Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Kullandığım Marka Başkası Adına Tescilliyse Ne Yapabilirim?

Yıllardır kullandığınız bir ismin başkası adına tescilli olduğunu öğrenmek can sıkıcıdır. Ancak bu, otomatik olarak markayı bırakmanız gerektiği anlamına gelmez; önünüzde birkaç somut yol vardır.

Kısaca

Önce Durumu Doğru Okuyun

İlk iş sicil kaydını ayrıntılı incelemektir. Tescilin başvuru tarihi, kapsadığı mal ve hizmetler, sahibinin kimliği ve markanın hâlen yürürlükte olup olmadığı belirlenmelidir. Bazı hâllerde tescilin kapsamı sizin faaliyetinizle hiç örtüşmez ve sorun görünenden çok daha küçüktür.

İkinci iş kendi kullanımınızı tarihlendirmektir. İlk kullanım tarihinizi gösteren faturalar, sözleşmeler, katalog ve reklam kayıtları, alan adı tescil tarihi ve sosyal medya arşivleri bir arada toplanmalıdır. Bu dosya, sonraki her adımın temelini oluşturur.

Bu iki tablo yan yana konduğunda hangi yolun açık olduğu netleşir. Delil olmadan strateji kurmak süreci baştan zayıflatır; karşı tarafla yapılacak ilk görüşme bile bu hazırlığın üzerine oturmalıdır. Hazırlıksız yapılan bir temas, karşı tarafa savunmasını güçlendirme fırsatı verir.

Yol 1: Kullanmama Nedeniyle İptal

Tescilli marka fiilen kullanılmıyorsa en pratik yol iptal talebidir. 6769 sayılı Kanun m.9, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde markanın ciddi biçimde kullanılmaması ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi hâlini düzenler.

m.26 uyarınca iptal yetkisi TÜRKPATENT'tedir ve bu yetki 10.01.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Talep artık mahkemeye değil doğrudan Kurum'a yapılır; bu, süreci mahkeme yoluna kıyasla daha öngörülebilir hâle getirmiştir.

İptal, kullanılmayan mal ve hizmetlerle sınırlı olarak da sonuç doğurabilir. Çoğu olayda ihtiyacınız olan şey markanın tümüyle ortadan kalkması değil, sizin faaliyet alanınızın serbest kalmasıdır; kısmi iptal bu ihtiyacı karşılar ve süreci daha yönetilebilir kılar.

Yol 2: Hükümsüzlük, Kötüniyet ve Gerçek Hak Sahipliği

Tescil fiilen kullanılıyorsa gündeme hükümsüzlük gelir. Markanızı sizden önce ve sizin kullanımınızı bilerek tescil ettiren kişiye karşı kötüniyet iddiası ileri sürülebilir; önceye dayalı gerçek hak sahipliği de bağımsız bir dayanak oluşturur.

Burada iki uyarı önemlidir. Birincisi, 6769 sayılı Kanun m.25/6 uyarınca marka sahibi, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa hükümsüzlük iddiasında bulunamaz; bu sınırlama kötüniyetli tescillerde uygulanmaz. İkincisi, m.25/7 uyarınca hükümsüzlük davasında da kullanım ispatı gündeme gelebilir.

Hükümsüzlük davalarında görevli mahkeme m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda ise m.156/2 uyarınca Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

Yol 3: Anlaşma Yolları ve Bir Uyarı

Her uyuşmazlık dava ile çözülmek zorunda değildir. Karşı taraf farklı bir pazarda faaliyet gösteriyorsa, 6769 sayılı Kanun m.5/3 kapsamında noter onaylı muvafakatname alınarak kendi başvurunuzun önü açılabilir; bu, m.5/1-(ç) kapsamındaki reddi engeller.

Alternatif olarak markanın tümüyle ya da m.148/6 uyarınca kısmen devralınması görüşülebilir. Devir sözleşmesinin m.148/4 gereğince noter tarafından onaylanmış olması şarttır; aksi hâlde sözleşme geçersizdir ve karşı tarafa yapılan ödeme karşılıksız kalabilir ve markanın sicildeki durumu hiç değişmez.

Kritik uyarı şudur: kendi adınıza bir tescil almanız sizi korumaz. m.155 uyarınca, daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahibinin açtığı tecavüz davasında kendi sınai mülkiyet hakkınızı savunma gerekçesi olarak ileri süremezsiniz.

İlgili Mevzuat

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.9 kullanmama hâllerini, m.26 ise 10.01.2024'ten itibaren TÜRKPATENT eliyle yürütülen iptal usulünü düzenler. m.25/6 uyarınca birbirini izleyen beş yıl sessiz kalma hâlinde hükümsüzlük iddiasında bulunulamaz; kötüniyetli tesciller bu kuralın dışındadır. m.5/3 noter onaylı muvafakatnameyi, m.148/4 devir sözleşmesinin noter onayı şartını, m.155 ise kendi tescilinizin savunma gerekçesi yapılamayacağını öngörür.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu

Sonuç: Sıralı ve Delile Dayalı Bir Plan

İzlenecek sıra genellikle şudur: sicil ve kullanım analizi, delil dosyasının hazırlanması, karşı tarafla temas veya muvafakat görüşmesi, sonuç alınamazsa kullanmama nedeniyle iptal talebi ya da hükümsüzlük davası. Adımların sırası, maliyeti ve süreyi doğrudan etkiler.

Paralelde markanın değiştirilmesinin maliyeti de hesaplanmalıdır. Bazı hâllerde yeni bir marka kurmak, uzun bir ihtilafın toplam yükünden ve belirsizliğinden daha hafif olabilir; bu, hukuki olduğu kadar ticari bir karardır ve tanınırlık düzeyiniz dikkate alınarak verilmelidir.

Özetle paniğe gerek yok, ancak beklemek de yok. Sessiz kalma süresi ve kullanmama süreleri işlemeye devam ettiği için zaman burada doğrudan hukuki sonuç doğuran bir unsurdur. Karar ne yönde olursa olsun, gecikmenin kendisi başlı başına bir risktir.

Sık Sorulan Sorular

Markayı yıllardır ben kullanıyorum, tescil başkasında; hakkım var mı?

Önceye dayalı gerçek hak sahipliği ve kötüniyet iddiaları ileri sürülebilir. Bunun için ilk kullanım tarihinizi ve kesintisiz kullanımınızı belgelemeniz gerekir.

Kullanılmayan bir markanın iptalini nereye talep ederim?

Kullanmama nedeniyle iptal talepleri 10.01.2024'ten itibaren TÜRKPATENT'e yapılır. Talep, kullanılmayan mal ve hizmetlerle sınırlı sonuç da doğurabilir.

Ben de aynı markayı tescil ettirirsem sorun çözülür mü?

Hayır. Daha önceki tarihli hak sahibi tecavüz davası açtığında kendi tescilinizi savunma gerekçesi olarak ileri süremezsiniz; tescil sizi bu davada korumaz.

Kullandığınız Marka Başkasının Sicilinde mi Görünüyor?

Tescilin zayıf noktalarını ve size açık olan yolları birlikte değerlendirmek için bizimle iletişime geçin.

Bizimle iletişime geçin