Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, marka sahibinin sonraki bir markanın kullanımına uzun süre ses çıkarmamasının dava hakkını sınırlamasıdır.
- Uzun süre sessiz kalmak hak kaybına yol açabilir.
- Kanun belirli bir süre öngörür.
- Sonraki markanın iyi niyeti aranır.
- Hakların zamanında kullanılması önemlidir.
Marka hakkı sahibi, sonraki tarihli bir markanın varlığını bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen uzun süre buna ses çıkarmazsa, daha sonra bu markaya karşı hükümsüzlük veya tecavüz iddiasında bulunma hakkını yitirebilir. Bu kural, hukuki güvenlik ve dürüstlük ilkesine dayanır.
Kanun, art arda belirli bir süre (kural olarak beş yıl) sessiz kalınması hâlinde, sonraki marka tescili kötü niyetli olmadıkça hükümsüzlük davası açma hakkının kullanılamayacağını öngörür. Bu nedenle marka sahiplerinin haklarını zamanında ve etkin biçimde kullanması büyük önem taşır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 25/6
Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.trSonuç
Sessiz kalma, marka sahibinin dava hakkını yitirmesine yol açabilir; haklar zamanında ve kararlı biçimde kullanılmalıdır.
Marka Haklarınızın Takibi İçin
Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.
Bizimle iletişime geçin