Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

İki Tescilli Marka Çakışırsa Hangisi Üstün Gelir?

Piyasada birbirine çok benzeyen iki markanın da tescilli olması sanıldığından çok daha sık görülür. Böyle bir çakışmada sonucu belirleyen şey belgenin varlığı değil, hakların tarihidir.

Kısaca

Kural: Önce Gelen Üstündür

Marka hukukunda temel ölçüt zamandır. İki hak karşı karşıya geldiğinde hangisinin rüçhan ya da başvuru tarihi daha eskiyse, kural olarak o hak üstün kabul edilir. Tescil belgesinin düzenlendiği tarih değil, hakkın doğduğu tarih esas alınır.

Rüçhan hakkı kullanıldığında tablo değişebilir. Marka başvurularında rüçhan süresi altı aydır; bu süre içinde yapılan başvuruda tarih geriye çekilir ve arada yapılmış başvurulara karşı üstünlük sağlanabilir. Rüçhan belgesinin öngörülen süre içinde sunulması bu nedenle büyük önem taşır; aksi hâlde talep yapılmamış sayılır.

Bu ilke sayesinde marka hukuku öngörülebilir kalır. Kim daha erken adım attıysa, kural olarak korumanın merkezinde o durur; sonradan gelen ise kendi alanını daraltmak zorunda kalabilir. Bu yüzden marka fikri netleştiği anda başvuru yapmak, beklemekten çok daha güvenlidir.

Sonraki Tescil Neden Tehdit Altındadır?

Sonraki tarihli markanın tescil edilmiş olması onu güvenli hâle getirmez. Önceki hak sahibi tecavüz davası açtığında, sonraki hak sahibi kendi tescilini savunma gerekçesi olarak ileri süremez. Yani belge, davada beklenen kalkan işlevini görmez. Belge yalnızca kullanımın Kurum tarafından bir aşamada uygun görüldüğünü gösterir.

Buna ek olarak önceki hak sahibi, sonraki tescilin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Hükümsüzlük kararı verilirse marka sicilden silinir ve o markaya dayanılarak yürütülen tüm işlemler, lisanslar ve itirazlar dayanağını kaybeder.

Bu nedenle iki tescilin bir arada bulunması bir denge değil, çözülmeyi bekleyen bir gerilimdir. Gerilimin ne zaman ve nasıl çözüleceğini genellikle tarafların ticari davranışı ve harekete geçme hızı belirler.

Her Çakışma Dava Demek Değildir: Birlikte Var Olma

Uygulamada birçok çakışma, taraflar arasında yapılan birlikte var olma anlaşmalarıyla yönetilir. Bu anlaşmalarda kimin hangi mal ve hizmetlerde, hangi coğrafyada ve hangi görsel biçimde markayı kullanacağı yazılı olarak sınırlandırılır. Taraflar ayrıca birbirlerinin başvurularına itiraz etmeyeceklerini de taahhüt edebilir.

Anlaşma, karşılıklı olarak dava açmama ve markaları belirlenen sınırlar içinde kullanma taahhüdünü içerir. İyi kaleme alınmış bir metin, iki işletmenin de yıllarca sorunsuz çalışmasını sağlayabilir; belirsiz ifadelerle yazılmış bir metin ise uyuşmazlığı yalnızca erteler.

Anlaşma yapılırken markanın gelecekteki ürün gruplarına da bakılmalıdır. Bugün farklı alanlarda çalışan iki işletme, birkaç yıl içinde aynı rafta buluşabilir; metin bu ihtimali baştan düzenlemelidir. Anlaşmanın süresi ve devri hâlinde ne olacağı da açıkça yazılmalıdır.

Sessiz Kalma ve Fiilî Karıştırılma Değerlendirmesi

Önceki hak sahibi, sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalırsa, sonraki marka kötüniyetle tescil edilmemişse artık hükümsüzlük talebinde bulunamaz. Zaman, harekete geçmekte geciken hak sahibinin aleyhine işler.

Sonucu etkileyen bir diğer unsur fiilî durumdur. İki markanın farklı sektörlerde, farklı dağıtım kanallarında ve farklı hedef kitlelere yönelik kullanılması karıştırılma ihtimalini azaltabilir; aynı raflarda yan yana durmaları ise tersi yönde sonuç doğurur. Tüketici şikâyetleri ve yanlış adrese gelen siparişler, fiilî karıştırılmanın en somut delilleridir.

Karıştırılma değerlendirmesi teknik bir incelemedir ve ortalama tüketicinin algısı esas alınır. Bu nedenle "logolarımız farklı" ya da "yazım şeklimiz değişik" savunmaları çoğu zaman tek başına belirleyici olmaz.

İlgili Mevzuat

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.155 uyarınca sonraki tarihli hak sahibi, kendisinden önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip kişinin açtığı tecavüz davasında kendi tescilini savunma gerekçesi yapamaz. m.12/1'e göre marka başvurularında rüçhan süresi altı aydır ve m.13/1 uyarınca rüçhan belgesi başvurudan itibaren üç ay içinde sunulmalıdır. m.25/6 ise sonraki markanın kullanıldığını bilen hak sahibinin birbirini izleyen beş yıl sessiz kalması hâlinde hükümsüzlük talebinde bulunamayacağını düzenler.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu

Özet: Üstünlüğü Tarih Belirler, Sonucu Davranış

Çakışma fark edildiğinde ilk yapılacak iş, her iki markanın başvuru, rüçhan ve tescil tarihlerini, mal ve hizmet listelerini ve fiilî kullanım alanlarını yan yana koymaktır. Bu tablo çıkarılmadan sağlıklı bir strateji kurulamaz; tablo çıktığında tarafların gerçek pazarlık gücü de netleşir.

Sonraki tarihli taraf iseniz seçenekleriniz sınırlıdır ama vardır: mal ve hizmet listesini daraltmak, kullanım biçimini farklılaştırmak, birlikte var olma anlaşması önermek ya da devir görüşmesi açmak.

Önceki tarihli taraf iseniz en büyük riskiniz geç kalmaktır. Sessizlik hem hakkı zayıflatır hem de karşı tarafın piyasada tanınmasına zemin hazırlar; bu nedenle tespit yapılır yapılmaz harekete geçilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

İki marka da tescilliyse hangisi üstündür?

Kural olarak rüçhan veya başvuru tarihi daha eski olan marka üstündür. Sonraki tescilin varlığı bu önceliği ortadan kaldırmaz.

Birlikte var olma anlaşması yapmak güvenli mi?

Kullanılacak mal ve hizmetler, coğrafya ve görsel kullanım biçimi açıkça sınırlandırıldığında bu anlaşmalar işe yarar. Genel ifadelerle yazılmış metinler uyuşmazlığı çözmek yerine erteler.

Sonraki tarihli markam hükümsüz kılınırsa ne olur?

Marka sicilden silinir ve o markaya dayanan kullanım, lisans veya itiraz işlemleri dayanaksız kalır. Bu nedenle hükümsüzlük talebine süresinde ve delilli cevap vermek kritiktir.

Markanız başka bir tescille mi çakışıyor?

Tarih ve kapsam analizini yaptırmak için Yıldırım Patent ekibiyle iletişime geçin.

Bizimle iletişime geçin