Ortaklık sona eriyor ve masadaki en tartışmalı kalemlerden biri marka. Bu sayfa, markanın bir malvarlığı unsuru olarak nasıl ele alındığını, paylaşım seçeneklerini ve devrin nasıl fiilen tamamlanacağını anlatır.
- Marka bir malvarlığı kalemidir; kimin adına tescilli olduğu ve ortaklık metinlerinin ne dediği birlikte okunur.
- Paylaşım tek bir kalıba bağlı değildir; bedelli devir, sınırlı lisans ya da ayrı işaretlere geçiş konuşulabilir.
- Varılan anlaşma sicile işlenmeden ve dijital varlıklar devredilmeden paylaşım fiilen tamamlanmış sayılmaz.
Markayı bir varlık kalemi olarak görmek
Ayrılık görüşmelerinde makine, stok ve alacak kalemleri titizlikle sayılırken marka çoğu zaman en sona bırakılır. Oysa marka da devredilebilen, rehnedilebilen ve lisansa konu olabilen bir varlıktır; üstelik işletmenin müşteriyle kurduğu bağın taşıyıcısıdır. Paylaşıma başlarken sorulacak ilk soru, markanın şirket tüzel kişiliği adına mı yoksa ortaklardan birinin şahsı adına mı tescilli olduğudur. Şirket adına tescilliyse şirketin malvarlığına dahildir ve akıbeti şirketin akıbetine bağlanır. Şahıs adına tescilliyse tartışma başka bir zeminde yürür.
İkinci kaynak ortaklık metinleridir. Esas sözleşme, ortaklar sözleşmesi, hisse devri metni ya da ayrılık protokolü markaya ilişkin bir hüküm içeriyorsa paylaşımın çerçevesi oradan çıkar. Hüküm yoksa markayı kimin geliştirdiği, kimin adına başvurulduğu, tanıtım harcamalarının hangi hesaptan yapıldığı ve müşterinin işareti hangi tarafla bağdaştırdığı birlikte tartılır. Adi ortaklık ilişkilerinde kayıtlar daha da dağınık olduğundan bu değerlendirme zorlaşır. Her ayrılık kendi belgeleriyle ve kendi ticari geçmişiyle ele alınır; buradaki genel anlatım, bir dosya incelemesinin yerine geçmez.
Paylaşım masasına hazırlık
Görüşmeye oturmadan önce fikri mülkiyet envanteri çıkarılmalıdır. Tescilli markalar ve bekleyen başvurular, tescilli tasarımlar, varsa patent ve faydalı model dosyaları, alan adları, sosyal medya hesapları, mağaza hesapları, kurumsal posta düzeni, ürün fotoğrafları ve katalog dosyaları tek listede toplanır. Her kalemin kimin adına kayıtlı olduğu, yenileme tarihi ve varsa lisans ilişkisi bu listeye yazılır. Bayilik veya franchise sözleşmeleri de bu listeye eklenir, çünkü bunların tamamı markanın kullanımına doğrudan bağlıdır. Liste çıkarılmadan yapılan pazarlıklarda kalemlerin bir kısmı gözden kaçar.
Bu dönemde bazı davranışlar görüşmeyi baştan bozar. Diğer ortağın haberi olmadan devir ya da başvuru işlemi başlatmak güven kırar ve sonradan geri alınması güç bir tablo yaratır. Yenileme ödemesini pazarlık aracı yapmak da tehlikelidir; ortak varlık korumasız kalır. Bayilere veya müşterilere ortaklardan birini hedef alan duyurular göndermek haksız rekabet ve tazminat riski doğurur. Görüşmelerin yazılı yürütülmesi ve varılan her mutabakatın kayda geçirilmesi ise sonradan çıkacak yorum farklarını büyük ölçüde önler. Sözlü kalan noktalar, aylar sonra iki taraf tarafından farklı hatırlanır.
Paylaşımın kurulabileceği biçimler
En yalın çözüm, markanın bir tarafa bırakılıp diğerine bir bedel ödenmesidir. Bu bedelin belirlenmesinde markanın yaşı, kapsadığı mal ve hizmetler, tanıtım geçmişi ve mevcut bayilik ağı gibi ölçütler konuşulur; rakam tarafların anlaşmasına bağlıdır ve burada bir tutar verilemez. İkinci biçim, markanın bir tarafta kalıp diğerine belirli ürünler ya da belirli bölgeler için lisans verilmesidir. Üçüncüsü, tarafların işareti değiştirip kendi yeni markalarıyla devam etmesidir; bu, ilişkinin tümüyle koptuğu dosyalarda tercih edilir.
Markanın ortak mülkiyette bırakılması ise pratikte en sorunlu seçenektir. Her yeni kullanım kararı, her lisans talebi ve her yenileme ödemesi yeniden pazarlık konusu olur; tarafların iletişimi bozulduğunda marka fiilen kullanılamaz hâle gelebilir. Böyle bir yapı zorunlu olarak tercih edilecekse, karar alma düzeni, giderlerin paylaşımı ve çıkış yolu ayrıntılı biçimde yazılmalıdır. Hangi biçimin seçileceği tarafların gelecek planına ve markanın işletmedeki ağırlığına bağlıdır. Hiçbir seçeneğin sonucu peşinen taahhüt edilemez; tercih, dosyanın kendi koşullarında yapılır.
Belirsizlik uzadıkça
Paylaşım askıda kaldıkça işletmenin günlük işleyişi zarar görür. Bayiler kimden mal alacağını bilemez, tedarikçiler yeni sipariş için muhatap arar, kredi ve teşvik başvurularında marka sahipliği sorulur ve yanıt verilemez. Bu arada iki taraf da aynı işaretle piyasada görünmeye devam ederse müşteri karışıklığı başlar; birinde yaşanan sorun diğerine yazılır. Uzayan belirsizlik ayrıca markanın değerini düşürür, çünkü alıcı ya da yatırımcı tarafında sahipliği tartışmalı bir varlık her zaman iskonto görür. Kısacası beklemek iki tarafa da kaybettirir.
Takvim tarafında sabit bir rakam vermek doğru olmaz; talebin türüne göre değişen süreler, ayrılık gündeme geldiğinde gecikmeden teyit edilmelidir. Buna karşılık iki takvim nettir. Marka tescili on yıllık koruma sağlar ve yenilenmezse sona erer; ayrılık sürecinde yenileme takvimini kimin izlediği çoğu zaman unutulur. Ayrıca markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullanılmaması hâlinde beş yıllık kesintisiz kullanmama üzerinden iptal talebi gündeme gelebilir. Paylaşım gecikirken bu iki risk birlikte büyür ve tartışmanın konusu bir süre sonra markanın kime kalacağı olmaktan çıkıp korumanın hâlâ var olup olmadığına döner.
Markanın devri, lisansı ve sicile ilişkin işlemleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiştir ve bu işlemler TÜRKPATENT nezdinde yürütülür. Ortaklar arasındaki paylaşım ilişkisi ise ortaklık sözleşmesi, hisse devri metinleri ve ayrılık protokolü hükümlerine göre değerlendirilir. mevzuat.gov.tr
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trAnlaşmayı kâğıttan gerçeğe taşımak
Bir mutabakata varılması işin yarısıdır. Devir kararlaştırıldıysa sicile işlenmesi, lisans kurulduysa lisansın kayda geçirilmesi gerekir; yalnız protokolde kalan bir hüküm, üçüncü kişiler bakımından beklenen etkiyi göstermeyebilir. Aynı anda alan adları, sosyal medya ve pazaryeri hesapları, kurumsal posta adresleri ve ödeme sistemleri de yeni sahibine aktarılmalıdır. Bayilik sözleşmelerinin muhatabının değiştiği bayilere yazılı olarak bildirilmeli, ambalaj ve tabelalarda geçiş süresi tanınacaksa bu sürenin uzunluğu metinde açıkça yazılmalıdır. Mevcut stoğun ne olacağı da aynı belgede çözülmelidir.
İkinci ders, kurulacak yeni yapılar içindir. Ortaklık kurulurken markanın kimin adına tescil edileceği, ayrılık hâlinde kime kalacağı, bedelin nasıl hesaplanacağı ve dijital varlıkların akıbeti sözleşmede birkaç satırla çözülebilir. Devam eden taraf için ayrıca, güncel faaliyeti karşılayan mal ve hizmetlerde tescilin gözden geçirilmesi gerekir; ortaklık döneminden kalan kullanılmayan kalemleri taşımanın anlamı yoktur. Ücretler yayımlanan tarifeden teyit edilmelidir. Bültenin düzenli izlenmesi ise ayrılan tarafın ya da üçüncü kişilerin benzer başvurularını erken aşamada gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka şirket adına tescilliyse ortaklar paylaşabilir mi?
Bu durumda marka şirketin malvarlığındadır ve akıbeti şirketin durumuna bağlıdır. Paylaşım, devir ya da hisse yapısı üzerinden kurgulanır.
Markayı ortak mülkiyette bırakmak iyi bir çözüm müdür?
Uygulamada en sorunlu seçenektir, çünkü her karar yeniden pazarlık gerektirir. Zorunlu olarak seçilecekse karar düzeni yazılı olarak belirlenmelidir.
Protokolde yazması devir için yeterli midir?
Protokol taraflar arasındaki iradeyi gösterir, ancak devrin sicile işlenmesi gerekir. Aksi hâlde üçüncü kişiler bakımından güçlük çıkabilir.
Fikri mülkiyet envanterini birlikte çıkaralım
Tesciller, bekleyen başvurular, alan adları ve hesaplar tek listede toplandığında paylaşımın nasıl kurgulanacağı görünür hâle gelir. Yıldırım Patent olarak ayrılık dosyalarında bu envanterin çıkarılmasıyla işe başlıyoruz.
Bizimle iletişime geçin