Telif sözleşmesinde hangi mali hakkın hangi süre, yer ve mecra için devredildiği tek tek yazılmalıdır. Yazılmayan hak devredilmemiş sayılır.
- Her mali hak sözleşmede ayrı ayrı sayılmalıdır.
- Süre, yer ve mecra sınırları açıkça belirlenmelidir.
- Belirtilmeyen haklar eser sahibinde kalmış sayılır.
Mali Haklar Tek Tek Sayılmalıdır
Telif sözleşmesinin temel kuralı, devredilen ya da kullanım izni verilen mali hakların tek tek gösterilmesidir. Çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim hakları birbirinden bağımsızdır; işleme hakkı ise ayrıca düzenlenmesi gereken bir başlıktır. Sözleşmede tüm haklar devredilmiştir biçiminde yazılan genel bir cümle, hangi hakkın gerçekten kapsandığı sorusunu cevapsız bırakır ve uyuşmazlık çıktığında dar yorumlanır.
5846 sayılı FSEK, eser sahibini koruyan bir yorum yaklaşımı benimser. Bu nedenle sözleşmede açıkça belirtilmeyen mali hakların devredilmediği ya da izin verilmediği kabul edilir. Aynı yaklaşım kullanım biçimleri için de geçerlidir: bir kitabın basılı yayımı için verilen izin, sesli kitap ya da elektronik yayın anlamına gelmez. Bu nedenle metinde hem hak adları hem kullanım biçimleri ayrı ayrı yazılmalıdır.
Süre, Yer ve Mecra Sınırları
Sözleşmenin ikinci temel ekseni sınırlardır. Sürenin belirli mi belirsiz mi olduğu, yenileme koşulları ve sona erme hâlleri yazılmalıdır. Yer bakımından hangi ülkelerde kullanım hakkı tanındığı belirtilmeli; dünya çapında ifadesi kullanılacaksa bunun bilinçli bir tercih olduğu açık olmalıdır. Sınır belirtilmediğinde kapsamın dar yorumlanma ihtimali yüksektir ve taraflar farklı beklentiyle hareket eder.
Mecra sınırı ise günümüzde en tartışmalı başlıktır. Basılı yayın, radyo, televizyon, sinema, çevrim içi yayın, mobil uygulama, sosyal medya ve dijital platformlar farklı mecralardır ve kullanım biçimleri birbirinin yerine geçmez. Sözleşmede hangi mecraların kapsandığı sayılmalı, kapsam dışı bırakılanlar da açıkça belirtilmelidir. Ayrıca hakkın münhasır olup olmadığı ve alt lisans verilip verilemeyeceği ayrı bir madde olarak düzenlenmelidir.
İleride Doğacak Mecralar Sorunu
Sözleşme imzalandığı tarihte var olmayan kullanım biçimlerinin akıbeti başlı başına bir sorundur. Yıllar önce imzalanmış birçok metinde çevrim içi yayın ya da dijital platform kullanımı hiç öngörülmemiştir; bu haklar bugün tartışma konusudur. Henüz bilinmeyen bir kullanım biçimi için önceden devir taahhüdünde bulunulması ise eser sahibini koruyan hükümler karşısında sınırlı sonuç doğurur.
Pratik çözüm, sözleşmeye ileride ortaya çıkacak kullanım biçimleri için ayrı bir yöntem koymaktır. Yeni bir mecra doğduğunda tarafların yeniden görüşeceği, bu mecra için ek bir protokol düzenleneceği ve bedelin ayrıca belirleneceği yazılabilir. Ayrıca eser sahibine öncelikli teklif hakkı tanınması dengeyi korur. Böylece taraflar hem belirsizliği yönetir hem ileride kapsam tartışmasına düşmez.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trManevi Haklar ve Sona Erme
Mali hakların devri, manevi hakların devri anlamına gelmez. Eseri kamuya sunma, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını men etme yetkileri eser sahibine bağlıdır ve devredilemez. Sözleşmede eser sahibinin adının hangi biçimde anılacağı, hangi tür değişikliklere rıza gösterildiği ve tanıtım materyallerinde nasıl yer alınacağı yazılmalıdır. Bu maddeler uygulamada en sık ihtilaf çıkan başlıklardır.
Sona erme ve sonrası da düzenlenmelidir. Sürenin dolması ya da sözleşmenin feshi hâlinde mevcut baskıların ne kadar süreyle satılabileceği, dijital mecralardaki içeriğin ne zaman kaldırılacağı, üretilmiş materyalin akıbeti ve tarafların birbirine vereceği kayıtlar belirlenmelidir. Ayrıca hakların eser sahibine dönüşünün nasıl belgeleneceği yazılmadığında, ilişki bitse de kullanım fiilen devam edebilir.
Yazılmayan Hak Devredilmemiş Sayılır
Telif sözleşmelerinde kapsam tartışmalarının kaynağı neredeyse her zaman aynıdır: metnin genel yazılması. Hangi mali hakkın, hangi kullanım biçimiyle, hangi süre ve hangi ülkelerde, hangi mecralarda kullanılacağı tek tek yazıldığında taraflar aynı şeyi anlamış olur. Belirtilmeyen hakların eser sahibinde kaldığı kabul edildiğinden, kapsamı geniş sanmak çoğu zaman yanıltıcıdır. Somut olayın değerlendirilmesi uzmanlık gerektirir; buradaki genel bilgi hukuki görüş yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Telif sözleşmesinde belirtilmeyen haklar devredilmiş sayılır mı?
Hayır. 5846 sayılı FSEK eser sahibini koruyan bir yorum yaklaşımı benimsediğinden, sözleşmede açıkça sayılmayan mali hakların devredilmediği kabul edilir. Aynı yaklaşım kullanım biçimleri için de geçerlidir; basılı yayım için verilen izin sesli kitap ya da elektronik yayını kapsamaz. Bu nedenle hak adları ve kullanım biçimleri ayrı ayrı yazılmalıdır.
Telif sözleşmesinde mecra sınırı nasıl belirlenir?
Basılı yayın, radyo, televizyon, sinema, çevrim içi yayın, mobil uygulama ve sosyal medya farklı mecralardır ve biri diğerinin yerine geçmez. Sözleşmede kapsanan mecralar tek tek sayılmalı, kapsam dışı bırakılanlar da açıkça belirtilmelidir. Ayrıca hakkın münhasır olup olmadığı ve alt lisans verilip verilemeyeceği ayrı bir madde olarak düzenlenmelidir.
Sözleşme tarihinde var olmayan mecralar için ne yapılmalı?
Henüz bilinmeyen kullanım biçimleri için önceden verilen genel taahhütler sınırlı sonuç doğurur. Pratik çözüm, yeni bir mecra doğduğunda tarafların yeniden görüşeceğini, bu mecra için ek protokol düzenleneceğini ve bedelin ayrıca belirleneceğini yazmaktır. Eser sahibine öncelikli teklif hakkı tanınması da dengeyi korur.
Telif sözleşmenizin kapsamını ve sınırlarını birlikte netleştirelim
Devredilen hak, süre ve mecra sınırlarınızı doğru biçimde yazalım.
Bizimle iletişime geçin