Muvafakatname geri alma kural olarak mümkün değildir; Kuruma sunulan noter onaylı ve kayıtsız şartsız muvafakat, tek taraflı iradeyle geri alınamaz.
- Muvafakatname noter onaylı ve kayıtsız şartsız olmalıdır.
- Kuruma sunulduktan sonra tek taraflı geri alınamaz.
- Sınırlar muvafakat verilmeden önce belirlenmelidir.
Muvafakatname Geri Alma Mümkün mü?
Kuruma usulüne uygun biçimde sunulmuş bir muvafakatnamenin tek taraflı olarak geri alınması kural olarak mümkün değildir. Muvafakat, önceki marka sahibinin kendi hakkına dayanan itiraz imkânından belirli bir başvuru lehine feragat etmesidir; bu irade Kuruma ulaştığı andan itibaren sonuç doğurur. Karşı taraf bu beyana güvenerek başvurusunu sürdürdüğünden, sonradan dönülmesi hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz.
Uygulamada geri alma talebi çoğunlukla ticari ilişkinin bozulması üzerine gündeme gelir; ancak muvafakat bir sözleşmenin ifasına bağlı değildir. Muvafakat verilirken bedel ödenmemiş ya da vaat edilen işbirliği gerçekleşmemiş olsa dahi, bu durum muvafakatin kendisini geçersiz kılmaz; taraflar arasındaki alacak ilişkisi ayrıca ele alınır. Bu ayrımı bilmemek, muvafakat verirken en sık yapılan değerlendirme hatasıdır.
Noter Onayı ve Kayıtsız Şartsız Olma
Muvafakatnamenin geçerli sayılabilmesi için noter tarafından onaylanmış olması ve içeriğinin kayıtsız şartsız bir kabul taşıması aranır. Belgede önceki marka sahibi, hangi başvuruya, hangi mal ve hizmetler bakımından muvafakat verdiğini tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtmelidir. Muvafakat konusu markanın ve başvurunun bilgileri, sahiplerin kimlikleri ve kapsam eksiksiz yazılmalı, atıflarla yetinilmemelidir.
Kayıtsız şartsız olma koşulu, belgeye şart, süre ya da cayma kaydı konulamayacağı anlamına gelir. Belirli bir tarihe kadar geçerlidir ya da sözleşme feshedilirse hükümsüz kalır türünde ifadeler taşıyan bir muvafakat, aranan niteliği taşımadığı için işleme alınmaz. Tarafların ilişkilerini şarta bağlamak istemesi anlaşılabilir bir ihtiyaçtır; ancak bu ihtiyaç muvafakatnamenin metnine değil, ayrı bir sözleşmeye yansıtılmalıdır.
Muvafakat Vermeden Önce Düşünülmesi Gerekenler
Muvafakat kararı, bugünkü ticari ilişkiye göre değil markanın uzun vadeli konumuna göre verilmelidir. Kabul edilen başvuru tescil edildiğinde, aynı ya da benzer bir işaret pazarda kalıcı biçimde var olacak ve önceki marka sahibi ona karşı önceliğe dayanarak hareket edemeyecektir. Bu nedenle önce hangi mal ve hizmetlerde gerçek bir çakışma bulunduğu, pazarın ne yönde genişlediği ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
İkinci adım, kapsamı olabildiğince daraltmaktır. Muvafakat tüm sınıflar yerine yalnızca fiilen çakışan ve önceki marka sahibinin faaliyet göstermediği kalemlerle sınırlandırılabilir. Bu sınırlama muvafakatnamenin kayıtsız şartsız niteliğini bozmaz; çünkü sınırlanan şey muvafakatin geçerliliği değil kapsamıdır. Ayrıca işaretin kullanım biçimi, coğrafi alan ve dağıtım kanalları gibi konular ayrı bir sözleşmeyle düzenlenebilir.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trBirlikte Var Olma Sözleşmesiyle İlişkisi
Birlikte var olma sözleşmesi, benzer markaların pazarda yan yana kullanılmasının koşullarını belirleyen ve taraflara karşılıklı yükümlülükler getiren bir sözleşmedir. Muvafakatname ise Kuruma yöneltilen tek taraflı bir beyandır. İkisi çoğu zaman birlikte kullanılır: taraflar önce kullanım koşullarını sözleşmeyle belirler, ardından bu anlaşmanın gereği olarak muvafakatname düzenlenip tescil sürecine sunulur.
Bu ayrımın pratik değeri, muvafakatnamede yer alamayacak koşulların sözleşmede güvence altına alınabilmesidir. İşaretin hangi biçimde kullanılacağı, hangi ürün gruplarına girilmeyeceği, ayırt ediciliği artıracak ek unsurların bulundurulması ve ihlal hâlinde uygulanacak yaptırımlar sözleşmeyle düzenlenir. Sözleşmeye aykırılık muvafakatin geri alınmasını sağlamaz, ancak tazminat ve sözleşmeye dayalı men talepleri için hukuki zemin oluşturur.
Muvafakat Kararınızı Sonuçlarıyla Birlikte Verin
Muvafakatname, kısa vadede bir tescil sorununu çözerken uzun vadede marka gücünü kalıcı olarak etkileyen tek taraflı bir tasarruftur. Kuruma sunulduktan sonra geri alınamaması, kararın verilmeden önce ayrıntılı biçimde değerlendirilmesini zorunlu kılar. Çakışmanın gerçekten hangi kalemlerde bulunduğu belirlenmeli, muvafakatin kapsamı bu kalemlerle sınırlandırılmalı ve karşılıklı beklentiler ayrı bir birlikte var olma sözleşmesine yazılmalıdır. Böylece tescil süreci ilerlerken pazardaki sınırlar da korunur.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka muvafakatnamesi geri alınabilir mi?
Kural olarak hayır. Kuruma usulüne uygun biçimde sunulmuş noter onaylı ve kayıtsız şartsız muvafakat, tek taraflı iradeyle geri alınamaz. Karşı taraf bu beyana güvenerek başvurusunu sürdürdüğünden sonradan dönülmesi hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz. Ticari ilişkinin sonradan bozulması da muvafakati kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Muvafakatname şarta bağlanabilir mi?
Hayır. Muvafakatnamenin kayıtsız şartsız olması aranır; belgeye şart, süre veya cayma kaydı konulamaz. Belirli bir tarihe kadar geçerli olduğu ya da sözleşme feshedilirse hükümsüz kalacağı belirtilen bir muvafakat işleme alınmaz. Tarafların koşul belirleme ihtiyacı, muvafakatname metnine değil ayrı bir birlikte var olma sözleşmesine yansıtılmalıdır.
Muvafakat ile birlikte var olma sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Muvafakatname Kuruma yöneltilen tek taraflı bir beyandır ve tescil engelini kaldırmaya hizmet eder. Birlikte var olma sözleşmesi ise taraflar arasında karşılıklı yükümlülükler doğuran, kullanım biçimini ve sınırlarını belirleyen bir sözleşmedir. İkisi genellikle birlikte kullanılır; sözleşmeye aykırılık muvafakati geri almaz ama tazminat talebine dayanak oluşturur.
Muvafakat kararınızı vermeden önce görüşümüzü alın
Muvafakat kapsamını ve sözleşme koşullarını birlikte belirlemek için bize ulaşın.
Bizimle iletişime geçin