Yatırım görüşmelerinde en çok zaman kaybettiren başlık, hakların şirkette olduğunun gösterilememesidir. Bu liste incelemeye hazırlanmanızı sağlar.
- Önce tüm fikri mülkiyet varlıklarının envanteri çıkarılır.
- Hakların şirkete geçtiği yazılı belgeyle gösterilmelidir.
- Açık kaynak lisansları ürün öncesinde taranmalıdır.
Birinci Aşama: Envanterin Çıkarılması
İlk adım, şirketin sahip olduğu tüm fikri mülkiyet varlıklarının tek bir listede toplanmasıdır. Marka, tasarım, patent ve faydalı model başvuruları ile tescilleri; alan adları, sosyal medya hesapları, yazılım kaynak kodu, veri tabanları, tasarım dosyaları, içerikler ve ticari sırlar bu listeye girer. Her kalem için sahibi, tarihi, ülkesi, durumu ve dayandığı belge ayrı sütunlarda gösterilmelidir.
Envanter çıkarılırken çoğu şirkette iki sorun görünür hale gelir. Birincisi, kayıtların farklı kişiler ve farklı hesaplar üzerinde dağılmış olmasıdır; alan adı bir kurucunun kişisel hesabında, tasarım dosyaları eski bir ajansta durur. İkincisi, bazı varlıkların hiç korunmamış olmasıdır. Bu iki tespit, yatırımcı sorularının büyük kısmını önceden görmeyi ve eksikleri sakin bir dönemde tamamlamayı sağlar.
İkinci Aşama: Hak Sahipliğinin Şirkette Olduğunun Teyidi
İkinci adım, listedeki her varlığın hukuken şirkete ait olduğunu belgelemektir. Yatırımcı incelemesinde sorulan asıl soru, ürünün kim tarafından geliştirildiği değil, hakların kime ait olduğudur. Kurucu adına alınmış bir marka, kişisel hesapta duran bir alan adı ya da devri yazıya bağlanmamış bir yazılım modülü, tek başına işlemi geciktirebilecek bir eksikliktir ve çoğu zaman kolayca giderilebilir.
Bu nedenle kurucu ve çalışan devir sözleşmeleri gözden geçirilir. Eser niteliğindeki çalışmalarda mali hakların devri yazılı olmalı; kapsam, süre ve yer bakımından sınırlar açıkça yazılmalıdır. Çalışan buluşlarında bildirim ve hak talebi düzeninin işletildiği gösterilmelidir. Dışarıdan çalışılan tasarımcı, ajans ve yazılım geliştiricileriyle imzalanan sözleşmelerde devir maddesi bulunup bulunmadığı tek tek doğrulanır.
Üçüncü Aşama: Açık Kaynak ve Üçüncü Kişi Hakları
Üçüncü adımda ürünün içindeki dış bileşenler taranır. Yazılımda kullanılan açık kaynak kütüphaneler, lisans türleriyle birlikte listelenir; bazı lisanslar türev çalışmanın da aynı şartlarla paylaşılmasını gerektirir ve bu, kapalı bir ürün için ciddi sonuç doğurur. Kullanılan yazı tipleri, ikon setleri, stok görseller ve hazır şablonların lisans kapsamları da aynı titizlikle kontrol edilmelidir.
Aynı aşamada üçüncü kişi hakları değerlendirilir. Ürünün başkasına ait geçerli bir patentin kapsamına girip girmediği, marka adının hedef pazarlarda çakışma yaratıp yaratmadığı ve içeriklerde izinsiz kullanım bulunup bulunmadığı incelenir. Ticari serbesti bakımından yapılan bu değerlendirme, yatırım sonrası büyüme planının hangi pazarlarda pürüzsüz ilerleyeceğini gösterdiği için sunumun güçlü bir parçası haline gelir.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trDördüncü Aşama: Uyuşmazlıklar ve Portföy Takvimi
Dördüncü adımda devam eden ve muhtemel uyuşmazlıklar derlenir. Yayına itirazlar, hükümsüzlük ve iptal talepleri, ihtarnameler, alan adı uyuşmazlıkları ve eski çalışanlarla yaşanan hak tartışmaları tek bir tabloda gösterilir. Her dosya için karşı taraf, konu, bulunulan aşama ve olası sonuç kısaca yazılır. Gizlenen bir uyuşmazlığın inceleme sırasında ortaya çıkması, güven kaybı bakımından en maliyetli senaryodur.
Son adım portföy takvimidir. Marka on yıl korunur ve yenilenir; tasarım beş yıllık dönemlerle en çok yirmi beş yıla kadar sürdürülür; patentte yirmi yıllık koruma boyunca yıllık ücretler ödenir ve faydalı modelde süre on yıldır. Bu tarihlerin tek bir takvimde toplanması ve sorumlusunun belirlenmesi gerekir. Düzenli işleyen bir takvim, yatırımcıya portföyün gerçekten yönetildiğini gösteren en somut kanıttır.
İncelemeye Hazır Olmak Pazarlık Gücü Kazandırır
Yatırım sürecinde fikri mülkiyet incelemesi, şirketin ne ürettiğini değil neye sahip olduğunu ölçer. Envanterin eksiksiz çıkarılması, her varlığın hukuken şirkete ait olduğunun yazılı belgeyle gösterilmesi ve kurucu ile çalışan devirlerinin tamamlanması bu incelemenin çekirdeğidir. Açık kaynak lisansları ve üçüncü kişi hakları önceden taranmalı, devam eden uyuşmazlıklar saklanmadan tabloya yazılmalıdır. Yenileme ve ücret tarihlerini toplayan işleyen bir portföy takvimi ise yönetim disiplinini görünür kılar.
Sıkça Sorulan Sorular
Yatırım öncesi fikri mülkiyet incelemesinde neye bakılır?
İnceleme üç soruya odaklanır: şirketin hangi varlıkları var, bu varlıkların hakları hukuken şirkete mi ait ve üçüncü kişilerden gelebilecek bir talep var mı? Bunun için envanter, devir sözleşmeleri, açık kaynak lisansları ve devam eden uyuşmazlıklar birlikte değerlendirilir. Eksiklerin görüşmeden önce giderilmesi süreci belirgin biçimde hızlandırır.
Kurucu adına alınan marka yatırımda sorun olur mu?
Genellikle sorun olarak işaretlenir. Yatırımcı, ürünü kimin geliştirdiğinden çok hakların kime ait olduğuna bakar. Kurucu adına tescilli bir marka, kişisel hesapta duran bir alan adı veya devri yazıya bağlanmamış bir yazılım modülü işlemi geciktirebilir. Bu eksikler görüşme başlamadan önce devir işlemleriyle sakin biçimde giderilebilir.
Açık kaynak kullanımı yatırım incelemesinde neden önemli?
Çünkü bazı açık kaynak lisansları, türev çalışmanın da aynı şartlarla paylaşılmasını gerektirir ve bu, kapalı bir ürün için ciddi sonuç doğurur. Kullanılan kütüphaneler lisans türleriyle listelenmeli, yazı tipleri, ikon setleri ve stok görsellerin lisans kapsamları da kontrol edilmelidir. Bu tarama ürün gelişimi sırasında düzenli tekrarlanmalıdır.
Yatırım görüşmesinden önce fikri mülkiyet portföyünüzü birlikte denetleyelim
Envanter, devir sözleşmeleri ve portföy takvimini birlikte incelemeye hazırlayalım.
Bizimle iletişime geçin