Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Marka Portföyünde Ölü Kayıtların Temizlenmesi

Marka portföyünde her kayıt aynı değeri taşımaz. Hangi tescilin yenileneceğine karar vermek, hem maliyeti hem iptal riskini doğrudan azaltır.

Kısaca

Ölü Kayıt Nedir ve Neden Maliyet Doğurur

Ölü kayıt, sicilde duran ancak fiilen kullanılmayan marka tescilidir. Bu kayıtlar iki yönlü yük getirir. Birincisi doğrudan maliyettir; her yenileme dönemi ödeme, vekil takibi ve idari işlem gerektirir. İkincisi hukuki risktir; tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca ciddi biçimde kullanılmayan bir marka, üçüncü kişilerin iptal talebine açık hale gelir. Portföy büyüdükçe bu iki yük birlikte artar.

Risk yalnız iptal edilme ihtimaliyle sınırlı değildir. Kullanılmayan bir tescile dayanarak başka bir başvuruya itiraz edildiğinde, karşı taraf kullanım ispatı isteyebilir; ispat sunulamazsa itiraz sonuçsuz kalır. Yani ölü kayıt, gerektiğinde savunma aracı olarak da işe yaramaz. Portföyü büyük göstermek uğruna tutulan kayıtlar, gerçek bir uyuşmazlıkta beklenen korumayı sağlamaz.

Hangi Kaydın Bırakılacağına Nasıl Karar Verilir

Karar, her kayıt için aynı soru setinin sırayla sorulmasıyla verilir. Marka bugün hangi ürün veya hizmette kullanılıyor? Kullanım tarihli belgeyle ispatlanabiliyor mu? Tescilin kapsadığı sınıfların hangileri fiilen karşılık buluyor? Marka yakın vadeli bir ürün planında yer alıyor mu? Aynı işaret başka bir tescille zaten korunuyor mu? Yanıtlar tabloya işlendiğinde tablo kararı kendiliğinden gösterir.

İkinci ölçüt kümesi ticari değerle ilgilidir. Marka bir satış kanalında tanınıyor mu, ambalaj ve tabelalarda görünüyor mu, lisans veya franchise ilişkisine konu mu, alan adı ve sosyal medya hesaplarıyla eşleşiyor mu? Bir kaydın bırakılması ilk bakışta tasarruf gibi görünse de, aynı işaretin sonradan üçüncü kişilerce tescil edilmesi ihtimali her zaman hesaba katılmalıdır. Bir işaretin piyasada bıraktığı iz, çoğu zaman sicildeki kaydından daha uzun yaşar.

Kısmi Vazgeçme ile Kapsamı Daraltmak

Tescili tümüyle bırakmak zorunlu değildir; kapsam daraltılabilir. Kısmi vazgeçme, markanın kullanılmayan mal ve hizmetlerini sicilden çıkarıp fiilen kullanılan kısmı ayakta tutar. Böylece hem yenileme kapsamı küçülür hem de kullanmama iddiasının hedefi daralır. Bu yol, geniş listeyle başvurulmuş ancak yalnız birkaç kalemde faaliyet gösteren markalarda özellikle işe yarar. Kapsam daraldığında kullanım ispatı da çok daha kolay hazırlanır.

Kısmi vazgeçme kararı verilmeden önce iki nokta gözden geçirilir. Birincisi, çıkarılacak kalemlerin gelecekteki ürün planında yer alıp almadığıdır; bir kez çıkarılan kapsam geri alınamaz, yeniden istenmesi ancak yeni bir başvuruyla ve yeni bir tarihle mümkün olur. İkincisi, devam eden bir itiraz veya uyuşmazlık varsa kapsam daraltmanın o dosyaya nasıl yansıyacağıdır. Bu iki nokta netleşmeden yapılan daraltma çoğu zaman pişmanlık üretir.

İlgili Mevzuat

Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Savunma Amaçlı Tesciller Gerçekten Gerekli mi

Savunma amaçlı tescil, kullanılmayan ancak rakiplerin alanını daraltmak için tutulan kayıttır. Bu tesciller sınırlı bir işe yarar, çünkü kullanmama iptali karşısında aynı zayıflığı taşırlar. Yine de bazı hallerde anlamlıdır; ana markanın yazım varyantları, yaygın yanlış yazımlar ve doğrudan komşu sınıflar için tutulan kayıtlar, gerçek bir karışıklık riskini azaltır ve itiraz zeminini genişletir.

Ayırt edici ölçüt, savunma tescilinin ana markanın kullanımından beslenip beslenmediğidir. Ana markayla birlikte fiilen kullanılan varyantlar için kullanım delili üretmek mümkündür. Buna karşılık hiçbir üründe görünmeyen, yalnız sicilde duran ve ana markayla bağı kurulamayan işaretler için savunma iddiası zayıf kalır. Bu ayrım yapılmadan tutulan kayıtlar bütçeyi gereksiz yere meşgul eder.

Temizlik Bir Kez Değil Düzenli Aralıklarla Yapılır

Portföy temizliği tek seferlik bir iş değil, yenileme takvimine bağlanmış düzenli bir gözden geçirmedir. Her yenileme dönemi, o kaydın hâlâ gerekli olup olmadığını sormak için doğal bir fırsattır. Kullanım delili toplanabiliyorsa kayıt korunur, toplanamıyorsa kapsam daraltılır ya da yenilenmez. Marka koruması on yıl sürer ve yenilenebilir; kullanmama iptali bakımından beş yıllık süre işler. Bu iki takvimi aynı tabloda görmek, kararları duygusal olmaktan çıkarıp ölçütlü hale getirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kullanılmayan marka tescili iptal edilebilir mi?

Evet. Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen marka, ilgili kişilerin talebiyle iptal edilebilir. İptal talebi markanın tümü için gelebileceği gibi yalnız kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından da gelebilir. Bu nedenle kullanım delillerinin tarihli biçimde arşivlenmesi büyük önem taşır.

Marka yenilemesi yapılmazsa ne olur?

Süresi içinde yenilenmeyen marka koruması sona erer ve kayıt sicilden düşer. Bu durumda aynı işareti üçüncü kişiler kendi adlarına tescil ettirmek için başvurabilir. Kayıt bilinçli olarak bırakılacaksa, işaretin ambalajda, alan adında ve tabelalarda kullanılıp kullanılmadığı önceden kontrol edilmelidir. Kullanım sürüyorsa yenilememek yerine kapsamı daraltmak daha güvenli bir yoldur.

Kısmi vazgeçme ile marka kapsamı daraltılır mı?

Evet. Kısmi vazgeçme, tescilin kullanılmayan mal ve hizmetlerinin sicilden çıkarılmasını sağlar; marka kalan kapsamda korunmaya devam eder. Bu yol yenileme yükünü azaltır ve kullanmama iddiasının hedefini daraltır. Ancak çıkarılan kapsam geri alınamaz; yeniden istenmesi yeni bir başvuru ve yeni bir tarih demektir. Devam eden uyuşmazlık varsa etkisi önceden değerlendirilmelidir.

Marka portföyünüzü kayıt kayıt birlikte gözden geçirelim

Hangi tescilin korunacağını, hangisinde kapsamın daraltılacağını netleştirelim.

Bizimle iletişime geçin