Başarılı bir sporcunun adı, sahada kazanılan itibarı forma, ayakkabı, spor akademisi ve reklam kampanyalarına taşır. Bu adın başkaları tarafından izinsiz ticari kullanıma açılmaması ve sponsorluk görüşmelerinde bir değer olarak masaya konulabilmesi için ad, lakap ve logo marka olarak korunabilir.
- Sporcunun adı, lakabı ve kişisel logosu ayrı ayrı marka olarak değerlendirilebilir.
- Sponsor sözleşmesi, ad ve görüntü kullanımını süre ve mecra yönünden sınırlamalıdır.
- Kariyer sonrası planlar, bugünkü tescil kapsamını belirlerken hesaba katılmalıdır.
Ad, lakap, imza ve forma numarası: neyi korumak gerekir?
Genç bir voleybolcunun adı ulusal takıma seçildiği sezon bir anda duyulur; taraftarlar ona bir lakap takar, kendisi de sosyal medyada adının baş harfleri ile forma numarasını birleştiren bir işaret kullanmaya başlar. Bu noktada koruma konusu yalnız resmî ad değildir. Taraftarın dilinde yerleşen lakap, imzanın stilize hâli ve kişisel logo da ayrı ayrı marka değeri taşıyabilir. Ürünlerde tek başına baskı olarak kullanılma ihtimali en yüksek unsur çoğu zaman lakap ya da kısaltmadır. Hangi unsurun korunacağına, gerçekte hangisinin ticari olarak kullanılacağına bakılarak karar vermek, gereksiz başvuruları önler.
Kişi adlarının marka olarak tescilinde dikkat edilecek önemli bir nokta, başka birine ait adın izinsiz tescil edilememesidir. Tanınmış bir sporcunun adını onun izni olmadan bir üçüncü kişinin başvurması, ad sahibine itiraz ve hükümsüzlük yollarını açar. Ancak bu yolların işletilmesi zaman ve çaba gerektirir; bu nedenle sporcunun adını kendi adına ve erkenden başvurması, sonradan mücadele etmekten daha sade bir çözümdür. Yaygın bir ad-soyadı taşıyan sporcular için ise aynı adı taşıyan başka kişilerin önceki tescilleri bulunabileceğinden, başvuru öncesinde kapsamlı bir araştırma yapılmalıdır.
Hangi ürün ve hizmetler: formadan spor akademisine
Sporcunun adıyla ilişkilendirilebilecek ticari alan geniştir: giyim ve spor ayakkabıları, spor aletleri, içecekler, besin takviyeleri, spor okulu ve kamp hizmetleri, dijital içerik ve eğitim videoları bunların başında gelir. Bu alanların her biri farklı bir sınıfa girer ve hepsine birden başvurmak çoğu zaman gerekli değildir. Tescilden sonra 5 yıl içinde kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından iptal talebiyle karşılaşılabileceği de hesaba katılmalıdır. Başlangıçta sporcunun kariyerinde fiilen görünür olan ürünlere odaklanıp, diğer sınıfları somut bir iş planı oluştuğunda eklemek dengeli bir yaklaşımdır; böylece hem bütçe hem de iptal riski kontrol altında tutulur.
Kariyer sonrası planlar da bugünkü kararları etkiler. Emekli olduktan sonra kendi adıyla bir yüzme okulu, tenis akademisi ya da spor salonu zinciri kurmayı düşünen bir sporcu, bu hizmetleri henüz sunmasa bile yakın gelecekte kullanacağı kalemleri başvuruya dahil etmeyi değerlendirebilir. Burada denge önemlidir: çok erken ve geniş başvuru kullanmama riskini artırır, çok geç başvuru ise adın başkaları tarafından alınma riskini doğurur. Sporcunun kariyer planı, menajeri ve ailesiyle birlikte konuşularak bir takvim hâline getirilirse, tescil kapsamı da bu takvime uygun biçimde genişletilebilir.
Sponsorluk sözleşmesinde ad ve görüntü kullanımı
Sponsorluk sözleşmelerinde sporcunun adı, fotoğrafı, imzası ve bazen sesi, sponsorun reklam kampanyalarında kullanılır. Sözleşmede bu kullanımın hangi mecralarda, hangi ürünlerle birlikte ve hangi süre boyunca yapılabileceği açıkça belirtilmelidir. Sözleşme sona erdikten sonra eski kampanya görsellerinin sosyal medyada ya da mağaza vitrinlerinde kalmaya devam etmesi sık yaşanan bir sorundur; bu nedenle görsellerin yayından kaldırılması için makul bir geçiş dönemi ve sorumluluk hükmü eklenmelidir. Sporcunun kendi adına tescilli markasının sponsora devredilmediği, yalnız belirli bir kullanım izni verildiği de metinde açık bir cümleyle vurgulanmalıdır; aksi hâlde sponsorun ilerleyen yıllarda markada hak iddia etmesine zemin hazırlanabilir.
Münhasırlık hükümleri de dikkatle okunmalıdır. Bir spor giyim sponsoruyla yapılan sözleşme, sporcunun başka bir giyim markasıyla çalışmasını yasaklayabilir; ancak bu yasağın sporcunun kendi adıyla başlatmak istediği küçük bir tişört koleksiyonunu da kapsayıp kapsamadığı açık değilse, ileride hem sponsorla hem de ortak girişimcilerle tartışma çıkabilir. Kulüp ile sporcu arasındaki sözleşmede de takım forması içindeki görüntülerin kulübe, bireysel görüntülerin sporcuya ait olacağı gibi ayrımlar yapılabilir. Bu tür hükümler sporcunun kariyerine ve sözleşmenin tarafları arasındaki güç dengesine göre farklılık gösterdiğinden, her metin kendi koşullarında incelenmelidir.
Menajer, aile ve genç sporcular
Genç yaşta öne çıkan sporcularda marka başvurusu çoğu zaman aile veya menajer tarafından gündeme getirilir. Başvurunun kimin adına yapıldığı burada kritik önemdedir. Menajerin kendi adına ya da kendi şirketi adına sporcunun adını tescil ettirmesi, ilişki bozulduğunda sporcuyu kendi adını kullanmak için izin ister hâle getirebilir. Başvurunun sporcu adına veya sporcunun kontrolündeki bir şirket adına yapılması, menajerin ise bu markanın yönetiminde yetkilendirilmesi daha dengeli bir yapıdır. Reşit olmayan sporcular adına yapılacak işlemlerde yasal temsilcinin rolü ve onayı ayrıca gözetilmelidir; ergin olduktan sonra kayıtların gözden geçirilmesi de yerinde olur.
Sporcunun adı sosyal medyada da korunmalıdır. Taraftar hesapları ile sporcunun resmî hesabı arasındaki ayrım, özellikle bağış veya ürün satışı yapan sahte hesaplar ortaya çıktığında önem kazanır. Tescilli bir marka, platformlara yapılan şikâyetlerde ve sahte hesapların kapatılması taleplerinde sporcunun elini güçlendirir. Ayrıca adın alan adı olarak alınması ve resmî internet sitesinde lisanslı ürünlerin nasıl ayırt edileceğinin açıklanması, taraftarların sahte ürünlerden korunmasına yardım eder. Lisanslı ürünlerde kullanılacak etiket veya hologram gibi ayırt edici işaretler, lisans sözleşmelerinde standart hâle getirilebilir ve piyasa denetimini kolaylaştırır.
Sporcuların ad, lakap ve logolarının marka olarak tescili ile başkasına ait kişi adlarının izinsiz tescil edilememesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenir; görüntü ve kişilik haklarına ilişkin konular ayrıca genel hükümlere tabidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trSahadaki itibarı ticari bir değere dönüştürmek
Bir sporcunun adı, kariyeri boyunca ve sonrasında gelir kaynağı olabilecek bir değerdir. Adı, lakabı ve kişisel logoyu erkenden kendi adına tescil ettirmek, sınıfları gerçek ve yakın dönem planlara göre seçmek, sponsor ve kulüp sözleşmelerinde kullanım sınırlarını yazılı hâle getirmek ve menajerle ilişkiyi marka sahipliği bakımından netleştirmek, bu değerin sporcunun kontrolünde kalmasını sağlar. Her sporcunun branşı, yaşı ve sözleşme yapısı farklı olduğundan bu adımların kişiye özgü bir planla uygulanması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Başkası adımı marka olarak tescil ettirdiyse ne yapabilirim?
Başkasına ait bir kişi adının izinsiz marka olarak tescili, ad sahibine başvurunun yayımına itiraz ve tescilden sonra hükümsüzlük talebi gibi yollar açar. Yayıma itiraz için süre 2 aydır ve hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle adınızla yapılan başvuruların düzenli olarak izlenmesi önemlidir.
Sponsorum sözleşme bitince fotoğraflarımı kullanmaya devam edebilir mi?
Bu, sözleşmede kullanım süresi ve sona erme sonrasına ilişkin ne yazıldığına bağlıdır. Açık bir hüküm yoksa tartışma çıkabilir. Sözleşmeye görsellerin yayından kaldırılması için makul bir geçiş dönemi ve bu konudaki sorumluluğu belirleyen bir hüküm eklemek, ileride yaşanabilecek sorunları önler.
Menajerimin adımı kendi şirketi adına tescil ettirmesi sorun olur mu?
İlişki iyi gittiği sürece sorun görünmeyebilir, ancak ayrılık hâlinde kendi adınızı kullanmak için menajerin iznine ihtiyaç duyabilirsiniz. Başvurunun sizin adınıza veya kontrolünüzdeki bir şirket adına yapılması ve menajerin yalnız yönetim yetkisiyle donatılması daha dengeli bir yapıdır.
Adınızı birlikte güvenceye alalım
Adınız, lakabınız ve sponsorluk sözleşmeleriniz için ön değerlendirmeyi birlikte yapabiliriz.
Bizimle iletişime geçin