Hem şantiyede uygulama yapan hem de proje çizen bir firma, marka başvurusunda çoğu zaman 37. ve 42. sınıf arasında kalır. Bu yazıda uygulama ve tamir hizmetlerini tasarım ve mühendislik hizmetlerinden ayıran ölçütü, hangi işletmenin hangi sınıfa ihtiyaç duyduğunu somut örneklerle anlatıyoruz.
- 37. sınıf sahada yapılan inşaat, tadilat, montaj ve onarım hizmetlerini kapsar.
- 42. sınıf mimari proje, statik hesap, etüt ve iç mimari tasarım gibi işleri kapsar.
- Tasarlayıp uygulayan firmalar iki sınıfı birlikte, gerçek faaliyete göre düşünmeli.
Ayırıcı soru: Müşteriye çizim mi teslim ediyorsunuz, bitmiş iş mi?
Nice sınıflandırmasında 37. sınıf, fiziksel olarak yerinde yapılan işleri toplar: bina inşaatı, tadilat, boya ve badana, sıhhi tesisat kurulumu, asansör bakımı, çatı onarımı, inşaat gözetimi gibi. 42. sınıf ise işin zihinsel ve teknik planlama tarafını kapsar: mimari proje, statik hesap, zemin etüdü, mühendislik analizleri ve iç mimari tasarım. Pratik bir ayrım için kendinize şunu sorabilirsiniz: Müşteri sizden bir çizim, rapor ya da hesap mı alıyor, yoksa sahada tamamlanmış bir iş mi? İlki genellikle 42. sınıfa, ikincisi 37. sınıfa işaret eder.
Karışıklığın asıl kaynağı, sektörde aynı firmanın iki işi birlikte yürütmesidir. Anahtar teslim villa yapan bir müteahhit projeyi kendi mimarına çizdirir, uygulamayı kendi ekibiyle yapar. Müşteri gözünde bu tek bir hizmettir; sınıflandırma açısından ise iki ayrı faaliyettir. Başvuruyu hazırlarken web sitenizdeki hizmet sayfalarını, tekliflerinizdeki kalemleri ve fatura açıklamalarınızı yan yana koyun. Fatura 'proje bedeli' diyorsa 42, 'uygulama bedeli' diyorsa 37 akla gelmelidir. Bu küçük envanter, listeye neyin girip neyin girmeyeceği tartışmasını somut bir zemine taşır. Aynı çalışma, hangi hizmetin cironuzda daha büyük pay tuttuğunu da gösterir.
Hangi işletme hangi sınıfla başlamalı?
Yalnızca proje çizen bir mimarlık ofisi için ana sınıf 42'dir; uygulama yapmıyorsa 37'yi eklemek çoğu zaman gereksiz maliyet ve kullanılmayan bir koruma alanı demektir. Tersi de geçerlidir: seramik döşeyen, alçıpan uygulayan ya da dış cephe yalıtımı yapan bir ekibin 42. sınıfa ihtiyacı genellikle yoktur. Buna karşılık tasarla ve uygula modelinde çalışan iç mimarlık stüdyoları, mutfak projesini çizip montajını da üstlenen firmalar ya da güneş enerjisi sistemini hem hesaplayıp hem kuran şirketler için iki sınıfın birlikte değerlendirilmesi mantıklıdır. Bu firmalarda iki sınıftan birini atlamak, rakibe açık kapı bırakmak anlamına gelebilir.
Karar verirken bugünkü faaliyetin yanında yakın dönem planınızı da hesaba katın. Şu an yalnızca tadilat yapan ama proje birimi kurmayı planlayan bir firma, 42. sınıfı şimdiden korumak isteyebilir. Ancak tescilli markanın gerçekten kullanılması beklenir; tescilden sonra 5 yıl boyunca ciddi kullanım yoksa üçüncü kişiler kullanmama nedeniyle iptal talep edebilir. Plan belirsizse kapsamı dar tutmak ve iş somutlaştığında ek başvuru yapmak da makul bir yoldur. Hangi yolun uygun olduğu, firmanızın somut koşulları içinde ayrıca tartılmalıdır. Özellikle şirket birleşmesi ya da yeni ortak girişi gibi dönemlerde bu planı yazılı hâle getirmek işinizi kolaylaştırır.
Hizmet listesinde sık yapılan hatalar
En yaygın hata, sınıf başlığını olduğu gibi kopyalayıp faaliyetin özünü tarif etmemektir. Tarihi yapı restorasyonu yapan bir firma yalnızca 'inşaat hizmetleri' yazarsa, uzmanlık alanını listede görünür kılmamış olur. İkinci hata, yapı malzemelerini hizmet sınıflarıyla karıştırmaktır: firmanız kendi markalı sıva, parke ya da yalıtım levhası satıyorsa bunlar mal sınıflarında değerlendirilir; 37 ve 42 yalnızca hizmeti korur. Üçüncü hata, danışmanlık kelimesini gelişigüzel kullanmaktır; inşaat danışmanlığı ile mühendislik danışmanlığı farklı sınıflarda yer alabilir. Kısa ama isabetli tanımlar, inceleme aşamasında uzman yorumuna daha az yer bırakır ve kapsamı okunur kılar.
Ters yönde bir hata daha vardır: her ihtimale karşı iki sınıfın bütün alt başlıklarını listeye doldurmak. Böyle geniş bir liste, önceki markalarla çakışma ihtimalini artırır ve yayımdan sonra itiraz alma riskini büyütür. Örneğin yazılım geliştirme hizmetleri de 42. sınıfta yer aldığından, yalnızca statik proje hazırlayan bir büronun bilgisayar programlama hizmetlerini de yazması, bir yazılım şirketiyle gereksiz bir çatışma doğurabilir. Listeyi gerçek hizmetlerinize göre budamak, hem incelemeyi hem de ileride yapılacak kullanım ispatını kolaylaştırır. Gerçekte vermediğiniz hizmetleri listeden çıkarmak, markanızı zayıflatmaz; aksine savunulabilir hâle getirir.
Başvurudan önce uygulanabilir kontrol listesi
Başvurudan önce şu adımları izleyebilirsiniz. Önce sunduğunuz hizmetleri iki sütuna ayırın: bir yanda projelendirme, hesap, etüt ve tasarım; diğer yanda yapım, montaj, bakım ve onarım. Ardından iki sütun için ayrı ayrı benzer marka araştırması yapın; 37. sınıfta temiz görünen bir ad, 42. sınıfta bir mühendislik bürosunun tescilli markasına çok yakın olabilir. Son olarak kelime unsurunuzun sektörü tarif edip etmediğine bakın; 'yapı', 'proje' ya da 'inşa' gibi kelimeler tek başına ayırt edici görülmeyebilir. Bu durumda ayırt edici bir ad ya da özgün bir logo eklemek, korumanın gerçekten işe yaramasını sağlar.
İhalelere giren firmalar için sınıf seçimi ticari bir karar da içerir. Teklif dosyalarında tescil belgesi istenmese bile, bir rakibin sizinkine benzer bir adı ilgili sınıfta tescil ettirmesi, işverenin gözünde karışıklık yaratabilir. Bu nedenle ana faaliyet sınıfını geciktirmeden korumak, destekleyici sınıfı ise iş planına göre sıraya koymak dengeli bir yaklaşımdır. Bir sınıfı atladığınızı sonradan fark ederseniz, mevcut başvuruya yeni sınıf eklenemediği için ayrı bir başvuru yapmanız gerekeceğini de baştan hesaba katın. Bu planı yaparken firmanızın önümüzdeki dönemde hangi bölgelerde ve hangi tür projelerde çalışacağını da not etmeniz faydalı olur.
Marka başvurusunda mal ve hizmetlerin sınıflandırılması ve tescilin kapsamı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile Nice sınıflandırmasına dayanan uygulamaya göre belirlenir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trÖnce firmanızın iş haritasını çıkarın
37 ile 42 arasındaki seçim, aslında firmanızın müşteriye neyi teslim ettiğine dair bir sorudur. Sahada iş bitiren ekipler için 37, masada proje üreten ofisler için 42 ana eksendir; ikisini birlikte yapan yapılar ise iki sınıfı birlikte düşünmelidir. Listeyi gerçek hizmetlere göre kurmak, itiraz riskini azaltır ve ileride markanızın kullanıldığını göstermeyi kolaylaştırır. Kapsam kararını başvuru anında dikkatle vermek, sonradan düzeltmeye çalışmaktan genellikle çok daha az zahmetlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mimarlık ofisim uygulama yapmıyorsa 37. sınıfa başvurmalı mıyım?
Genellikle gerekmez. Yalnızca proje ve tasarım hizmeti veriyorsanız ana sınıfınız 42'dir. 37. sınıfı eklemek, kullanmadığınız bir alanda tescil tutmak anlamına gelir ve ileride kullanmama nedeniyle iptal talebine açık olabilir. Uygulamaya geçme planınız varsa bunu ayrıca değerlendirmek gerekir.
Tadilat firmasının kendi markalı malzeme satması hangi sınıfı ilgilendirir?
37 ve 42 yalnızca hizmetleri korur. Kendi adınızla sıva, parke ya da yalıtım levhası satıyorsanız bu ürünler malın cinsine göre ayrı mal sınıflarında değerlendirilir. Hangi ürünün hangi sınıfa düştüğü malzemenin türüne bağlı olduğundan listeyi ürün bazında kurmanız yerinde olur.
Başvurudan sonra 42. sınıfı ekleyebilir miyim?
Hayır, yapılmış bir marka başvurusunun kapsamı yeni sınıf eklenerek genişletilemez; kapsam ancak daraltılabilir. 42. sınıfa ihtiyaç doğduğunda aynı marka için ayrı bir başvuru yapmanız gerekir. Bu arada başkasının benzer bir işareti o sınıfta tescil ettirme ihtimali de gözetilmelidir.
Hizmet listenizi birlikte gözden geçirelim
Faaliyetlerinizi 37. ve 42. sınıf açısından ayrıştırıp başvuru kapsamını birlikte değerlendirebiliriz.
Bizimle iletişime geçin