Halk arasında marka patent avukatı denilen kişi, hukuken marka ve patent vekilidir; bu unvan TÜRKPATENT sicilinde kayıtlı olmayı gerektirir.
- Marka patent avukatı halk dilinde kullanılan bir tabirdir.
- Vekillik, Kurum sicilinde kayıtlı olmayı gerektiren bir unvandır.
- Dava işleri avukatın, Kurum işlemleri vekilin alanına girer.
Marka Patent Avukatı Aslında Kimdir
Marka patent avukatı diye aranan kişi, hukuki terminolojide marka vekili veya patent vekilidir. Sınai mülkiyet mevzuatı, Kurum nezdinde üçüncü kişiler adına işlem yapma yetkisini yalnızca sicile kayıtlı vekillere tanır. Bu nedenle bir başvuruyu sizin adınıza yapacak, itiraz sunacak ya da yazışmaları yürütecek kişinin avukat olması tek başına yeterli değildir; vekil sicilinde kayıtlı olması gerekir.
Karışıklığın kaynağı, iki mesleğin çoğu zaman aynı büroda yürütülmesidir. Bir marka uyuşmazlığı hem Kurum önünde idari bir aşama hem de mahkeme önünde bir dava aşaması içerebilir. Müvekkil süreci bir bütün olarak gördüğü için ikisini ayırmaz ve tek bir isimle anar. Oysa yetkilerin kaynağı farklıdır: vekillik sınai mülkiyet mevzuatından, avukatlık ise Avukatlık Kanunu'ndan doğar ve her biri kendi alanında geçerlidir.
Vekilliğin Kurum Nezdindeki Yetkisi
Vekilin yetkisi, TÜRKPATENT nezdinde yürütülen idari işlemleri kapsar. Marka ve patent başvurusunun hazırlanması ve sunulması, eksiklik yazılarına cevap verilmesi, yayıma itiraz edilmesi, karşı görüş sunulması, devir, lisans ve unvan değişikliği gibi sicil işlemlerinin yapılması, yenileme takibi ve süreçlerin izlenmesi bu kapsamdadır. Vekil, müvekkilini Kurum önünde temsil eder ve tebligatlar ona yapılır.
Vekillik unvanı, TÜRKPATENT tarafından yapılan yeterlilik sınavında başarılı olup sicile kaydedilmekle kazanılır. Sicil kaydı sürekli bir denetim ilişkisi doğurur; vekilin mesleki yükümlülükleri, müvekkil sırlarını koruma ödevi ve sorumluluğu bu kayda bağlıdır. Sicilde kayıtlı olmayan bir kişinin başkası adına Kurum işlemi yürütmesi mümkün değildir; bu nedenle çalışacağınız kişinin sicil kaydını sorgulamanız yerinde olur.
Avukatın Mahkeme Önündeki Temsil Yetkisi
Mahkeme önünde dava takip etme yetkisi avukatlara aittir. Marka hükümsüzlüğü, patent hükümsüzlüğü, tecavüzün tespiti ve önlenmesi, tazminat, YİDK kararının iptali gibi uyuşmazlıklar mahkemede görülür ve burada temsil Avukatlık Kanunu'na göre avukat tarafından yapılır. Vekillik unvanı tek başına, sahibine mahkemede dava açma ya da duruşmada müvekkilini temsil etme yetkisi vermez.
Bu ayrım pratikte önemli bir sonuç doğurur. Kurum nezdinde verilen bir karar sizin aleyhinize sonuçlandığında, süreç mahkemeye taşınır ve orada dosyayı avukatın yürütmesi gerekir. İdari aşamada oluşan dosya, mahkeme aşamasının ham maddesidir; itiraz dilekçesinde kurulan gerekçe, sonradan açılacak davanın çerçevesini belirler. Bu yüzden iki aşamanın birbirini tanıyan ellerde yürütülmesi büyük fark yaratır.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trHangi İşte Kime Başvurmalı
Kurum nezdindeki işlemler için vekile, mahkeme önündeki işler için avukata başvurulur. Marka başvurusu yapmak, benzerlik araştırması istemek, yayıma itiraz etmek, ret kararına karşı Kuruma itirazda bulunmak, yenileme ve devir işlemlerini yürütmek vekillik alanına girer. Buna karşılık tecavüz nedeniyle dava açmak, hükümsüzlük istemek ya da YİDK kararının iptalini talep etmek avukatın işidir.
Bir kişi hem avukat hem vekil olabilir; bu durumda süreci baştan sona tek elden yürütür. Avukatlar için de vekillik, sicile kayıt ve gerekli yeterliliğin sağlanmasıyla kazanılır; kendiliğinden doğmaz. Uygulamada en verimli yapı, iki uzmanlığın aynı dosyada birlikte çalışmasıdır. Başvuru stratejisi kurulurken olası bir davanın nasıl ilerleyeceği düşünülür, dava açılırken de idari dosyada söylenenlerle çelişilmez.
Doğru Kapıyı Bulmanın Pratik Yolu
Uygulamada kimi arayacağınıza karar vermenin en kolay yolu, işin nerede görüleceğine bakmaktır. Dosya TÜRKPATENT önünde ilerliyorsa vekile, mahkemede ilerliyorsa avukata ihtiyaç vardır. Marka ve patent uyuşmazlıkları çoğu zaman ikisini birden gerektirdiği için, sürecin başında her iki yetkinin de sağlanacağından emin olmak zaman ve hak kaybını önler. Görüşme sırasında karşınızdaki kişinin hangi sıfatla hareket ettiğini ve dosyanızın hangi aşamada olduğunu açıkça sormak, sonradan doğacak sürprizleri azaltır.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka patent avukatı diye bir meslek var mı?
Hukuken böyle bir unvan yoktur. Halkın marka patent avukatı dediği kişi, sınai mülkiyet mevzuatına göre marka vekili veya patent vekilidir. Bu unvan, TÜRKPATENT tarafından yapılan yeterlilik sınavında başarılı olup vekil siciline kaydedilmekle kazanılır. Aynı kişi ayrıca avukat da olabilir; o zaman hem Kurum işlemlerini hem de davaları yürütebilir, ancak iki yetki birbirinden bağımsızdır.
Marka başvurusunu avukat yapabilir mi?
Bir avukatın başkası adına Kurum nezdinde marka başvurusu yapabilmesi için vekil siciline kayıtlı olması gerekir. Sicile kayıtlı olmayan bir avukat kendi markası için başvuruda bulunabilir; fakat müvekkili adına işlem yürütmesi vekillik yetkisini gerektirir. Bu nedenle çalışacağınız kişinin hem avukatlık hem de vekillik sıfatını baştan teyit etmek en sağlıklı yoldur.
Marka davası için vekil mi avukat mı gerekir?
Mahkemede görülen işlerde temsil avukata aittir. Hükümsüzlük, tecavüzün tespiti ve önlenmesi, tazminat veya Kurum kararının iptali istemli davalarda dosyayı avukat yürütür. Vekil ise dava öncesindeki idari aşamayı hazırlar; itiraz ve savunma dilekçeleriyle oluşan bu dosya, mahkemede kullanılacak temeli kurar. İki uzmanlığın aynı süreçte birlikte çalışması genellikle en verimli çözümdür.
Dosyanız hangi aşamada olursa olsun birlikte değerlendirelim
Marka ve patent işlerinizde hangi yetkinin gerektiğini birlikte netleştirelim.
Bizimle iletişime geçin