Patent koruması ülkeseldir; Türkiye'de alınan bir belge yurt dışında kendiliğinden geçerli olmaz. Uluslararası koruma planlamasının merkezinde ise ilk başvurudan itibaren işleyen ve uzatılamayan on iki aylık rüçhan süresi bulunur.
- Türkiye'deki ilk başvurudan itibaren on iki ay içinde yapılan yurt dışı başvuruları ilk başvuru tarihinden yararlanır.
- On iki ay geçtikten sonra kendi başvurunuzun yayımlanması, yeni başvurularınız için yenilik engeline dönüşebilir.
- Yurt dışı koruması tek tek ülkelere doğrudan başvuruyla ya da uluslararası ve bölgesel sistemler üzerinden yürütülebilir.
Rüçhan Hakkı Neyi Sağlar?
Rüçhan hakkı, ilk başvurunuzun tarihini sonraki yabancı başvurularınıza taşımanızı sağlar. Böylece aradaki dönemde ortaya çıkan yayınlar ve üçüncü kişi başvuruları sizin dosyanız açısından yenilik değerlendirmesinde aleyhinize kullanılmaz. Bu sayede yurt dışı kararını verirken zaman baskısı altında kalmazsınız.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 93. maddesinin birinci fıkrası, patent ve faydalı model başvurularında bu sürenin on iki ay olduğunu düzenler. Süre, ilk başvurunun yapıldığı tarihte başlar ve kural olarak uzatılmaz. Bu süre, hem ulusal hem bölgesel ve uluslararası yollar için aynı şekilde işler.
Rüçhan talebinin usulüne uygun biçimde yapılması ve belgelendirilmesi gerekir. Hak kendiliğinden işlemez; talep edilmediği veya belgesi zamanında sunulmadığı takdirde başvuru, kendi tarihiyle değerlendirilir. Bu nedenle rüçhan işlemleri, yurt dışı başvurusuyla eş zamanlı planlanmalıdır.
On İki Ay Neden Bu Kadar Kritik?
Bu bir yıl, ürünün pazar potansiyelini ölçmek ve hangi ülkelerde koruma gerektiğine karar vermek için tanınmış bir nefes alma dönemidir. Kararı verirken elinizde çoğu zaman hem araştırma raporu hem de ilk müşteri geri bildirimleri bulunur. Aynı dönemde ürünün üretilebilirliği ve maliyet yapısı da netleşmiş olur.
Süre dolduktan sonra ise durum tersine döner. Başvurunuz yayımlandığında buluş tekniğin bilinen durumuna girer ve rüçhandan yararlanmayan yeni bir yabancı başvurunun karşısına kendi yayınınız engel olarak çıkar. Böylece bir yıllık gecikme, tüm uluslararası portföyün kaybı anlamına gelebilir.
Bu nedenle on ikinci ay, takvimde sıradan bir gün değil, uluslararası stratejinin tamamı için son karar tarihidir. Bu tarihe kadar karar verilmemişse, verilmemiş olması da bir karardır. Bu tarihten sonra atılacak adımlar, yalnızca sınırlı hâllerde sonuç verir.
Hangi Yoldan İlerlenir?
İlk yol, hedef ülkelerin ulusal ofislerine doğrudan başvuru yapmaktır. Ülke sayısı azsa ve pazarlar netleşmişse bu yol sade, öngörülebilir ve yönetimi kolay olabilir. Her ülkede yerel vekil atanması gerekebileceği de hesaba katılmalıdır.
İkinci yol, uluslararası patent başvurusu sistemidir; tek bir başvuruyla çok sayıda ülkede sürecin ileri bir tarihe taşınmasına imkân tanır. Avrupa için ise bölgesel bir başvuru yolu bulunur ve tescil sonrasında seçilen ülkelerde geçerlilik işlemleri gerekir.
Her yolun kendi süre, dil ve ücret yapısı vardır ve bunlar zaman içinde değişebilir. Güncel bilgiler ilgili ofislerden ve yetkili vekilden alınmalı; karar bu güncel verilere göre verilmelidir. Bu nedenle karar öncesinde ayrıntılı bir maliyet ve takvim çalışması yapılması yerinde olur.
Ülke Seçimini Nasıl Yapmalı?
Ülke seçiminde üç ölçüt öne çıkar: ürünün gerçek satış pazarları, rakiplerin üretim yaptığı ülkeler ve taklit riskinin yoğun olduğu bölgeler. Koruma yalnızca sattığınız yerde değil, taklidin üretildiği yerde de değerlidir. Fikri mülkiyet haklarının o ülkede fiilen ne kadar etkili biçimde uygulandığı da dikkate alınmalıdır.
Bütçe her zaman sınırlıdır; bu yüzden ilk turda az sayıda kilit ülke seçip ticari veriler netleştikçe genişlemek daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Her ülkede ayrıca yıllık ücret yükümlülüğü doğacağını da hesaba katmak gerekir. Portföyü zamana yayarak büyütmek, nakit akışını da korur.
Ücretler ülkeden ülkeye ve yıldan yıla değişir. Türkiye'deki resmî ücretler TÜRKPATENT tarafından yıllık olarak yayımlanır; planlamayı güncel tarifelere, çeviri ve yerel vekil maliyetlerine göre yapmak doğru olur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 93. maddesinin birinci fıkrası, patent ve faydalı model başvurularında rüçhan süresini ilk başvuru tarihinden itibaren on iki ay olarak belirler. Bu süre içinde yapılan yabancı başvurular ilk başvurunun tarihinden yararlanır. Aynı maddenin altıncı fıkrası, sergilerde teşhir edilen buluşlar için de on iki aylık bir sergi rüçhanı öngörür.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet KanunuÖzet: Takvimi Başvuru Gününde Kurun
Yurt dışı koruması, ilk başvurunun yapıldığı gün planlanmaya başlamalıdır. On iki aylık süre uzun görünse de araştırma sonuçlarının beklenmesi, bütçenin ayrılması ve çevirilerin hazırlanması bu süreyi hızla tüketir. Çeviri kalitesinin istemlerin kapsamını doğrudan etkilediği de unutulmamalıdır.
Karar sürecini son aylara bırakmak, hem maliyeti artırır hem de ülke seçimini aceleye getirir. Sekizinci ay civarında bir ara değerlendirme yapmak, çoğu dosyada işleri rahatlatır. Böylece son ayda alelacele verilen kararların maliyeti önlenmiş olur.
Kısacası: ilk başvuruyu erken yapın, on ikinci ayı takvime kırmızıyla işleyin ve ülke kararını ticari veriye dayandırın. Bu üç adım uluslararası patent stratejisinin tamamını taşır. Bu üç adım doğru kurulduğunda, sonraki yıllarda portföy yönetimi çok daha kolaylaşır.
Türkiye'de aldığım patent yurt dışında geçerli mi?
Hayır. Patent koruması ülkeseldir ve yalnızca tescil edildiği ülkede hüküm doğurur. Yurt dışında koruma için ilgili ülkelerde ayrıca başvuru yapılması gerekir.
Yurt dışı başvurusu için ne kadar sürem var?
İlk başvuru tarihinizden itibaren on iki aylık rüçhan süreniz vardır. Bu süre içinde yapılan yabancı başvurular ilk başvuru tarihinden yararlanır.
On iki aylık süre geçtiyse yurt dışında hiç başvuramaz mıyım?
Başvuru yapabilirsiniz ancak ilk başvuru tarihinden yararlanamazsınız. Başvurunuz yayımlanmışsa kendi yayınınız yenilik engeline dönüşebilir.
Hangi ülkelerde koruma gerektiğine karar verdiniz mi?
On iki aylık süreniz dolmadan uluslararası stratejinizi kurmak için Yıldırım Patent ile görüşebilirsiniz.
Bizimle iletişime geçin