Yabancı marka sahipleri Türkiye'de tescil hakkına sahiptir; başvuru doğrudan ulusal yoldan ya da Madrid Protokolü kapsamında Türkiye belirlenerek yapılabilir.
- Yabancılar Türkiye'de marka tescil ettirebilir.
- Yerleşik olmayanlar işlemleri vekil aracılığıyla yürütür.
- Ulusal başvuru ve Madrid yolu birlikte değerlendirilir.
Yabancı Marka Türkiye Tescil Sürecinde Kimler Başvurabilir
Türkiye'de marka tescili yalnızca Türk vatandaşlarına ya da Türkiye'de kurulmuş şirketlere özgü değildir. Yabancı gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde kurulmuş tüzel kişiler, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında Türkiye'de marka başvurusunda bulunabilir ve tescil sahibi olabilir. Korumadan yararlanma, karşılıklılık ve uluslararası anlaşmalara taraflık gibi ölçütlere bağlanmış olup uygulamada geniş bir kesim bu kapsamdadır.
Tescil edilen marka, Türk vatandaşı sahiplerinkiyle aynı hakları verir. Yabancı sahip de tescilin sağladığı korumaya dayanarak tecavüz iddiasında bulunabilir, yayıma itiraz edebilir, gümrükte önlem talep edebilir ve markasını devredebilir ya da lisansa konu edebilir. Koruma süresi on yıldır ve onar yıllık dönemler hâlinde yenilenebilir. Türkiye pazarına girmeden önce başvurunun yapılması, sonradan çıkacak engelleri baştan önler.
Türkiye'de Yerleşik Olmayanlar İçin Vekil Zorunluluğu
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan başvuru sahipleri, marka işlemlerini Türkiye'de yerleşik yetkili bir marka vekili aracılığıyla yürütmek zorundadır. Bu kural yalnızca başvuruyu değil, itiraz, karara itiraz, devir, lisans, yenileme ve tebligat gibi işlemleri de kapsar. Vekil atanmadan yapılan işlemler usul yönünden sorun yaratabilir; kuruma yapılan bildirimlerin muhatabı da vekil olduğundan süre takibi bu kanal üzerinden yürür.
Vekil atanması vekâletname ile yapılır ve vekilin sicile kaydı sağlanır. Yabancı başvuru sahibi bakımından bunun pratik faydası, Türkçe yürüyen süreçte bildirimlerin zamanında alınması ve sürelerin kaçırılmamasıdır. Marka işlemlerinde itiraz ve cevap süreleri hak düşürücü niteliktedir; kaçırılan bir süre markanın kaybına yol açabilir. Bu nedenle vekil seçimi, yalnızca bir formalite değil sürecin en kritik parçasıdır.
Ulusal Başvuru mu, Madrid Protokolü mü
Türkiye'de koruma elde etmenin iki temel yolu vardır. Birincisi doğrudan TÜRKPATENT nezdinde yapılan ulusal başvurudur; başvuru kurum tarafından incelenir, bültende yayımlanır ve itiraz süreci sonunda tescil edilir. İkincisi, Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası tescil başvurusunda Türkiye'nin belirlenmesidir. Bu yolda tek bir başvuruyla birden çok ülke belirtilebilir ve portföyün merkezi biçimde yönetilmesi mümkün olur.
Seçim, markanın hedef pazarlarına ve mevcut portföye göre yapılır. Yalnızca Türkiye hedefleniyorsa ulusal başvuru genellikle daha doğrudan bir yoldur. Birden fazla ülke söz konusuysa Madrid yolu yönetim kolaylığı sağlar; ancak esas başvuruya bağlılık nedeniyle menşe ülkedeki bir sorun uluslararası tescili etkileyebilir. Ayrıca Türkiye belirlendiğinde ulusal inceleme yine yapılır ve gerekirse Türkiye'de yerleşik vekil devreye girer.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trRüçhan Hakkı ve Distribütörün Markayı Kendi Adına Tescili
Rüçhan hakkı, yurt dışında yapılmış bir marka başvurusuna dayanarak Türkiye'deki başvurunun daha erken bir tarihe bağlanmasını sağlar. Uluslararası anlaşmalar çerçevesinde tanınan bu imkân, belirli bir süre içinde ve rüçhan belgesi sunularak kullanılır; talep başvuru sırasında ileri sürülmelidir. Ayrıca Türkiye'de açılan ya da resmî nitelikte tanınan sergilerde markanın kullanıldığı ürünlerin teşhirine dayalı sergi rüçhanı da mümkündür.
Yabancı marka sahiplerinin karşılaştığı en ciddi risklerden biri, Türkiye'deki distribütör, acente ya da ticari temsilcinin markayı kendi adına tescil ettirmesidir. Bu durumda gerçek marka sahibi, ticari vekil veya temsilci tarafından haklı bir sebep olmaksızın izinsiz yapılan tescile karşı markanın kendisine devrini ya da hükümsüzlüğünü talep edebilir. Yine de en sağlıklı yol, distribütörlük ilişkisi kurulmadan önce markanın sahip adına tescil ettirilmesidir.
Türkiye Pazarına Girmeden Önce Atılacak Adım
Yabancı bir markanın Türkiye'de korunması için sicile kaydedilmesi gerekir; yurt dışındaki tescil, Türkiye'de kendiliğinden hak doğurmaz. Süreç, ulusal başvuru ile Madrid Protokolü yolları arasında bir tercihle başlar, Türkiye'de yerleşik olmayan sahipler bakımından vekil atanmasıyla yürür ve varsa rüçhan hakkının zamanında ileri sürülmesiyle güçlenir. Distribütörlük veya acentelik ilişkisi kurulmadan önce başvurunun yapılması, sonradan devir ya da hükümsüzlük davasıyla uğraşmaktan çok daha öngörülebilirdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışında tescilli markam Türkiye'de de korunur mu?
Hayır. Marka koruması ülkesel niteliktedir; başka bir ülkedeki tescil Türkiye'de kendiliğinden hak doğurmaz. Türkiye'de koruma için ya doğrudan ulusal başvuru yapılmalı ya da Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası tescilde Türkiye belirlenmelidir. Yurt dışındaki başvuru yeni tarihliyse rüçhan hakkı ileri sürülerek Türkiye başvurusu daha erken bir tarihe bağlanabilir.
Türkiye'de yerleşik değilim, başvuruyu kendim yapabilir miyim?
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan başvuru sahipleri marka işlemlerini Türkiye'de yerleşik yetkili bir marka vekili aracılığıyla yürütmek zorundadır. Bu zorunluluk başvurunun yanı sıra itiraz, devir, lisans ve yenileme işlemlerini de kapsar. Kurumun bildirimleri vekile yapıldığından, süre takibinin sağlıklı yürümesi bakımından da vekil ataması gereklidir.
Türkiye distribütörüm markamı kendi adına tescil ettirdi, ne yapabilirim?
Ticari vekil ya da temsilci konumundaki kişinin, marka sahibinin izni olmadan ve haklı bir sebep göstermeden markayı kendi adına tescil ettirmesi hâlinde gerçek sahip markanın devrini veya hükümsüzlüğünü talep edebilir. Distribütörlük sözleşmesi, yazışmalar ve fatura kayıtları ilişkinin ispatı bakımından önem taşır. Sürelere dikkat edilmesi gerektiğinden vakit kaybetmeden hareket edilmelidir.
Markanızı Türkiye'de doğru yoldan tescil ettirelim
Ulusal başvuru ile Madrid yolunu karşılaştırıp size uygun stratejiyi belirleyelim.
Bizimle iletişime geçin