Tek bir kitabın adı çoğu zaman o eseri anlatan bir başlıktır; ancak her yıl yeni cildi çıkan bir seri, sevilen bir çocuk kahramanı ya da okurların tanıdığı bir yazar adı zamanla markaya dönüşür. Bu dönüşümde sahipliğin yazarda mı yayınevinde mi kalacağını sözleşme aşamasında konuşmak gerekir.
- Seri adı ve karakter adı, tek kitap başlığından farklı olarak marka işlevi görebilir.
- Yayınevi adına yapılan tescil, yazar yayınevi değiştirdiğinde sorun yaratabilir.
- Karakterin çizimi ayrıca telif koruması taşır; illüstratörle hak devri netleşmelidir.
Tek kitap başlığı ile seri adı arasındaki fark
Bir romanın başlığı, genellikle o kitabın içeriğini anlatan bir isimdir ve okur açısından kitabı tanımlar; bu nedenle tek bir eserin adı, marka olarak korunmaya her zaman elverişli değildir. Seri adı ise farklı bir işlev görür. Genç okurlara yönelik bir bilim kurgu serisinin her cildi aynı çatı adla yayımlandığında, okur o adı gördüğünde belirli bir kaliteyi, üslubu ve yayın sürekliliğini bekler. Bu beklenti, markanın temel işlevi olan kaynak gösterme işlevine çok yakındır. Seri adının basılı yayınlar sınıfında ve e-kitap gibi dijital ürünler bakımından tescili, bu nedenle anlamlı bir koruma sağlayabilir.
Marka korumasının yanında eser adının kendine özgü bir koruması da vardır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, bir eserin adının başka bir eserde karışıklığa yol açacak şekilde kullanılmasına karşı belirli bir koruma öngörür. Ancak bu koruma, adın tişört, oyuncak veya animasyon gibi eser dışındaki ürünlerde kullanılmasına karşı sınırlı kalabilir. Seri büyüdükçe ve yan ürünler gündeme geldikçe, eser adı korumasının yanına marka tescilini eklemek daha kapsamlı bir çerçeve oluşturur. Hangi korumanın hangi somut kullanıma karşı işe yarayacağı, durum kendi koşullarında incelenerek belirlenmelidir.
Karakter adı ve çizimi: kitaptan oyuncağa uzanan yol
Çocuk kitaplarında ticari açıdan öne çıkan unsur çoğu zaman seri adı değil, kahramanın kendisidir ve okurlar kitabı onun adıyla hatırlar. Meraklı bir kaplumbağa ya da dedektif bir kız çocuğu, okulda boyama kitaplarına, beslenme çantalarına, peluş oyuncaklara ve animasyon projelerine konu olabilir. Karakter adının bu ürünlerde marka olarak tescil edilmesi, kırtasiye, oyuncak, giyim ve eğlence hizmetleri gibi farklı sınıfları gündeme getirir. Başvuru, yan ürün planı henüz somutlaşmamışsa temel sınıflarla başlayıp, lisans görüşmeleri ilerledikçe genişletilebilir; tescilden sonra 5 yıl içinde kullanılmayan kalemlerin iptal riskine açık olduğu unutulmamalıdır.
Karakterin görsel hâli ise ayrı bir hak konusudur. Kahramanı çizen illüstratör, çizimin eser sahibidir ve mali haklar, yazılı bir sözleşmeyle ve devredilen haklar tek tek belirtilerek aktarılmadıkça onda kalır. Yazar karakteri kurgulamış olsa bile, kitaptaki çizimi oyuncak veya animasyon için kullanmak illüstratörün haklarını ilgilendirebilir. Bu nedenle yazar, yayınevi ve illüstratör arasında karakterin görsel kullanımı, işleme hakkı ve yan ürün gelirlerinin paylaşımı baştan konuşulmalıdır. Karikatür ve çizgi karakterlerde telif konusundaki genel ilkeler, bu üçlü ilişkinin nasıl kurulacağına ışık tutar; imzalar ilk kitap basılmadan tamamlanmalıdır.
Yayınevi ile yazar arasında: marka kimin adına?
Birçok yayınevi, başarılı olacağını düşündüğü bir serinin adını kendi adına marka olarak tescil ettirir. Bu, yayınevinin yatırımını korumak açısından anlaşılır bir tercihtir; ancak yazar ileride başka bir yayınevine geçmek istediğinde, kendi yarattığı serinin adını kullanamaz hâle gelebilir. Tersine, seri adını yazar kendi adına tescil ettirmişse, yayınevi tanıtım ve dağıtım için yaptığı harcamaların güvencesiz kaldığını düşünebilir ve seriye yatırım yapmaktan kaçınabilir. Bu gerilimi çözmenin yolu, yayım sözleşmesinde seri adı ve karakter adlarının kime ait olacağını, sözleşme sona erdiğinde ne olacağını açıkça yazmaktır.
Uygulamada dengeli çözümlerden biri, markanın yazar adına tescil edilmesi ve yayınevine sözleşme süresince münhasır bir kullanım izni verilmesidir. Böylece yayınevi yayın döneminde güvence altına alınır, yazar da sözleşme bitince adı yanında götürebilir. Bir diğer seçenek, markanın yayınevinde kalması ancak sözleşme sona erdiğinde belirli koşullarla yazara devredilmesidir. Hangi modelin uygun olduğu, serinin kimin fikri olduğuna, yayınevinin yaptığı yatırıma ve tarafların pazarlık gücüne bağlıdır. Yayım sözleşmesi imzalanmadan önce bu hükümlerin okunması, yıllar sonra yaşanabilecek kırgınlığı önler; gerekirse bu hükümler için ayrı bir ek protokol de hazırlanabilir.
Yazar adı ve takma ad bir markaya dönüştüğünde
Bazı yazarlar için asıl marka kendi adları ya da kullandıkları takma addır. Polisiye okurlarının raflarda aradığı bir yazar adı, yazarın vereceği yaratıcı yazarlık atölyelerinde, podcast yayınlarında ya da imzalı defter serilerinde de değer taşır. Takma adla yazan bir yazarın bu adı eğitim ve eğlence hizmetleri ile basılı yayınlar bakımından tescil ettirmesi, başkasının aynı adla içerik üretmesine karşı bir dayanak oluşturur. Takma adın ardındaki gerçek kimliğin gizli kalması isteniyorsa, başvuru sahibinin kim olacağı ve sicilde hangi bilgilerin görüneceği önceden düşünülmelidir; bu tercih, ileride yapılacak lisans görüşmelerinde de sonuç doğurur.
Yazar adının marka olarak kullanıldığı durumlarda da yayınevi ilişkisi gözden geçirilmelidir. Yayınevinin yazar adını kitap kapakları dışında, örneğin kendi ürettiği ajanda veya takvimlerde kullanması yazarın iznine bağlı olmalıdır. Kitap fuarlarında yazar adını taşıyan tanıtım ürünlerinin kim tarafından ve hangi bütçeyle hazırlanacağı da sözleşmede yer alabilir. Başvuru öncesinde aynı veya benzer adlı başka yazarların, yayın markalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, ileride bir itirazla karşılaşma ihtimalini azaltır. Bu araştırma, özellikle yaygın bir ad veya kısa bir takma ad kullanılıyorsa daha da önem kazanır.
Seri adı, karakter adı ve yazar adının marka olarak tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na; eser adı, metin ve karakter çizimlerine ilişkin haklar ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu — mevzuat.gov.trİlk cilt çıkmadan sahipliği konuşmak
Bir kitap serisinin, sevilen bir kahramanın ya da tanınan bir yazar adının değeri, çoğu zaman ilk cilt yayımlandıktan yıllar sonra ortaya çıkar. Seri ve karakter adlarını uygun sınıflarda tescil ettirmek, illüstratörle hak devrini yazılı kurmak, yayım sözleşmesine marka sahipliği ve sona erme hükümleri eklemek ve yazar adını ayrıca değerlendirmek, bu değerin yaratıcısıyla birlikte kalmasına yardım eder. Her serinin doğuşu ve tarafların katkısı farklı olduğundan, bu adımlar somut ilişkiye göre biçimlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tek bir kitabın adını marka olarak tescil ettirebilir miyim?
Tek bir eserin adı çoğu zaman o eseri tanımlayan bir başlık olarak görüldüğü için marka olarak tescili her zaman mümkün olmayabilir. Seri adları ve karakter adları ise kaynak gösterme işlevi taşıdıkları ölçüde tescile daha elverişlidir. Somut başlığın durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Yayınevini değiştirirsem seri adımı yanımda götürebilir miyim?
Bu, seri adının kimin adına tescilli olduğuna ve yayım sözleşmesindeki hükümlere bağlıdır. Marka yayınevi adına kayıtlıysa ve sözleşmede devir öngörülmemişse, adı yeni yayınevinde kullanmak sorun yaratabilir. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce sahiplik ve sona erme hükümleri netleştirilmelidir.
Karakterimin çizimini yapan illüstratörün hakları var mı?
Evet. Çizimi yapan illüstratör, çizimin eser sahibidir ve mali haklar yazılı bir sözleşmeyle, devredilen haklar tek tek belirtilerek aktarılmadıkça onda kalır. Karakterin oyuncak, animasyon veya ambalajda kullanılması planlanıyorsa, işleme ve çoğaltma haklarının açıkça devredilmesi gerekir.
Serinizi birlikte değerlendirelim
Seri, karakter ve yazar adınız için tescil ve sözleşme stratejisini birlikte gözden geçirebiliriz.
Bizimle iletişime geçin