Nakit koymadan da bir şirkete ortak olabilir ya da sermaye artırabilirsiniz; tescilli markanızı ayni sermaye olarak koyarak. Uzman ekibimiz süreci açıklıyor.
- Tescilli marka, ekonomik değeri olan bir varlık olarak ayni sermaye konabilir.
- Ayni sermaye için markanın değerinin tespit edilmesi gerekir.
- Markanın şirkete geçişi devir ve sicil kaydını gerektirir.
Ayni Sermaye Olarak Marka
Bir şirket kurulurken ya da sermaye artırırken, ortakların koyacağı sermaye her zaman nakit olmak zorunda değildir. Ekonomik değeri olan, devredilebilen ve nakde çevrilebilen varlıklar ayni sermaye olarak konabilir. Tescilli bir marka da bu nitelikleri taşıdığından, şirkete ayni sermaye olarak getirilebilecek varlıklardan biridir.
Markanın ayni sermaye olarak konması, hem markası olup nakdi sınırlı girişimciler hem de marka değerini şirket bünyesine taşımak isteyen işletmeler için stratejik bir imkândır. Bu işlem, markayı kişisel bir varlık olmaktan çıkarıp şirketin malvarlığına dâhil eder ve şirketin sermaye yapısını güçlendirir.
Değer Tespiti Neden Gerekir
Ayni sermaye olarak konacak markanın değerinin objektif biçimde tespit edilmesi zorunludur. Nakit sermayenin tutarı bellidir; ancak bir markanın değeri, itibarı, bilinirliği ve piyasa konumu gibi unsurlara bağlı olarak takdir gerektirir. Bu değerin bağımsız ve güvenilir bir şekilde belirlenmesi, hem ortaklar hem de üçüncü kişiler bakımından koruyucudur.
Değer tespiti, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kişi veya mercilerce yapılır ve şirketin sermaye yapısına bu değer üzerinden yansıtılır. Değerin abartılı ya da gerçekçi olmayan biçimde belirlenmesi, ileride ortaklık ilişkilerinde ve alacaklılar karşısında sorun doğurabilir. Bu nedenle sürecin usulüne uygun yürütülmesi kritik önemdedir.
Devir ve Sicil İşlemleri
Markanın ayni sermaye olarak konması, aslında markanın mülkiyetinin şirkete geçmesi anlamına gelir. Bu nedenle işlem, bir marka devri niteliği taşır ve devrin yazılı yapılması ile marka siciline kaydedilmesi gerekir. Sicilde marka artık şirket adına görünmelidir; aksi hâlde işlem üçüncü kişilere karşı eksik kalır.
Devir ve sicil işlemleri, şirket kuruluşu veya sermaye artırımı süreciyle eş güdümlü yürütülmelidir. Ticaret sicili işlemleri ile marka sicili işlemlerinin uyumu, markanın gerçekten ve hukuken şirketin varlığı hâline gelmesini sağlar. Bu adımların eksik bırakılması, sermaye taahhüdünün yerine getirilmediği tartışmalarına yol açabilir.
Dikkat Edilecek Hukuki Noktalar
Ayni sermaye olarak marka koyarken, markanın gerçekten sahibinize ait ve tescilli olması, üzerinde haciz, rehin ya da uyuşmazlık bulunmaması önemlidir. Yükümlülük altındaki bir marka, sağlıklı bir sermaye unsuru oluşturmaz. Ayrıca marka üzerinde daha önce verilmiş lisanslar varsa, bunların işleme etkisi değerlendirilmelidir.
İşlemin şirketler hukuku ve marka hukuku boyutlarının birlikte ele alınması gerekir; ticaret hukuku yönü değer tespiti ve sermaye sürecini, marka hukuku yönü ise devir ve sicil kaydını ilgilendirir. Bu iki alanın koordineli yürütülmesi, işlemin geçerli ve etkili olmasını sağlar. Uzman desteği, olası eksiklikleri baştan önler.
Markanın devredilebilir bir gayrimaddi hak olduğu ve devrin şekli ile sicile kaydı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda düzenlenir. Ayni sermaye olarak konması işleminin şirketler hukuku boyutu ise Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, değer tespiti kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trMarkayı Sermayeye Dönüştürmek
Tescilli bir markayı ayni sermaye olarak koymak, marka değerini şirketin gücüne dönüştüren etkili bir yöntemdir. Ancak işlem; objektif değer tespiti, geçerli bir devir ve eksiksiz sicil kaydı gerektirir. Şirketler hukuku ile marka hukukunun birlikte yürütüldüğü bu süreci baştan doğru kurgulamak, hem sermaye yapısını sağlamlaştırır hem de ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.
Markanızı sermayeye mi dönüştürmek istiyorsunuz?
Değer tespitinden sicile kadar ayni sermaye sürecini hukuka uygun biçimde birlikte yönetelim.
Bizimle iletişime geçin