Süt ürünlerinde marka, ahırdan başlayıp kahvaltı sofrasına uzanan uzun bir zincirin her halkasında görünebilir. Çiftlik, mandıra, dağıtım ve satış noktası aynı ismi taşıdığında sınıf listesi de bu zinciri izleyerek kurulur.
- Süt, peynir, yoğurt, tereyağı ve süt esaslı içecekler tek bir temel gıda sınıfında toplanır.
- Sütlü tatlılar ve dondurma farklı bir gıda sınıfına düştüğünden ürün gamı genişleyen işletmeler iki liste hazırlar.
- Kendi ürününü satmak ile kahvaltı salonu işletmek ayrı faaliyetlerdir ve farklı hizmet sınıflarına karşılık gelir.
Süt ürünlerinin toplandığı mal sınıfı
İnek, koyun ve keçi sütü, beyaz peynir, kaşar, tulum, lor, çökelek, yoğurt, kefir, ayran, tereyağı, kaymak ve süt tozu 29. sınıfta yer alır. Aynı sınıf et ürünlerini, zeytini ve işlenmiş sebzeleri de kapsadığından, kahvaltılık gamını genişleten mandıralar çoğu kalemi tek sınıf içinde tutabilir. Ürün listesinin somut yazılması yerinde olur; üretim hattında karşılığı bulunmayan kalemler ileride kullanım tartışmasına açık hale gelir. Yöre adıyla anılan peynir çeşitleri ürün tanımı niteliğinde olduğundan tek başına marka gücü taşımaz. Bu ibareler listede ürün adı olarak yazılır, markanın kendisi olarak değil.
Ürün gamı tatlıya doğru genişlediğinde ikinci bir gıda sınıfı devreye girer. Sütlaç, muhallebi, kazandibi, dondurma ve sütlü tatlılar 30. sınıfta değerlendirilir. Bebek sütü ve mama ile probiyotik takviyeler ise 5. sınıfa girer; etikette beslenme iddiası taşıyan ürünlerde bu ihtimal başvuru öncesinde konuşulmalıdır. Kendi hayvanını yetiştiren, damızlık satan veya yem üreten işletmelerde canlı hayvan ve hayvan yemi 31. sınıfa girer. Çiftlikten sofraya modelini kuran markalar bu iki ucu birlikte düşünmelidir. Süt sağım makineleri ise üretim aracıdır ve kendi markanızla satılmadıkça listede yer almaz.
Mandıra satışı, market rafı ve kahvaltı salonu
Kendi ürettiği peyniri ambalajlayıp markete veren mandıra için ürün tarafı esastır. Buna karşılık aynı işletme bir köşesinde masa kurup serpme kahvaltı sunmaya başladığında ortaya yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti çıkar; bu faaliyet 43. sınıfta korunur. Peynir üreticilerinin kahvaltı salonu açması yaygınlaştığından bu ayrım pratikte sık gündeme gelir. Yalnız gıda sınıfıyla yetinen bir marka, aynı ismi taşıyan bir kahvaltı işletmesi karşısında beklediği gücü gösteremeyebilir. Konaklama da aynı sınıfta yer aldığından çiftlik turizmi düşünen işletmeler için bu koruma ayrıca değerlidir.
Satış kanalı ikinci bir başlık açar. Kendi ürününü toptancıya veren üretici için mağazacılık sınıfı çoğu zaman zorunlu değildir. Ancak kendi satış noktalarını çoğaltan, bayilik veren, internet üzerinden soğuk kargoyla peynir gönderen ya da farklı üreticilerin ürünlerini bir arada sunan işletmeler bakımından 35. sınıf gündeme gelir. Şarküteri konseptiyle büyüyen markalarda tabela işletme dışındaki noktalarda da görüneceğinden bu koruma pratik değer taşır. Hangi kanalın esas alındığı, bu sınıfın gerekli olup olmadığını doğrudan belirler. Kanal değiştikçe kapsamın yeniden düşünülmesi gerekir.
Süt ve peynir markalarında sınıf listesi hataları
En sık görülen eksiklik, üretim ile sunumun tek sınıfa sığdırılmaya çalışılmasıdır. Kahvaltı salonu işleten bir markanın yalnız gıda sınıfına dayanması ya da yalnız salon için başvuran bir işletmenin sonradan ambalajlı ürün çıkarması, her iki halde de boşluk bırakır. İkinci eksiklik, başka markalar adına peynir üreten tesislerin fason imalat hizmetlerini atlamasıdır; sözleşmeli üretim yapılıyorsa 40. sınıf değerlendirilmelidir. Bu başlıklar çoğu zaman büyüme kararlarıyla birlikte ortaya çıkar. Bu nedenle başvuru, planlanan bir sonraki aşamayı da hesaba katmalıdır.
Gereksiz büyütmenin en sık görüldüğü yer dağıtım tarafıdır. Ürünlerini kendi soğutmalı aracıyla satış noktalarına ulaştıran bir mandıranın taşımacılık ve depolama hizmetleri sınıfına ihtiyacı yoktur; bu sınıf ancak soğuk zincir hizmetini üçüncü kişilere satan işletmeler için anlamlıdır. Aynı biçimde peynir tahtası veya servis takımı satılmıyorsa mutfak gereçleri sınıfı boş kalır. Gıda güvenliği belgeleri de marka sınıfının konusu değildir. Sınıf sayısı arttıkça resmî ücret artar; güncel tutar TÜRKPATENT'in yayımladığı tarifeden teyit edilmelidir. Kapsamdaki kalemlerin tamamı gerçek bir faaliyete dayanmalıdır.
Sınıf tercihinin inceleme ve kullanım sürecine yansıması
Süt ürünlerinde marka yoğunluğu yüksektir ve inceleme kesişen mal ve hizmetler üzerinden yürütülür. Gıda tarafında önceki bir tescille karşılaşan ibare, kahvaltı hizmetleri bakımından farklı değerlendirilebilir. Başvuru yayımlandıktan sonra üçüncü kişilerin iki ay içinde itiraz etme imkânı bulunur; itirazlar genellikle listenin çakıştığı kalemlerde yoğunlaşır. Ürün adlarının somut yazılması kesişmenin sınırını da belirler. Gerçek faaliyete dayanan bir kapsam savunmayı kolaylaştırırken, gereksiz kalemler tartışmanın alanını genişletir. Bu nedenle liste başvuru öncesinde bir kez daha gözden geçirilmelidir.
Marka on yıl korunur ve süre dolmadan yenileme yapılması beklenir. Markanın tescilli olduğu ürün ve hizmetlerde ciddi biçimde kullanılması beklenir; beş yıl boyunca kullanılmayan kalemler iptal talebine açık hale gelir. Hiç üretilmemiş bir ürün grubu veya hiç açılmamış bir salon için taşınan kapsam, ileride başka bir başvuruya itiraz edildiğinde işletmenin aleyhine dönebilir. Süt toplama kayıtları, etiket örnekleri ve sevkiyat belgeleri düzenli tutulmalıdır. Belgelerin ürün grubuna göre ayrılabilmesi, kullanım ispatı gerektiğinde işi kolaylaştırır. Kayıtlar sonradan geriye dönük olarak üretilemez.
Marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve başvurular TÜRKPATENT nezdinde incelenir. Yöre adıyla anılan ürünler bakımından aynı kanun kapsamındaki coğrafi işaret sicili ayrıca gündeme gelebilir. mevzuat.gov.tr
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trPeynir markasında sınıf kararına giden yol
İlk adım, işletmenin gerçek envanterini yazıya dökmektir. Hangi peynir çeşitleri üretiliyor, yoğurt ve tereyağı hattı var mı, sütlü tatlı yapılıyor mu, kendi hayvanı mı besleniyor, kahvaltı salonu işletiliyor mu, satış hangi kanaldan yürüyor. Başka markalar için üretim yapılıp yapılmadığı ayrıca not edilmelidir. Bu soruların yanıtları toplandığında hangi sınıfların gerekli olduğu büyük ölçüde görünür hale gelir. Çoğu süt işletmesi için sonuç, gıda tarafını merkeze alan ve hizmet tarafını ihtiyaca göre ekleyen bir yapıdır. Bu çalışmanın işletme sahibiyle beraber yapılması, tek başına hazırlanan listelerde gözden kaçan kalemleri açığa çıkarır.
Bunun ardından hedef sınıflarda benzer başvurular incelenir ve markanın ayırt edici gücü tartılır. Yöre adı veya ürün adı taşıyan ibareler tek başına zayıf koruma sağladığından isim tercihi ile sınıf tercihi birlikte ele alınmalıdır. İhracat gündemdeyse ilk başvurudan sonraki altı aylık rüçhan süresi hesaba katılmalıdır. Mevcut tescile ekleme yapılamadığından kapsam ancak yeni bir başvuruyla büyür. Genişleme planının dosya hazırlanırken konuşulması bu nedenle önem taşır. Son liste, işletmenin gerçekte sunduğu mal ve hizmetlere göre kurulur ve dosya açılmadan önce doğrulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Peynir ve yoğurt için ayrı sınıf gerekir mi?
Hayır, süt ürünlerinin tamamı aynı gıda sınıfında yer alır. Ürünlerin listede açıkça sayılması yeterlidir.
Kahvaltı salonu açacaksam ek sınıf gerekir mi?
Evet, yerinde servis ayrı bir hizmet sınıfında korunur. Ambalajlı ürün satışı devam ediyorsa gıda sınıfı da listede kalmalıdır.
Yöre adını peynir markası yapabilir miyim?
Yöre adları çoğu zaman ürün tanımı sayılır ve tek başına ayırt edici bulunmaz. Bu ibareler coğrafi işaret korumasıyla da kesişebilir.
Süt ve peynir markanızın kapsamını netleştirin
Üretim hattınızı, satış kanallarınızı ve varsa kahvaltı salonu planınızı paylaşın; markanız için hangi sınıfların gerçekten gerektiğini, hangilerinin gereksiz maliyet doğurduğunu başvuru öncesinde birlikte değerlendirelim. Değerlendirme sonunda listeyi gerekçeleriyle yazılı olarak paylaşırız.
Bizimle iletişime geçin