Kötü niyetli marka tescili, markayı gerçek bir kullanım amacıyla değil; başkasının emeğinden veya ününden haksız yararlanmak için tescil ettirmektir.
- Kötü niyet, marka hukukunda ağır bir ihlal göstergesidir.
- Başvuru sahibinin amacı ve ticari bağlam önemlidir.
- İtiraz ve hükümsüzlükte güçlü bir gerekçedir.
- Somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Kötü niyet, marka hukukunun en ağır değerlendirme sebeplerinden biridir ve çoğu zaman itiraz veya hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülür. Markayı kullanma niyeti olmaksızın yalnızca başkasının önünü kesmek veya pazarlık konusu yapmak amacıyla yapılan başvurular bu kapsamda değerlendirilir.
Kötü niyetin doğrudan ispatı çoğu zaman güçtür; ancak başvuru zamanı, tarafların önceki ilişkisi, piyasa bilgisi, markanın önceki kullanımı ve başvuru sahibinin davranışları üzerinden ortaya konabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/9
Kötüniyetle yapılan marka başvuruları, itiraz üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.trEmsal Karar
Davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu ileri sürülerek Kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.
T.C. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/485, K. 2024/97
Yukarıdaki karar bir ilk derece mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) kararıdır; emsal niteliğinde olup Yargıtay kararı değildir.
Sonuç
Kötü niyetli başvurular, somut delillerle ortaya konduğunda itiraz veya hükümsüzlük yoluyla engellenebilir.
Kötü Niyetli Tescile Karşı
Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.
Bizimle iletişime geçin