önce hangi hakka dayanıldığını açıkça göstermelidir.
- Karşı taraf dayanak markanın kullanım ispatını isteyebilir.
Yayıma İtiraz Nedir, Kimler Başvurabilir
Yayıma itiraz, marka bülteninde yayımlanan bir başvurunun tescil edilmemesi için üçüncü kişilerce kuruma sunulan taleptir. İtiraz, kanunda öngörülen süre içinde ve ücreti ödenerek yapılır. Bu aşama, marka tescil edildikten sonra açılacak hükümsüzlük davasına göre çok daha hızlı ve düşük maliyetlidir; bu nedenle düzenli bülten takibi marka koruma stratejisinin ayrılmaz parçası sayılır.
İtiraz edebilecek kişi çevresi geniştir. Önceki tarihli tescilli marka sahipleri, önceki tarihli başvuru sahipleri, tanınmış marka sahipleri, işareti tescilsiz olarak ticarette önceden kullananlar ve kötü niyetli başvurudan zarar görenler bu yola gidebilir. Ticaret unvanı, kişi adı, fotoğraf ya da telif hakkı gibi başka haklara dayanmak da mümkündür. Dayanak ne olursa olsun belgeyle desteklenmelidir.
Yayıma İtiraz Dilekçesinde Dayanak Hakkın Gösterilmesi
Yayıma itiraz dilekçesi, itirazın hangi hakka dayandığının net biçimde gösterilmesiyle başlar. Dayanak tescilli bir markaysa tescil numarası, başvuru tarihi ve kapsadığı mal ile hizmetler yazılır; birden çok marka dayanak gösteriliyorsa her biri ayrı ayrı belirtilir. Dayanak önceye dayalı kullanım ise, kullanımın başlangıç tarihi, coğrafi yaygınlığı ve kapsamı belgelerle ortaya konulmalıdır.
Tanınmışlık iddiası ileri sürülüyorsa markanın hitap ettiği kesimdeki bilinirlik düzeyi somut verilerle anlatılır; tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde de koruma bulabilmesi bu iddianın özüdür. Kötü niyet iddiasında ise başvuru sahibinin markanızı bilerek hareket ettiğini gösteren ticari ilişki, yazışma veya geçmiş iş birliği ortaya konulur. Her dayanak için ayrı bir gerekçe kurmak gerekir.
Karıştırılma İhtimali ve Mal Hizmet Karşılaştırması
Karıştırılma ihtimali analizi, işaretlerin bütünsel karşılaştırılmasıyla yürütülür. Markalar parçalara ayrılıp benzer harf dizileri aranmaz; ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak nasıl algıladığı esas alınır. Görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler ayrı ayrı işlenir, baskın ve ayırt edici unsurun hangisi olduğu gösterilir. Ortak unsur güçlü bir ibareyse bu durum özellikle vurgulanmalıdır.
İkinci eksen mal ve hizmet karşılaştırmasıdır. Aynı sınıfta yer almak tek başına yeterli değildir; malların kullanım amacı, birbirini tamamlayıp tamamlamadığı, dağıtım kanalları, satış noktaları ve hitap ettiği alıcı kitlesi birlikte değerlendirilir. Birbirinin yerine geçebilen ürünler ile tamamlayıcı ürünler arasındaki ilişki de açıklanır. Bu karşılaştırma kalem kalem yapıldığında ikna gücü belirgin biçimde artar.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trDeliller, Talep Sonucu ve Kullanım İspatı Riski
Deliller iddiaya göre seçilir. Tescil belgeleri ve sicil kayıtları önceki hakkı, faturalar ile tanıtım belgeleri fiili kullanımı, reklam kayıtları ve basında çıkan haberler bilinirliği gösterir. Delil listesi dilekçenin sonunda düzenli biçimde verilmeli, her belgenin hangi iddiayı desteklediği kısaca yazılmalıdır. Talep sonucunda başvurunun tümden ya da belirtilen kalemler bakımından reddi açıkça istenir.
İtiraza cevap verirken başvuru sahibi, dayanak markanızın ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanmasını isteyebilir. Böyle bir talep geldiğinde, dayanak markayı itirazda gösterdiğiniz mal ve hizmetlerde fiilen kullandığınızı belgelemeniz gerekir; ispatlanamayan kalemler bakımından itiraz dikkate alınmaz. Bu nedenle dayanak marka seçilirken elinizde kullanım delili bulunan kalemlere öncelik vermek yerinde olur.
İtiraz Hazırlığında Zamanı Doğru Kullanmak
Yayıma itirazda en kritik unsur zamandır. Süre, başvurunun bültende yayımlanmasıyla işlemeye başlar ve geçtikten sonra itiraz hakkı kullanılamaz; geriye yalnızca tescil sonrası hükümsüzlük davası kalır. Bu nedenle marka portföyü olan işletmelerin düzenli bülten takibi yapması gerekir. Delillerin tamamı süre içinde toplanamıyorsa, dilekçe zamanında verilip dosyanın sonradan tamamlanması yoluna gidilebilir. Yine de itirazın baştan eksiksiz kurulması kabul ihtimalini doğrudan yükseltir.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka yayınına itiraz nasıl yapılır?
Başvuru bültende yayımlandıktan sonra kanunda öngörülen süre içinde kuruma yazılı itiraz sunulur ve ücreti ödenir. Dilekçede itirazın dayandığı hak, karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirme, mal ve hizmet karşılaştırması, deliller ile talep sonucu yer alır. İtiraz başvuru sahibine bildirilir ve karşı görüş sunma hakkı tanınır.
Yayıma itiraz süresi ne zaman başlar?
Süre, başvurunun marka bülteninde yayımlandığı tarihte işlemeye başlar ve kanunda öngörülen süre boyunca devam eder. Bu nedenle bültenin düzenli takip edilmesi büyük önem taşır. Süre geçtikten sonra yayıma itiraz yolu kapanır; benzer başvuruya karşı ancak tescilden sonra hükümsüzlük davası açılabilir.
Yayıma itirazda kullanım ispatı ne anlama gelir?
Başvuru sahibi, itiraza dayanak gösterilen markanın ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanmasını isteyebilir. Bu talep üzerine itiraz sahibi, markasını dayanak gösterdiği mal ve hizmetlerde fiilen kullandığını tarihli belgelerle ortaya koymak zorundadır. Kullanımı ispatlanamayan kalemler bakımından itiraz dikkate alınmaz ve itirazın kapsamı daralır.
Bültendeki başvuruya karşı itirazınızı birlikte hazırlayalım
Dayanak haklarınızı inceleyip süresi içinde güçlü bir itiraz dosyası kuralım.
Bizimle iletişime geçin