Ortaklık biterken masaya konan defterlerde markanın adı çoğu zaman hiç geçmez. Oysa müşterinin tanıdığı isim kimde kalacaksa, işin gerçek değeri de büyük ölçüde orada kalır.
- Marka, sicilde kimin adına tescilliyse hukuken onun hakkıdır; ortaklık payı tek başına marka üzerinde hak sağlamaz.
- Marka birden fazla kişi adına tescilliyse kullanım ve devir kararları ortak hak sahipliği kurallarına göre alınır.
- Ayrılan ortağın aynı markayı kullanmayı sürdürmesi, koşullara göre marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet oluşturabilir.
Soru Aslında Şudur: Marka Kimin Adına Tescilli?
Ortaklar arasındaki marka tartışmalarının neredeyse tamamı tek bir cevaba bağlanır: sicilde hak sahibi olarak kim görünüyor? Markayı kimin bulduğu, logoyu kimin çizdirdiği ya da reklam bütçesini kimin karşıladığı ticari olarak önemli olsa da, tescil kaydı hukuki değerlendirmenin başlangıç noktasıdır.
Bu nedenle ayrılık gündeme geldiğinde ilk iş duygusal bir tartışmaya girmek değil, güncel sicil kaydını almaktır. Kayıt, tarafların hangi zeminde konuştuğunu belirler ve çoğu zaman herkesin hafızasındakinden farklı bir tablo ortaya çıkarır.
Yıllar önce aceleyle yapılan bir başvuruda kimin adının yazıldığı, ayrılık anında masadaki en güçlü kâğıda dönüşür. Bu yüzden kayıt önce çıkarılmalı, strateji sonra kurulmalıdır.
Şirket Adına Tescil ile Ortak Adına Tescil Arasındaki Fark
Marka şirket tüzel kişiliği adına tescilliyse hak şirkete aittir. Ortaklar ayrılırken markayı yanlarında götüremez; marka şirkette kalır ve ancak usulüne uygun, noter onaylı bir devir sözleşmesiyle el değiştirir. Markayı fiilen o ortağın bulmuş olması bu sonucu tek başına değiştirmez.
Marka ortaklardan birinin kendi adına tescilliyse tablo tersine döner. Bu durumda şirket, kendi ticari hayatının merkezindeki işareti aslında başkasının izniyle kullanıyor demektir. Ortaklık bittiğinde o kişi kullanıma son verilmesini isteyebilir ve şirket bir anda isimsiz kalabilir.
Kuruluş aşamasında bu ayrım önemsiz görünür, çünkü herkes aynı masadadır ve niyetler ortaktır. Ayrılık anında ise markanın kimin adına tescil edildiği, çoğu kez ortaklık payının kendisinden daha belirleyici hâle gelir.
Ortak Hak Sahipliği: Kullanım ve Devir Kararları
Marka birden fazla kişi adına tescil edilmişse ortak hak sahipliği söz konusudur. Bu hâlde hak sahiplerinin her birinin markayı kendi işinde kullanması genellikle mümkündür; ancak devir, lisans ya da rehin gibi hak üzerinde tasarruf doğuran işlemler ortak iradeyi gerektirir.
Bu yapı barış zamanında pratiktir, uyuşmazlık zamanında ise kilitlenmeye açıktır. Taraflardan biri markayı satmak, diğeri kullanmaya devam etmek isterse süreç kendiliğinden çözülmez; ya bir anlaşma ya da bir mahkeme kararı gerekir. Bu süre boyunca marka üzerinde ciddi bir ticari hamle yapılamaz ve değeri hızla erir.
Bu nedenle ortak tescil, sanıldığı gibi adil bir orta yol değildir. Çoğu dosyada markayı tek bir tarafta toplayıp diğerine bedel ya da lisans vermek, uzun vadede çok daha sürdürülebilir bir çözümdür.
Ayrılan Ortak Markayı Kullanmaya Devam Ederse
Ortaklıktan ayrılan kişi, marka üzerinde hak sahibi olmadığı hâlde aynı işareti tabelasında, ürününde, faturasında ya da sosyal medya hesabında kullanmayı sürdürürse bu, marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebilir. Müşterinin iki işletmeyi birbirine karıştırması hâlinde ayrıca haksız rekabet gündeme gelir.
İzlenecek yol kademelidir: önce mevcut kullanımın fotoğraf, ekran görüntüsü ve fatura gibi delillerle belgelenmesi, ardından noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi, sonuç alınamazsa mahkemeye başvurulması. Talep bir miktar paraya ilişkinse dava öncesi arabuluculuk şartı gündeme gelebilir; tespit, men ve hükümsüzlük talepleri kural olarak bu kapsamın dışındadır.
Kullanımın hemen durdurulması gereken hâllerde ihtiyati tedbir talep edilebilir. Özellikle tabela, ambalaj ve online satış listelerinde devam eden kullanımlarda bu talebin gecikmeden ileri sürülmesi, hem zararı sınırlar hem de karşı tarafı masaya oturmaya yöneltir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148, marka üzerindeki devir ve lisans işlemlerini düzenler; devir sözleşmesi noter onaylı değilse geçersizdir ve sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Sınai mülkiyet hakkından doğan davalarda görevli mahkeme m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Kullanımın acilen durdurulması gereken hâllerde m.159 kapsamında ihtiyati tedbir talep edilebilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet KanunuÖzet: Ayrılık Gündeme Gelmeden Önce Yazıya Dökün
Marka uyuşmazlıklarının büyük bölümü, ortaklık kurulurken yazılacak beş satırlık bir düzenlemeyle önlenebilirdi. Ortaklık sözleşmesinde markanın kimin adına tescil edileceği, ayrılık hâlinde kimde kalacağı ve diğer tarafa bir bedel ödenip ödenmeyeceği açıkça belirtilmelidir.
Ayrılık zaten başlamışsa yapılacak iş sırayla ilerlemektir: sicil kaydını çıkarın, fiilî kullanımı belgeleyin, ihtarname gönderin, gerekiyorsa dava ve ihtiyati tedbir yoluna gidin. Belirsizliği sürdürmek her iki tarafın da marka değerini eritir; karar ne kadar geç alınırsa müzakere alanı da o kadar daralır.
Unutulmaması gereken şey şudur: müşteri, ortaklar arasındaki tartışmayı görmez; yalnızca aynı ismi taşıyan iki farklı işletme görür. Bu karışıklık uzadıkça markanın piyasadaki güveni her iki taraf için de azalır.
Marka şirket adına tescilliyse ayrılan ortak hak iddia edebilir mi?
Hak şirket tüzel kişiliğine aittir; ortaklık payı markanın kişisel mülkiyetini vermez. Ayrılan ortak ancak usulüne uygun bir devirle ya da lisansla marka üzerinde kullanım imkânı elde edebilir.
İki ortak adına tescilli markayı biri tek başına satabilir mi?
Hayır. Devir gibi hak üzerinde tasarruf doğuran işlemler ortak hak sahiplerinin iradesini gerektirir; tek taraflı devir işlemleri sonradan ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.
Ayrılan ortak eski markayı kullanırsa ne yapmalıyım?
Önce kullanımı ekran görüntüsü, fotoğraf ve fatura gibi delillerle belgeleyin, ardından noter aracılığıyla ihtarname gönderin. Kullanım sürerse tecavüzün durdurulması istemiyle dava açıp ihtiyati tedbir talep edebilirsiniz.
Ortaklık biterken marka kimde kalacak?
Tescil kaydınızı ve seçeneklerinizi birlikte değerlendirmek için Yıldırım Patent ile iletişime geçin.
Bizimle iletişime geçin