Açık hava reklamında başkasının markasının kullanılması, mecra ne olursa olsun marka ihlali doğurur. İlk adım, reklamın tarihli biçimde kayda geçirilmesidir.
- Pano, tabela ve araç giydirmede marka kullanımı ihlal sayılır.
- Delil, tarihli fotoğraf ve noter tespitiyle güvenceye alınır.
- Belediye izni marka hakkını kullanma yetkisi vermez.
Açık Hava Mecralarında İhlal Nasıl Doğar
Marka ihlali dijital mecralarla sınırlı değildir; bilbord, ışıklı pano, dükkân tabelası, araç giydirmesi ve bina cephesi de aynı kurallara tabidir. Bir işaretin ticari amaçla ve markasal biçimde kullanılması yeterlidir. Rakibin markasını görsel içinde kullanmak, tanınmış bir markanın yazı tipini ve renk düzenini taklit etmek ya da bayilik ilişkisi bittiği hâlde eski tabelayı taşımak sık rastlanan örneklerdir.
Açık hava mecrasının kendine özgü riski, ihlalin kısa sürede geniş bir kitleye ulaşması ve fiziksel olarak kolayca ortadan kaldırılabilmesidir. Pano birkaç saat içinde sökülebilir, araç giydirmesi kazınabilir, tabela değiştirilebilir. Bu nedenle açık hava ihlallerinde kaybedilen zaman doğrudan kaybedilen delil anlamına gelir. Şikâyet ve ihtar adımlarına geçmeden önce mevcut durumun sabitlenmesi gerekir.
Delil Tespiti Reklam Kaldırılmadan Önce Yapılır
Açık hava ihlalinde ilk iş delil toplamaktır. Reklamın bulunduğu yeri, tarihi ve çevresini gösteren fotoğraflar farklı açılardan çekilir; panonun konumu, üzerindeki mecra sahibi bilgisi ve varsa reklamveren künyesi ayrıca kayda alınır. Yakın çekimlerin yanında geniş açılı bir kare de alınmalıdır; çünkü ihlalin hangi noktada ve nasıl bir görünürlükte sergilendiği ileride tazminat değerlendirmesinde tartışılır.
Fotoğrafın tek başına tarihini ispatlaması her zaman mümkün olmadığından, ölçeği büyük olaylarda noter aracılığıyla tespit yaptırılması ya da mahkemeden delil tespiti istenmesi tercih edilir. Bu yol, reklam sökülse bile ihlalin belirli bir tarihte var olduğunu ortaya koyar. Aynı reklamın farklı noktalarda tekrar ettiği durumlarda her nokta ayrı ayrı belgelenmeli, kayıtlar tek bir dosyada toplanmalıdır.
Reklamveren ile Mecra Sahibinin Sorumluluğu
Sorumluluk yalnız reklamı hazırlatan işletmede değildir. Reklamveren, kullanılan görselin ve işaretin hak durumundan birinci derecede sorumludur; ancak panoyu kiralayan mecra sahibi, ajans ve uygulamayı yapan üretici de duruma göre sorumlu tutulabilir. Özellikle ihlal açıkça görülebilir nitelikteyse ya da hak sahibi bildirimde bulunduğu hâlde yayın sürdürülmüşse mecra tarafının konumu ağırlaşır.
Bu nedenle hak sahibinin bildirimi hem reklamverene hem mecra sahibine yapılmalıdır. Bildirim, yayının durdurulmasını çoğu zaman hızlandırır ve karşı tarafın iyi niyet savunmasını ortadan kaldırır. Mecra sahipleri açısından ise korunma yolu sözleşmededir: reklam metni ve görselinde kullanılan işaretlerin hak durumunun reklamverene ait olduğu ve doğacak taleplerin ona rücu edileceği açıkça yazılmalıdır.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trBelediye İzni Marka Hakkı Yerine Geçmez
Belediyeden alınan tabela veya pano izni, marka hakkını kullanma yetkisi vermez. Bu izin yalnız görsel düzen, ölçü, güvenlik ve ilan reklam yükümlülükleri gibi idari konuları ilgilendirir; işaretin başkasının tescilli markasıyla çakışıp çakışmadığı incelenmez. Uygulamada sık görülen yanılgı, izin belgesinin ihlal iddiasına karşı bir savunma sayılmasıdır; oysa iki konu birbirinden tümüyle ayrıdır.
Aynı ayrım ticaret unvanı ve işletme adı için de geçerlidir. Unvanın ticaret siciline tescil edilmiş olması, o ibarenin tabelada markasal biçimde kullanılmasını hukuka uygun kılmaz. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki marka hakkı ayrı bir düzlemde işler. Bu nedenle tabela ve pano tasarımı yapılmadan önce kullanılacak ibare ve logonun marka açısından ön araştırması yapılmalıdır.
Açık Havada Kaybedilen Zaman Kaybedilen Delildir
Açık hava reklamlarındaki marka ihlallerinde belirleyici olan hız değil, hızın doğru sırayla kullanılmasıdır. Panoyu gördüğü anda telefonla arayıp uyaran hak sahibi çoğu zaman reklamın sessizce kaldırıldığını, ardından elinde hiçbir kanıt kalmadığını fark eder. Doğru sıra tespitle başlar: tarihli görsel kayıt, gerekiyorsa noter veya mahkeme eliyle belgeleme, sonra reklamveren ve mecra sahibine bildirim, ardından ihtarname ve dava. Bu sıra izlendiğinde hem yayın durur hem de tazminat talebinin dayanağı elde kalır.
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam panosunda markam izinsiz kullanılırsa ne yapmalıyım?
Önce delil toplayın. Panoyu konumu ve çevresi görünecek biçimde farklı açılardan fotoğraflayın, mecra sahibi ile reklamveren bilgilerini kaydedin. Ölçeği büyük olaylarda noter tespiti veya mahkemeden delil tespiti isteyin. Ardından hem reklamverene hem mecra sahibine bildirim yapın; yayın durmazsa ihtarname ve dava aşamasına geçin.
Tabela için belediye izni almak marka ihlalini önler mi?
Hayır. Belediye izni ölçü, güvenlik ve görsel düzen gibi idari konuları kapsar; tabeladaki ibarenin başkasının tescilli markasıyla çakışıp çakışmadığı bu izinde incelenmez. Aynı şekilde ticaret unvanının sicile tescili de o ibarenin markasal kullanımına yetki vermez. Tabela tasarımından önce marka araştırması yapılmalıdır.
Araç giydirmede başkasının logosu kullanılabilir mi?
Hak sahibinin izni ya da geçerli bir bayilik veya yetkili servis ilişkisi yoksa kullanılamaz. İlişki sona erdiği hâlde logonun araç üzerinde bırakılması da ihlal doğurur ve tüketicide sürmekte olan bir bağlantı izlenimi yarattığı için ayrıca haksız rekabet tartışması yaratır. İlişki bittiğinde giydirmenin kaldırılması gerekir.
Açık hava ihlalinde delilinizi bugün güvence altına alalım
Tespit, bildirim ve ihtarname adımlarını doğru sırayla birlikte yürütelim.
Bizimle iletişime geçin