Marka konusundaki en pahalı hatalar bilgisizlikten değil, doğru sanılan yanlışlardan doğar. En sık karşılaşılan altı yanılgıyı tek tek ele alıyoruz.
- Ticaret unvanı tescili tek başına marka koruması sağlamaz.
- Logo tescili, kelimenin her kullanımını korumayabilir.
- Marka koruması yalnız tescil edildiği ülkede geçerlidir.
Unvan ve Alan Adı Almak Marka Hakkı Vermez
Ticaret unvanını sicile tescil ettirmek marka hakkı doğurmaz; unvan ile marka birbirinden ayrı hukuki kurumlardır. Unvan, işletmenin ticari hayattaki kimliğini gösterir ve kayıtlı olduğu sicilde karışıklığa yol açmamasını sağlar. Marka ise mal ve hizmetleri ayırt etmeye yarar ve ancak marka siciline tescille korunur. Unvanınızın yıllardır kullanılıyor olması, bir başkasının aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmesini kendiliğinden engellemez.
Alan adı satın almak da marka hakkı sağlamaz; alan adı tahsisi teknik bir kayıttır, fikri mülkiyet tescili değildir. Bir uzantıyı ilk siz almış olsanız bile, aynı ibarenin marka sahibi başka bir kişiyse alan adının devri ya da kullanımın durdurulması talebiyle karşılaşabilirsiniz. Doğru sıra şudur: önce ibarenin marka olarak müsait olup olmadığı araştırılır, ardından alan adı ve sosyal medya hesapları alınır.
Logo Tescili Kelimeyi Her Halde Korumaz
Yalnızca logoyu tescil ettirmek, içindeki kelimenin her kullanımını korumaz; korumanın kapsamını tescil edilen işaretin biçimi belirler. Şekil, renk ve yazı karakteriyle birlikte tescil edilen bir logoda koruma, o bütünsel görünüm üzerinde yoğunlaşır. Kelimeyi farklı bir tasarımla kullanan üçüncü kişilere karşı ileri sürülecek iddia zayıflayabilir. Kelimenin kendisi ayrıca kelime markası olarak da tescil edilmelidir.
Çoğu işletme için pratik çözüm ikili yapıdır: ayırt edici kelime düz yazı biçiminde ayrı tescil edilir, kurumsal görünüm ise logo olarak ayrıca korunur. Böylece logo yenilendiğinde kelime üzerindeki hak etkilenmez; kelime farklı bir düzenle kullanıldığında da koruma sürer. Tek bir başvuruya sıkışmak kısa vadede pratik görünse de, marka büyüdükçe ve görsel kimlik değiştikçe dar kalır ve boşluk yaratır.
Tescil Dünya Çapında Geçerli Değildir
Türkiye'de alınan marka tescili dünya çapında geçerli değildir; marka koruması ülkesel niteliktedir ve yalnız tescil edildiği ülkede hüküm doğurur. İhracat yaptığınız veya yapmayı planladığınız her pazarda ayrı koruma gerekir. Uluslararası tescil sistemi ve bölgesel tesciller bu işi tek bir dosyadan yürütmeyi kolaylaştırır; ancak sonuçta koruma yine ülke ülke doğar ve her ülkenin kendi değerlendirmesine tabidir.
Zamanlama burada belirleyicidir. Türkiye'deki ilk başvurudan itibaren altı ay içinde yapılan yurt dışı başvurularında rüçhan hakkından yararlanılabilir ve ilk başvuru tarihi esas alınır. Bu süre kaçırıldığında, hedef pazarda aynı ibareyi başvuruya konu eden üçüncü kişiler öne geçebilir. İhracat kararı olgunlaşmadan hedef ülke listesini çıkarmak, sonradan pahalı çözümler aramaktan çok daha ekonomiktir.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trTM İşareti ve İlk Kullanan Kazanır Yanılgısı
TM işareti bir tescil belgesi anlamına gelmez; bu kısaltma tescilli olmayan işaretler için de kullanılan, tek başına hak doğurmayan bir ibaredir. Ürününün üzerine bu harfleri koyan bir işletme tescil sahibi olduğunu ispat etmiş olmaz. Tescilli markalar için kullanılan işaret ise çember içindeki R harfidir; gerçekte tescil bulunmadan bu işaretin kullanılması ise ticari hayatta yanıltıcı sonuçlar doğurur.
İlk kullanan da her zaman kazanmaz; marka hakkı kural olarak tescille doğar ve öncelik başvurunun tarihine göre belirlenir. Önceki kullanıma tanınan imkanlar istisnaidir ve kullanımın yoğunluğunu, süresini ve coğrafi yaygınlığını gösteren somut delil ister. Faturaların, katalogların ve reklam kayıtlarının tarihli biçimde saklanması bu yüzden değerlidir; ancak delil biriktirmek tescilin yerini tutmaz.
Doğru Bilgiyle Kurulan Marka Ucuza Gelir
Bu yanılgıların ortak yanı, marka korumasının kendiliğinden doğduğu varsayımıdır. Oysa unvan tescili, alan adı tahsisi ve TM işareti tek başına hak vermez; koruma tescille doğar ve yalnız tescil edildiği ülkede geçerlidir. Logo tescili görünümü korur, kelimeyi her halde kapsamaz. Marka on yıl süreyle korunur ve süresi dolmadan yenilenerek koruma sürdürülür. Ad seçimi aşamasında yapılacak sağlam bir araştırma, sonradan tabelayı, ambalajı ve dijital kimliği değiştirmek zorunda kalmaktan çok daha ucuzdur.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticaret unvanı tescili marka koruması sağlar mı?
Hayır. Ticaret unvanı ile marka ayrı hukuki kurumlardır ve unvanın sicile tescili marka hakkı doğurmaz. Unvan işletmenin ticari kimliğini gösterir, marka ise mal ve hizmetleri ayırt eder. Unvanı yıllardır kullanıyor olmanız, aynı ibarenin bir başkası adına marka olarak tescil edilmesini kendiliğinden engellemez. Unvanla birlikte marka başvurusu da yapılmalıdır.
Logomu tescil ettirdim, marka adım da korunuyor mu?
Tam olarak değil. Şekil, renk ve yazı karakteriyle birlikte tescil edilen logoda koruma bütünsel görünüm üzerinde yoğunlaşır. Kelimeyi farklı bir tasarımla kullanan kişilere karşı iddianız zayıflayabilir. Bu nedenle ayırt edici kelimenin düz yazı biçiminde ayrıca tescil edilmesi, logonun ise kurumsal görünüm olarak korunması yaygın ve güvenli yaklaşımdır.
TM işareti markanın tescilli olduğu anlamına mı gelir?
Gelmez. TM tescilli olmayan işaretler için de kullanılabilen bir kısaltmadır ve tek başına hukuki bir hak doğurmaz. Bir ürünün üzerinde bu harflerin bulunması, o işaretin tescil edildiğini göstermez. Tescilli markalarda kullanılan işaret çember içindeki R harfidir ve tescil bulunmadan kullanılması ticari hayatta yanıltıcı olur.
Marka adınızı tescil öncesinde birlikte değerlendirelim
Ad seçimi, sorgulama ve sınıflandırma adımlarını doğru sırayla planlayalım.
Bizimle iletişime geçin