Her marka uyuşmazlığı savaşla bitmek zorunda değil. İtiraz sonrası uzlaşma ve muvafakat, iki tarafın da kazandığı akılcı bir çözüm olabilir.
- İtiraz sürecinde taraflar müzakere ederek uzlaşmaya varabilir.
- Muvafakatname, önceki marka sahibinin sonraki başvuruya rıza gösterdiği bir belgedir.
- Uzlaşma; kapsam daraltma, ayırt edicilik artırma veya birlikte var olma sözleşmesiyle sağlanabilir.
Marka itirazı nasıl doğar ve neden uzlaşma gündeme gelir
Marka başvurusu Resmî Marka Bülteni'nde yayımlandığında, önceki hak sahipleri karıştırılma ihtimali veya diğer nispi ret nedenlerine dayanarak yayına itiraz edebilir. İtiraz TÜRKPATENT tarafından incelenir ve başvurunun reddine ya da kabulüne karar verilir. Bu süreç zaman alır, taraflar için belirsizlik yaratır ve çoğu zaman her iki taraf açısından da maliyetlidir. İşte tam bu nedenlerle taraflar, kurumun kararını beklemek yerine kendi aralarında uzlaşma yolunu değerlendirmeye yönelir.
Uzlaşma, uyuşmazlığın kurum kararına bırakılmadan tarafların iradesiyle çözülmesidir. Özellikle markaların farklı sektörlerde kullanıldığı, coğrafi olarak ayrıştığı veya karıştırılma ihtimalinin baştan düşük olduğu durumlarda taraflar, uzun ve sonucu belirsiz bir çekişme yerine karşılıklı anlaşmayı tercih edebilir. Bu yaklaşım hem zamandan ve emekten tasarruf sağlar hem de tarafların gelecekte iş ilişkisi kurmasının önünü açabilecek yapıcı bir zemin oluşturur.
Muvafakatname ile itirazın aşılması
Muvafakatname, önceki marka sahibinin, kendi markasıyla benzer olduğu için normalde reddedilebilecek sonraki bir başvurunun tesciline açık rıza gösterdiği, kural olarak noter onaylı bir belgedir. Sınai Mülkiyet Kanunu, önceki hak sahibinin muvafakat etmesi hâlinde benzerlik gerekçesiyle reddedilebilecek başvuruların tesciline imkân tanır. Böylece iki benzer marka, sahiplerinin karşılıklı rızasıyla sicilde birlikte yer alabilir ve itiraz nedeniyle doğan tıkanıklık aşılmış olur.
Muvafakatnamenin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarını taşıması ve kapsamının net biçimde belirlenmiş olması gerekir. Rızanın hangi başvuru için, hangi mal ve hizmetler bakımından verildiği açıkça gösterilmeli, belge usulüne uygun düzenlenmelidir. Eksik veya belirsiz bir muvafakatname sonradan geçerlilik tartışmalarına yol açabileceğinden, belgenin bir uzman yardımıyla hazırlanması, tarafların iradesinin doğru ve güvenli biçimde yansıtılması açısından önemlidir.
Uzlaşmanın diğer yolları: kapsam ve kullanım düzenlemeleri
Uzlaşma her zaman tam muvafakat gerektirmez. Taraflar, sonraki başvurunun mal ve hizmet listesini daraltarak çakışmayı ortadan kaldırabilir; böylece markaların faaliyet alanları ayrışır ve karıştırılma ihtimali belirgin biçimde azalır. Benzer şekilde başvuru sahibi, markasına ek ayırt edici unsurlar katarak iki markayı tüketici gözünde daha net biçimde ayırabilir. Bu tür düzenlemeler, önceki hak sahibinin itirazını geri çekmesinin önünü açan pratik çözümlerdir.
Bir başka yöntem, tarafların birlikte var olma sözleşmesi imzalamasıdır. Bu sözleşmede markaların hangi sektörlerde, hangi coğrafyalarda ve hangi koşullarda kullanılacağı belirlenerek gelecekte çıkabilecek uyuşmazlıklar önceden önlenir. İyi kurgulanmış bir birlikte var olma sözleşmesi, tarafların ilişkisini uzun vadeli, öngörülebilir ve istikrarlı bir zemine oturtur; böylece bugünkü uyuşmazlık çözülürken yarınki olası çekişmeler de baştan bertaraf edilmiş olur.
Uzlaşırken dikkat edilmesi gerekenler
Uzlaşma cazip görünse de dikkatsizce yapılan bir anlaşma ileride sorun yaratabilir. Muvafakat veren önceki hak sahibi, kendi markasının ayırt ediciliğini ve gelecekteki genişleme planlarını göz önünde bulundurmalıdır; bugün zararsız görünen bir benzerlik, ileride marka kimliğini zayıflatabilir veya yeni bir pazara açılırken engel oluşturabilir. Bu yüzden rıza vermeden önce kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılması, sonradan pişmanlık yaşanmaması açısından şarttır.
Başvuru sahibi açısından ise uzlaşmanın koşulları net biçimde yazılı hâle getirilmeli; kullanım sınırları, coğrafi kapsam ve süre gibi unsurlar belirsiz bırakılmamalıdır. Anlaşmanın taraf iradelerini tam olarak yansıtması ve gerekli şekil şartlarını taşıması, sonradan doğabilecek geçersizlik iddialarını ve yeni uyuşmazlıkları önler. Her iki taraf için de sürecin bir vekil eşliğinde yürütülmesi, hem hakların korunması hem de anlaşmanın kalıcılığı bakımından güvenli bir tercihtir.
Önceki hak sahibinin muvafakati hâlinde benzerlik gerekçesiyle reddedilebilecek marka başvurularının tesciline imkân tanıyan düzenleme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır. Muvafakatnamenin şekil şartları ve kapsamı için uzman desteği alınmalıdır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trSonuç ve öneri
Marka itirazı bir kriz değil, çoğu zaman iyi yönetildiğinde bir müzakere fırsatıdır. Muvafakatname, kapsam daraltma veya birlikte var olma sözleşmesi gibi araçlar; uzun, maliyetli ve belirsiz bir çekişmenin yerine her iki tarafın da kazandığı çözümler sunar. Uzlaşmanın kalıcı olması için belgelerin usulüne uygun hazırlanması ve tarafların menfaatlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir; bu noktada deneyimli bir vekilin desteği, sürecin sağlıklı sonuçlanmasında belirleyici olur.
Marka uyuşmazlığınızı uzlaşmayla çözün
Muvafakatname ve birlikte var olma sözleşmesi hazırlığı için Yıldırım Patent ekibiyle görüşün.
Bizimle iletişime geçin