Cadde ve meydanlarda kalıcı olarak bulunan heykel, bina veya duvar resmi gibi eserleri fotoğraflamak kanunla belli ölçüde serbest bırakılmıştır; ancak bu serbestlik, fotoğrafın her türlü ticari kullanımını ve eserin kendisinin çoğaltılmasını kapsamaz.
- Kalıcı olarak kamusal alanda bulunan eserlerin fotoğrafla tasviri belli ölçüde serbesttir.
- Eserin fotoğrafın ana konusu olduğu ürünlerde risk belirgin biçimde artar.
- Geçici sergiler, bina içleri ve özel mülk alanları bu serbestliğin dışında kalabilir.
Serbestliğin dayanağı ve sınırı
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, cadde, sokak, meydan gibi umuma açık yerlerde sürekli olarak bulunan güzel sanat eserlerinin resim, çizim, fotoğraf gibi yollarla tasvir edilmesine ve bu tasvirlerin yayılmasına belirli bir serbestlik tanır. Kanunun mantığı basittir: Bir şehir meydanına yerleştirilmiş heykel, orada yaşayanların gündelik görüntüsünün parçasıdır ve her fotoğraf için izin istemek makul değildir. Bu nedenle bir turistin, gazetecinin ya da şehir rehberi hazırlayan bir yayıncının meydan fotoğrafı çekmesi genellikle sorun doğurmaz. Ancak serbestlik, tasvir biçimiyle sınırlıdır; heykelin kalıbını alıp üç boyutlu kopyasını üretmek bu kapsama girmez.
Sınırı belirleyen ikinci unsur kalıcılıktır. Bir festival boyunca meydana kurulan enstalasyon, fuar alanındaki geçici bir heykel ya da birkaç haftalığına asılan dev bir afiş, sürekli olarak bulunan eser sayılmayabilir. Aynı şekilde bir alışveriş merkezinin iç avlusundaki sanat eseri veya bir otel lobisindeki duvar resmi, umuma açık yer niteliği bakımından tartışmalı olabilir. Fotoğrafın çekildiği yerin gerçekten kamusal alan olup olmadığını ve eserin oraya kalıcı biçimde yerleştirilip yerleştirilmediğini değerlendirmeden ticari bir projeye girmemek gerekir; somut durum, eserin konumu ve kullanım biçimi birlikte ele alınarak değerlendirilmelidir.
Bina, köprü ve modern mimari
Mimari eserler de güzel sanat eseri olarak korunabilir ve dış cepheleri çoğu zaman şehrin kamusal görüntüsünün parçasıdır. Bir emlak ofisinin mahalle tanıtımında çevredeki binaları gösteren geniş açılı bir fotoğraf kullanması, genellikle olağan bir tasvir niteliği taşır. Buna karşılık özgün cephe tasarımıyla tanınan yeni bir kültür merkezinin görüntüsünü, bir ürün ambalajında ana görsel ve ayırt edici unsur olarak kullanmak farklı sonuçlar doğurabilir. Böyle bir kullanımda binanın imajı sizin ürününüzü tanıtan bir işarete dönüşmekte ve mimarın ya da binanın işletmecisinin itirazı gündeme gelebilmektedir.
Konuya dair ayrıntılar için mimari eserlerde telif hakkı yazımıza başvurabilirsiniz; burada vurgulanması gereken nokta, binanın bazı unsurlarının ayrıca marka veya tasarım olarak tescil edilmiş olabileceğidir. Bazı işletmeler, simge haline gelmiş yapılarının silüetini logo olarak kullanır ve tescil ettirir. Gece aydınlatmasıyla oluşan özel bir ışık gösterisi de ayrı bir eser olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle bir otel veya stadyum görüntüsünü kartpostal, magnet ya da tişört gibi hediyelik ürünlerde kullanmayı planlıyorsanız, yapının marka sicilindeki durumunu önceden kontrol etmek sizi gereksiz bir ihtarnameden koruyabilir.
Duvar resimleri ve heykeller ticari üründe
Bir mahalledeki büyük ölçekli duvar resmi, sosyal medyada popüler bir fotoğraf noktası haline gelebilir. Bir kafe, bu muralın önünde çekilmiş bir moda fotoğrafını kendi kampanyasında kullandığında, duvar resmi yalnız arka planda ve tesadüfi biçimde yer alıyorsa risk görece düşüktür. Ancak kampanya görselinde mural kadrajın tamamını dolduruyor, renkleri ve figürleri öne çıkıyorsa, eserin kendisinden ticari yarar sağlandığı söylenebilir. Bu ayrım, uygulamada en çok tartışma çıkaran noktadır ve sanatçının kendi imzasını taşıyan bir eserin reklamda izinsiz kullanılması ciddi bir anlaşmazlığa dönüşebilir. Çekimden önce sanatçıya ulaşmak, çoğu zaman hem izni hem de iyi bir iş birliğini beraberinde getirir.
Heykellerde de benzer bir çizgi vardır. Bir kent meydanındaki bronz heykelin fotoğrafını şehir rehberinde kullanmak ile aynı heykeli temel motif yaparak baskılı bez çanta, telefon kılıfı veya poster serisi üretmek aynı şey değildir. İkinci durumda ürünün satış değeri doğrudan eserden kaynaklanır. Sanatçının hâlâ hayatta olduğu ya da mirasçılarının hakları takip ettiği durumlarda, kısa bir izin yazısı almak çoğu zaman en pratik yoldur. Kamu kurumlarının siparişiyle yapılmış eserlerde hakların kimde olduğu sözleşmeye göre değişebileceğinden, izin muhatabını belirlemek için ilgili kuruma yazılı olarak başvurmak yerinde olur.
Fotoğrafçı ve ajanslar için kontrol noktaları
Kamusal alanda çekim yapan fotoğrafçılar ve reklam ajansları, eserle ilgili telif sorusunun yanında başka hukuki katmanları da hesaba katmalıdır. Kadrajdaki tanınabilir kişilerin kişilik hakları, drone ile yapılan çekimlerde havacılık ve güvenlik kuralları, bazı kamu binalarında çekim izni gibi konular ayrıca düzenlenmiştir. Stok ajanslara fotoğraf yükleyen biri, heykel veya ikonik bina içeren karelerde ajansın 'yalnız editoryal kullanım' kısıtı koyabileceğini de bilmelidir. Bu kısıt, fotoğrafın haber ve eğitim amaçlı kullanılabileceğini ama reklamda kullanılmasının alıcının sorumluluğunda olduğunu gösterir. Kısıtı görmezden gelen bir alıcı, ajansla değil doğrudan eser sahibiyle muhatap olabilir.
Pratik bir yöntem, her çekim için kısa bir kayıt tutmaktır: fotoğrafın çekildiği yer, eserin kalıcı olup olmadığı, kadrajda eserin ne kadar yer kapladığı ve planlanan kullanım türü. Bu kayıt, ileride bir sanatçı veya bina sahibi itiraz ettiğinde savunmanızı kolaylaştırır. Görseli bir müşteriye teslim ediyorsanız, kamusal alandaki eserler nedeniyle doğabilecek sınırları teslim yazısında açıkça belirtmeniz de önerilir. İnternetten görsel kullanımı ve telif riski konusundaki genel ilkeler de bu alanda yol gösterir; özellikle başkasının çektiği bir meydan fotoğrafını kullanırken fotoğrafçının hakları ayrıca gündeme gelir.
Umuma açık yerlerde sürekli bulunan eserlerin tasviri ve güzel sanat eserlerinin korunması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda düzenlenmiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu — mevzuat.gov.trMeydandaki eser serbest, ürün üzerindeki eser dikkat ister
Kamusal alandaki bir heykeli, binayı veya duvar resmini fotoğraflamak çoğu durumda serbesttir; ancak serbestlik, eserin fotoğrafın ana konusu olduğu ticari ürünlere ve reklamlara kendiliğinden uzanmaz. Eserin kalıcılığı, bulunduğu yerin niteliği, kadrajdaki ağırlığı ve olası marka tescilleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle kampanya, ambalaj veya hediyelik eşya projelerinde, çekimden önce kısa bir hak kontrolü yapmak ve gerekiyorsa izin almak, sonradan doğabilecek maliyetli uyuşmazlıkları önler.
Sıkça Sorulan Sorular
Meydandaki bir heykelin fotoğrafını kartpostal olarak satabilir miyim?
Kalıcı olarak kamusal alanda bulunan eserlerin fotoğrafla tasviri belli ölçüde serbesttir; ancak heykelin kartpostalın tek ve ana konusu olduğu ticari kullanımlarda itiraz riski artar. Sanatçının veya mirasçılarının hakları takip edip etmediğini araştırmak ve gerekirse izin almak güvenli bir yoldur.
Alışveriş merkezi içindeki bir sanat eserini fotoğraflamak da serbest midir?
Kapalı ve özel mülk niteliğindeki alanlar, cadde veya meydan gibi umuma açık yer sayılmayabilir. Ayrıca mülk sahibinin kendi çekim kuralları bulunabilir. Bu nedenle bina içindeki eserlerin ticari amaçla fotoğraflanması ve kullanılması için hem mülk sahibinden hem de eser sahibinden izin almak gerekebilir.
Geçici bir sokak enstalasyonunu reklamımda kullanabilir miyim?
Geçici olarak kurulan eserler, sürekli olarak kamusal alanda bulunan eser sayılmayabilir ve kanundaki serbestlikten yararlanamayabilir. Enstalasyonun reklamda belirgin biçimde yer alacağı durumlarda sanatçıdan veya organizatörden yazılı izin almanız önerilir. İzin yazısında kullanım mecrası ve süresi de belirtilmelidir.
Kampanyanızda kamusal alan görseli mi var?
Kullanım biçiminizi ve olası izin ihtiyacını birlikte değerlendirelim.
Bizimle iletişime geçin