Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Tedarikçimden Gelen Mal Taklit Çıktı, Ne Yapmalıyım?

Depoya inen partinin ya da raftaki ürünün taklit olduğunu fark ettiniz. Bu sayfa, malın gerçekten taklit olup olmadığını nasıl ölçeceğinizi, satışı durdururken hangi kayıtları tutmanız gerektiğini ve tedarikçiye karşı yolları anlatır.

Özet

Gelen mal gerçekten taklit mi

Bir ürünün taklit sayılması için ucuz görünmesi yetmez. Önce elinizdeki malı, sipariş sırasında onaylanan numuneyle ve varsa üreticinin resmî ürün bilgileriyle karşılaştırın. Ambalaj baskısındaki kayma, etiketteki yazım hataları, eksik ya da tekrar eden parti numaraları, farklı kalitede kutu kartonu ve kullanım kılavuzunun dili sık rastlanan işaretlerdir. Bazı hâllerde ürün gerçekten orijinaldir, ancak başka bir pazara yönelik olarak üretilmiştir. Bu ikisi aynı şey değildir ve doğru ayrım, atacağınız her adımın yönünü belirler.

İkinci soru hangi hakkın ihlal edildiğidir. Ürünün üzerindeki işaret başkasının tescilli markasıysa marka tecavüzü, ürünün biçimi tescilli bir tasarımı yansıtıyorsa tasarım hakkı, ambalajdaki illüstrasyon ve metinler bakımından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki koruma gündeme gelir. Ceza boyutunun yalnız marka tecavüzü bakımından bulunduğunu, tasarım ve patent iddialarının hukuk davası zemininde yürüdüğünü bilmek gerekir. Bu sınıflandırma yapılmadan verilen kararlar çoğu zaman yanlış yere masraf ettirir. Her parti kendi belgeleriyle incelenir.

Satışı durdururken tutulacak kayıtlar

İlk iş, şüpheli partiyi satıştan çekip depoda ayrı bir alanda toplamaktır. Ürünleri saymadan, fotoğraflamadan ve parti bilgisini not etmeden hiçbir yere göndermeyin. Kolilerin kapalı hâli, açılış anı, iç ambalaj, etiket ve varsa seri numaraları tarih bilgisiyle birlikte görüntülenmelidir. Sipariş yazışmaları, proforma, fatura, irsaliye, kargo veya nakliye kaydı, numune onay mesajları ve tedarikçinin verdiği ürün beyanları aynı klasörde toplanır. İnternet üzerinden satış yapıldıysa listelemenin ekran görüntüsü ve satış kayıtları da bu dosyaya girer.

Kaçınılması gereken davranışlar da vardır. Malı hiçbir kayıt tutmadan tedarikçiye geri göndermek, sonradan elinizde tek bir kanıt bırakmaz ve talebinizi dayanaksız hâle getirir. Sorunu bildiğiniz hâlde stoğu eritmeye çalışmak ise durumu ağırlaştırır, çünkü satış devam ettikçe ihlal de sürer. Hak sahibinden yazı geldiyse duygusal ve ayrıntılı bir cevap yazmak yerine önce belgeleri tamamlamak gerekir. Tedarikçiyi hedef alan sosyal medya paylaşımları ve müşterilere gönderilen toplu duyurular da haksız rekabet ile tazminat riski doğurur; söylenen her cümlenin belgeyle desteklenmesi beklenir.

İki ayrı hatta ilerlemek

Birinci hat hak sahibine bakar. Satıcı konumundaki işletmenin durumu, malı hangi koşullarda ve kimden aldığına göre değerlendirilir; satışın derhâl durdurulması, stoğun ayrılması ve tedarik zincirinin şeffaf biçimde ortaya konması bu tabloda önemli rol oynar. Hak sahibiyle kurulan yazılı bir mutabakat, stoğun akıbetini ve gelecekteki satışları düzenleyebilir. Böyle bir metnin kapsamı dikkatle çizilmeli, hangi ürünleri ve hangi dönemi kapsadığı açıkça yazılmalıdır. Elbette hiçbir sonuç önceden vaat edilemez; değerlendirme her dosyanın kendi koşullarında yapılır.

İkinci hat tedarikçiye bakar. Sözleşme ilişkisinde satılan malın ayıpsız ve üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeyen nitelikte olması beklenir; bu beklenti karşılanmadığında bedelin iadesi, malın değiştirilmesi ve uğranılan zararın karşılanması talep edilebilir. Hak sahibine ödemek zorunda kaldığınız tutarlar da bu talebin içine girer. Sözleşmede fikri mülkiyet garantisi ve zararın karşılanmasına ilişkin bir hüküm bulunuyorsa dayanağınız belirgindir. Böyle bir hüküm yoksa tartışma genel sözleşme kuralları üzerinden yürür ve belgeler daha da önem kazanır.

Stoğu eritmeye çalışmanın maliyeti

Sorunu bilerek satışa devam etmek, bu dosyalarda en pahalı tercih olarak öne çıkar. Her yeni satış hem zarar hesabını büyütür hem de iyi niyet savunmasını zayıflatır. Marka tecavüzü söz konusuysa mesele yalnız hukuk davasıyla sınırlı kalmayabilir. Pazaryerinde satış yapılıyorsa hak sahibinin bildirimi üzerine listeleme kaldırılabilir, tekrarlanan bildirimler mağaza hesabını tümüyle riske atar. Kurumsal alıcılara satış yapılıyorsa geri çağırma süreci ve itibar kaybı da eklenir. Kısacası bekleyerek kazanılan gün, ödenecek bedeli düşürmez.

Süreler bakımından sabit bir rakam vermek yanıltıcı olur. İster hak sahibine karşı savunmada ister tedarikçiye yöneltilecek talepte olsun, uygulanacak süreler ilişkinin türüne göre değişir ve durumu öğrendiğiniz anda gecikmeden teyit edilmelidir. Ayıp bildiriminin zamanında yapılması özellikle önemlidir, çünkü geciken bildirim tedarikçiye karşı elinizi zayıflatır. Aynı şekilde bedeli henüz ödenmemiş bir parti varsa, ödemeye ilişkin kararın da belgelerle uyumlu biçimde ve gecikmeden alınması gerekir. Sessiz kalınan her hafta, karşı tarafın savunmasına malzeme üretir.

İlgili Mevzuat

Marka ve tasarım haklarına dayalı talepler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır; ambalajdaki görsel ve metinler bakımından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ayrı bir koruma söz konusu olabilir. Tescil ve sicil işlemleri TÜRKPATENT nezdinde yürütülür, satıcı ile tedarikçi arasındaki ilişki ise sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir. mevzuat.gov.tr

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Tedarik zincirini sağlamlaştırmak

Bu olay çoğu zaman satın alma düzenindeki bir boşluğu gösterir. Yeni tedarikçilerle çalışırken üretici mi yoksa aracı mı olduğunu, malın hangi tesiste üretildiğini ve markalı ürün söz konusuysa hangi yetkiye dayandığını yazılı olarak sormak gerekir. Sözleşmeye, satılan malın üçüncü kişilerin fikri mülkiyet haklarını ihlal etmediğine dair açık bir taahhüt ve doğacak zararın karşılanmasına ilişkin bir hüküm konulmalıdır. Numune onayı yazılı yapılmalı, onaylanan numune saklanmalıdır. Bu düzen kurulmadan yapılan alımlarda risk satıcının üzerinde kalır.

İkinci adım kendi tarafınızdadır. Kendi markanızla satış yapıyorsanız, işaretinizin gerçekten sattığınız ürünleri karşılayacak biçimde tescilli olması gerekir; perakende ve mağazacılık faaliyeti için 35. sınıf, ürünün kendisi için niteliğine uygun mal sınıfı düşünülür. Ürünün görünümü ayırt ediciyse tasarım tescili de değerlendirilir. Tescilli tasarım koruması beşer yıllık dönemler hâlinde en çok yirmi beş yıla kadar sürdürülebilir. Ücretler yayımlanan tarifeden teyit edilmelidir. Böylece bir gün taklit sizin ürününüzden yapıldığında elinizde hazır bir dayanak bulunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Taklit olduğunu bilmiyordum, bu beni tamamen korur mu?

Bilgi durumu değerlendirmede rol oynar, ancak tek başına her sonucu ortadan kaldırmaz. Malı kimden ve hangi belgelerle aldığınız birlikte incelenir.

Malı tedarikçiye geri gönderirsem sorun biter mi?

İade tek başına yeterli değildir. Geri göndermeden önce parti kayıt altına alınmalı, aksi hâlde talebinizi dayandıracak belge kalmaz.

Hak sahibine ödediğim tutarı tedarikçiden isteyebilir miyim?

Sözleşme ilişkisi ve belgeler elverdiğinde bu talep ileri sürülebilir. Kapsamı, sözleşmedeki taahhütlere ve toplanan kayıtlara göre belirlenir.

Partiyi ve tedarik belgelerini birlikte inceleyelim

Numune onayı, fatura zinciri ve ürünün kendisi bir arada değerlendirildiğinde hem savunmanın hem tedarikçiye yöneltilecek talebin çerçevesi çıkar. Yıldırım Patent olarak bu dosyalarda stoğun kayda geçirilmesinden başlıyoruz.

Bizimle iletişime geçin