Yıllardır kullandığınız tabela adının başkası adına tescilli olduğunu öğrendiniz. Bu sayfa, çakışmanın gerçekten ne kadar olduğunu, hangi kayıtların işinize yarayacağını ve tabelayı indirmeden önce düşünülmesi gerekenleri anlatır.
- Harflerin benzemesi tek başına yetmez; iki işletmenin faaliyet alanı ve tüketicideki karışıklık ihtimali birlikte ölçülür.
- Açılış tarihini gösteren ruhsat, tabela faturası ve tarihli fotoğraflar sizin kullanımınızın geçmişini kanıtlar.
- Ad değişikliği tek seçenek değildir; muvafakat, sınırlı kullanım ve karşı tescile itiraz yolları da tartılır.
Çakışma gerçekten ne kadar
Tabelada yıllardır duran bir ad için ihtarname geldiğinde ilk iş, çakışmanın boyutunu ölçmektir. Aynı harflerin bulunması sonucu tek başına belirlemez. Karşı tarafın tescili hangi mal ve hizmetleri kapsıyor, sizin fiilen yaptığınız işle örtüşüyor mu, ortalama bir tüketici iki işletmeyi aynı kaynağa bağlar mı? Bir kahvaltı salonunun tabelasındaki sözcük, aynı sözcüğü hırdavat alanında tescil ettirmiş bir işletmeyle her zaman çakışmaz. Ölçü harf benzerliği değil, piyasada doğan karışıklık ihtimalidir ve bu iki soru ayrı ayrı yanıtlanır.
Ölçünün ikinci yarısı sizin tarafınızdadır. İşletmenizin ne zaman açıldığı, adı hangi tarihten beri taşıdığınız ve bulunduğunuz çevrede ne kadar tanındığınız değerlendirmeye girer. Ticaret unvanının sicile kayıtlı olması ile marka tescili aynı şey değildir; unvan kaydı, üçüncü kişinin marka hakkına karşı kendiliğinden koruma sağlamaz. Bu ayrım pek çok esnafın gözünden kaçar ve dosyanın seyrini belirler. Tabloyu netleştirmeden atılan her adım masraf üretir. Her olay kendi belgeleri üzerinden incelenir; buradaki genel çerçeve dosya incelemesinin yerini almaz.
İlk günlerde ne yapılır, ne yapılmaz
Kullanımınızın geçmişini gösteren ne varsa toplayın. İşyeri açma ruhsatının tarihi, ilk tabelanın imalat ve montaj faturası, açılış duyurusu, tarih bilgisi taşıyan vitrin ve cephe fotoğrafları, menü ile kartvizit basım faturaları, araç giydirme işi yapıldıysa ona ait belgeler, sosyal medyada paylaşılmış ilk görseller bu listenin başında gelir. Bayilik ya da franchise ilişkiniz varsa sözleşme metni de dosyaya girer. Bu kayıtlar dağınık durduğu sürece hiçbir işe yaramaz; tek klasörde tarih sırasıyla toplanmaları gerekir.
Yapılmayacaklar da en az bunlar kadar önemlidir. İhtarnameye duygusal ve ayrıntılı bir cevap yazmak, çoğu zaman karşı tarafa hazır bir beyan sunar; yazdığınız her cümle sonradan aleyhinize okunabilir. Gelen yazıyı büsbütün yanıtsız bırakmak da iyi bir tercih değildir, çünkü sessizlik dosyayı yalnızca ilerletir. Sosyal medyada karşı tarafı hedef alan paylaşımlar ise haksız rekabet ve tazminat riski doğurur. Tabelayı aceleyle söküp yerine yeni bir ad yazdırmak da, hukuki durum netleşmeden yapılan maliyetli bir adımdır.
Masadaki seçenekler
İlk seçenek anlaşmadır ve çoğu esnaf dosyasında en makul yol budur. Karşı taraf, faaliyet alanınızın kendi işinden uzak olduğunu görürse kullanıma izin veren bir düzen kurmaya yanaşabilir; bazen coğrafi bir sınır, bazen belirli ürünlerle sınırlı bir kullanım ya da adın yanına ayırt edici bir ek konulması yeterli olur. Böyle bir mutabakat mutlaka yazılı yapılmalı, kapsamı açıkça çizilmelidir. Sözlü verilen izinler, işletme el değiştirdiğinde ya da karşı tarafta yönetim değiştiğinde dayanaksız kalır.
İkinci grup seçenek karşı tarafın tesciline yöneliktir. Tescil sizin kullanımınızdan sonra alınmışsa, başvurunun yapıldığı andaki koşullar incelenerek hükümsüzlük gündeme gelebilir. Tescil eski olmakla birlikte o mal ve hizmetlerde fiilen kullanılmıyorsa, kullanmama nedeniyle iptal yolu bulunur; burada beş yıllık kesintisiz kullanmama ölçütü işler. Üçüncü olarak kendi adınıza başvuru yapılması, gerekiyorsa hak sahibinden alınacak muvafakatle desteklenmesi düşünülür. Bu üç yol birbirinin alternatifi olabildiği gibi, uygun dosyalarda birlikte de yürütülebilir. Hangi yolun işletileceği elinizdeki belgelerin gücüne ve karşı tarafın tutumuna bağlıdır; baştan sonuç bildirmek doğru olmaz.
Beklemenin faturası
Bu dosyalarda gecikmenin bedeli doğrudan paraya çevrilebilir. Adı taşıyan tabela, cam giydirme, menü, ambalaj, araç folyosu, personel kıyafeti ve basılı evrak büyüdükçe olası bir değişikliğin maliyeti de büyür. Karşı taraf beklediği süre boyunca kullanımınızı belgelemeye devam ederse, ileri sürülecek zarar hesabı genişler. Aynı dönemde siz de yeni şubeler açıp aynı adı taşıyan yatırımlara girerseniz, geri dönüş daha ağır olur. Erken alınan ölçülü bir karar, aylar sonra alınacak zorunlu bir karardan neredeyse her zaman ucuzdur.
Takvim tarafında genel bir rakam vermek yanıltıcı olur. İleri sürülecek talebe ve seçilen yola göre değişen süreler, durumu öğrendiğiniz anda gecikmeden teyit edilmelidir. Buna karşılık kesin olan noktalar da vardır: marka tescili on yıllık koruma süresine bağlıdır ve yenilenmedikçe sona erer. Karşı tarafın dayandığı tescilin yenilenip yenilenmediğini kontrol etmek, bazen tartışmayı baştan bitirir. Sicil kaydının güncel hâlini görmek bu nedenle ilk günlerde yapılacak işlerden biridir ve çoğu zaman kısa sürede sonuç verir.
Marka hakkına dayalı talepler ve tescilli markanın kapsamı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir. Marka başvurusu, sicil kaydı ve tescile ilişkin işlemler TÜRKPATENT nezdinde yürütülür; ticaret unvanının sicile kaydı ise ayrı bir işlemdir. mevzuat.gov.tr
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trTabelayı bir daha tartışmaya açmamak
Ad değiştirmek gerekirse, yeni ad seçilmeden önce araştırma yapılması gerekir. Aynı hatayı ikinci kez yapan işletmeler, ikinci tabela masrafını da boşa harcar. Araştırma yalnız birebir aynı adları değil, benzer yazılış ve okunuşları da kapsamalıdır. Yeni ad belirlendikten sonra başvurunun, gerçekten yaptığınız işi karşılayan mal ve hizmetler için yapılması önemlidir; yiyecek içecek sunuluyorsa 43. sınıf, ürün satışı da yapılıyorsa perakende hizmetlerinin bulunduğu 35. sınıf gündeme gelir. Ücretler yayımlanan tarifeden teyit edilmelidir.
Tescil alındıktan sonra iş bitmez. Şube açtıkça, ürün çeşidi genişledikçe ve internetten satış başladıkça tescilin kapsamı yeniden gözden geçirilmelidir. Bültenin düzenli izlenmesi, aynı ada yakın başvuruları yayım aşamasında görmenizi sağlar; markada yayıma itiraz için iki aylık süre bu aşamada işler. Bayilik veriyorsanız, bayinin tabelayı hangi biçimde kullanacağı ve ilişki bittiğinde tabelanın ne olacağı sözleşmede yazılı olmalıdır. Kullanılan işaret zamanla değiştiyse, yani logo yenilendiyse ya da ada bir ek geldiyse, güncel hâl için ayrıca başvuru yapılması gerekir. Bu birkaç satır, sonradan çıkacak tartışmaların büyük bölümünü baştan keser.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticaret unvanım sicile kayıtlı, tabelayı kullanmaya devam edebilir miyim?
Unvanın ticaret siciline kaydı, üçüncü kişinin marka hakkına karşı kendiliğinden koruma sağlamaz. İki kayıt farklı amaçlara hizmet eder ve ayrı değerlendirilir.
Adı onlardan önce kullanıyordum, bu yeterli olur mu?
Önceye dayalı kullanım önemli bir dayanaktır, ancak tarihi ve kapsamı belgeyle gösterilmelidir. Sonuç, kullanımın yaygınlığına ve dosyadaki kayıtlara göre değişir.
İhtarname gelir gelmez tabelayı indirmeli miyim?
Acele bir sökme kararı hem masraflıdır hem de gereksiz olabilir. Önce karşı tescilin kapsamı ve kendi kullanımınızın geçmişi incelenmelidir.
Tescilin kapsamıyla kullanımınızı karşılaştıralım
Karşı tarafın tescil kapsamı, sizin açılış belgeleriniz ve tabelanın geçmişi yan yana konduğunda tablo netleşir. Yıldırım Patent olarak bu incelemeyi güncel sicil kaydının okunmasıyla başlatıyor, sonrasını belgelere göre planlıyoruz.
Bizimle iletişime geçin