Madrid Protokolü üzerinden yaptığınız uluslararası başvuruda belirlediğiniz ülkelerden birinin ofisi itiraz ederse, WIPO aracılığıyla size geçici ret bildirimi ulaşır. Bu bildirim markanızın o ülkede tamamen reddedildiği anlamına gelmez; doğru ve zamanında cevapla süreç çoğu zaman kurtarılabilir.
- Geçici ret, yalnız bildirimi gönderen ülke için geçerlidir; diğer ülkeler etkilenmez.
- Cevap genellikle o ülkede yetkili bir yerel vekil aracılığıyla verilir.
- Cevap süresi kısa ve hak düşürücü olabilir; bildirimi alır almaz takvimi teyit edin.
Bildirim elinize ulaştığında ilk okuma
Geçici ret bildirimi genellikle İngilizce, Fransızca veya İspanyolca düzenlenir ve ret gerekçesini, etkilenen mal ve hizmetleri, cevap için öngörülen yolu ve süreyi içerir. İlk okumada üç soruya cevap arayın. Birincisi, ret gerekçesi mutlak mı, yoksa nispi mi? Mutlak ret, markanın o ülkede tanımlayıcı, ayırt edicilikten yoksun ya da kamu düzenine aykırı görülmesinden kaynaklanır. Nispi ret ise o ülkede daha önce tescil edilmiş benzer bir markaya dayanır. İkincisi, ret bütün listeyi mi, yoksa yalnız bazı mal ve hizmetleri mi kapsıyor? Üçüncüsü, bildirimde belirtilen cevap süresi hangi tarihten başlıyor ve nasıl hesaplanıyor?
Örneğin Türkiye'de tekstil ürünleri için tescilli bir marka, Madrid üzerinden birkaç ülkeye genişletilmiş olsun. Bu ülkelerden birinin ofisi, sınıf listesindeki bazı giyim eşyalarının tanımını fazla geniş bulduğu ve bir ayakkabı markasıyla benzerlik gördüğü için kısmi geçici ret gönderebilir. Aynı dosyada diğer ülkeler sessiz kalıyor veya koruma veriyorsa, sorun yalnız o ülkeyle sınırlıdır. Bu ayrımı yapmak, hem maliyeti hem de önceliği belirler. Hangi ürünün o pazarda gerçekten satılacağını bilen ticari ekibinizle kısa bir görüşme, cevabın kapsamını netleştirmek için en verimli ilk adımdır.
Neden yerel vekil gerekir ve nasıl seçilir?
Madrid sisteminin kolaylığı, başvuruyu tek bir yerden, tek dilde ve tek ücret ödemesiyle yapabilmenizdir. Ancak geçici ret aşamasında dosya, o ülkenin ulusal ofisi önünde yürüyen bir işleme dönüşür. Pek çok ülke, yurt dışında yerleşik başvuru sahiplerinin bu aşamada kendi ülkelerinde kayıtlı bir vekil aracılığıyla hareket etmesini ister. Bu nedenle cevap, Türkiye'deki vekilinizin koordinasyonunda, o ülkede yetkili bir meslektaş aracılığıyla hazırlanır. Yabancı başvuru ve vekil zorunluluğu konusunu önceden bilmek, bildirim geldiğinde hazırlıksız yakalanmamanızı sağlar. Bu koordinasyonda Türkiye'deki vekiliniz dosyanın geçmişini, temel başvurunun kapsamını ve ticari önceliklerinizi yerel meslektaşa aktarır; yerel vekil ise ofisin beklentilerini ve yazışma dilini bilir.
Yerel vekil seçerken yalnız ücret teklifine bakmayın. O ülkenin marka ofisi uygulamasına hâkim olup olmadığını, sizin sektörünüzde benzer dosyalar yürütüp yürütmediğini ve yazışmalarda ne kadar hızlı cevap verdiğini sorgulayın. Türkiye'deki vekilinizin bu ülkede daha önce çalıştığı bir meslektaşı varsa, iletişim zinciri kısalır ve hata payı düşer. Güncel vekil ücretleri ve ofis harçları ülkeye göre büyük farklılık gösterir; tutarlar her dosyada ayrıca teyit edilmelidir. Teklif alırken cevap dilekçesi, olası ek yazışmalar ve itiraz aşaması için ayrı kalemler istemek, sonradan sürpriz maliyetle karşılaşmayı önler.
Cevap stratejisini ret türüne göre kurmak
Mutlak ret gerekçesinde çoğu zaman markanın o dildeki anlamı tartışılır. Türkçede ayırt edici görünen bir kelime, hedef ülkenin dilinde ürünün adı ya da övücü bir sıfat olabilir. Bu durumda markanın bütün olarak ayırt edici olduğu, şekil unsurlarının katkısı veya o pazardaki kullanım belgeleri ileri sürülebilir. Nispi retlerde ise önceki markayla benzerlik ve mal ile hizmetlerin aynılığı tartışılır. Mutlak ret nedenleri ve nispi ret nedenleri arasındaki farkı bilmek, cevabın dayanağını doğru seçmeyi kolaylaştırır; iki gerekçe aynı bildirimde birlikte de yer alabilir.
Her zaman tam bir savunma gerekmez. Bazen en pratik çözüm, sorunlu mal ve hizmetleri listeden çıkarmak ya da tanımları daraltmaktır. Önceki marka sahibiyle bir birlikte var olma anlaşması yapmak da bazı ülkelerde değerlendirilen bir seçenektir. Hangi yolun seçileceği, o ülkede gerçekten hangi ürünleri satacağınıza bağlıdır. Satış planında olmayan bir ürün için uzun bir savunma yürütmek, gereksiz maliyet ve zaman kaybı yaratır. Somut durum kendi koşullarında değerlendirilmeli, ülke uygulaması yerel vekille birlikte okunmalıdır. Örneğin bir mobilya markası için retli listede yer alan aydınlatma ürünleri o ülkede hiç satılmayacaksa, onları çıkarıp mobilyada korumayı güvenceye almak daha akılcı olabilir.
Sık yapılan hatalar ve takvim disiplini
En sık hata, bildirimi Türkiye'deki ulusal bir tebligat gibi görüp bekletmektir. Geçici ret bildiriminde belirtilen cevap süresi ülkeden ülkeye değişir, kısa olabilir ve kaçırılması çoğu zaman o ülkede korumanın kaybı sonucunu doğurur. Bildirimi aldığınız gün takvime işleyin, yerel vekille ilk teması aynı hafta kurun ve gerekiyorsa süre uzatımı imkânı olup olmadığını sorun. Uzatma her ülkede mümkün değildir ve varsa bile koşulları farklıdır. Birden fazla ülkeden bildirim geldiyse, her biri için ayrı bir süre ve ayrı bir sorumlu belirleyin. Böylece bir ülkedeki yazışma, diğerindeki süreyi gözden kaçırmanıza yol açmaz.
İkinci hata, temel başvuruyla uluslararası kaydın bağını unutmaktır. Türkiye'deki temel başvuru veya tescil belirli bir dönem boyunca reddedilir ya da daraltılırsa, bu durum uluslararası kaydı da etkileyebilir. Bu nedenle yurt dışındaki geçici retle uğraşırken Türkiye'deki dosyanın durumunu da izlemek gerekir. Madrid protokolü ile ilgili genel yapıyı gözden geçirmek, iki dosya arasındaki ilişkiyi anlamaya yardımcı olur. Ayrıca yerel vekilden gelen cevap taslağını, Türkiye'deki dosyanızı bilen vekilinizle birlikte okumak tutarsız beyanların önüne geçer. Tutarlılık özellikle önemlidir; bir ülkede markanın anlamı hakkında yapılan açıklama, başka bir dosyada karşınıza çıkabilir.
Türkiye'den yapılan uluslararası marka başvuruları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türkiye'nin taraf olduğu Madrid Protokolü çerçevesinde yürütülür; geçici retlere verilecek cevap ise ilgili ülkenin kendi mevzuatına tabidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trGeçici ret, dosyanın sonu değil pazarlık masasıdır
Geçici ret bildirimi ilk bakışta korkutucu görünse de çoğu zaman bir müzakere sürecinin başlangıcıdır. Gerekçeyi doğru okumak, yerel vekili zamanında devreye almak ve cevabı gerçek ticari planınıza göre şekillendirmek, markanızın o pazardaki korumasını kurtarmanın temel adımlarıdır. Bildirimi beklettikçe seçenekleriniz daralır; erken hareket ettiğinizde ise daraltma, savunma veya anlaşma yollarından en uygun olanını sakin bir şekilde seçebilirsiniz. Bir sonraki uluslararası genişlemede de bu deneyimi kullanarak listelerinizi baştan daha isabetli hazırlayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir ülkeden geçici ret gelmesi diğer ülkeleri etkiler mi?
Hayır. Geçici ret yalnız bildirimi gönderen ülke ofisinin kararıdır ve diğer belirlenmiş ülkelerdeki inceleme bundan bağımsız yürür. Ancak aynı gerekçenin başka ülkelerde de gündeme gelme ihtimali varsa, cevap stratejisini baştan buna göre kurmak yararlı olur.
Geçici rede cevap vermezsem ne olur?
Cevap verilmediğinde ret genellikle kesinleşir ve markanız o ülkede, ret kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından korunmaz. Süreler ülkeye göre değişir ve hak düşürücü olabilir. Bu nedenle bildirimi aldığınız anda cevap süresini yerel vekille teyit etmeniz gerekir.
Cevabı Türkiye'deki vekilim doğrudan verebilir mi?
Çoğu ülkede ulusal ofis önündeki işlemler, o ülkede yetkili bir vekil aracılığıyla yürütülmek zorundadır. Türkiye'deki vekiliniz süreci koordine eder, dosyayı ve stratejiyi hazırlar; yerel vekil ise cevabı ofise sunar. Ülke kurallarının ayrıca teyit edilmesi gerekir.
Geçici ret bildiriminizi birlikte inceleyelim
Bildirimi ve dosyanızı değerlendirip yerel vekil koordinasyonu için izlenecek yolu birlikte planlayabiliriz.
Bizimle iletişime geçin