Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Koruma Süresi Dolan Eserler (Kamu Malı)

Bir eserin mali haklarının koruma süresi sona erdiğinde eser herkesin serbestçe yararlanabileceği bir alana geçer; ancak aynı eserin yeni çevirisi, düzenlemesi veya baskısı kendi başına ayrı bir koruma doğurabilir. Bu yazıda süre hesabının mantığını ve pratik tuzakları ele alıyoruz.

Kısaca
Koruma Süresi Dolan Eserler (Kamu Malı) — bölüm şeması
Yazının bölüm akışı: Koruma Süresi Dolan Eserler (Kamu Malı)

Süre neye göre hesaplanır, hangi bilgiyi toplamalısınız?

Mali hakların koruma süresi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda eser türüne ve sahibine göre farklı biçimde bağlanır. Genel kural, eser sahibinin ölümünden sonra işleyen bir süredir; birden fazla sahibi olan eserlerde son hayatta kalan sahip dikkate alınır. Sahibi bilinmeyen, takma adla yayımlanan veya tüzel kişiye ait sayılan eserlerde ise ilk yayım tarihi öne çıkabilir. Bu nedenle bir eseri yeniden basmayı düşünen yayıncının ilk işi, yazarın ölüm tarihini, varsa ortak yazarları ve eserin ilk kez ne zaman yayımlandığını belgeleriyle tespit etmektir. Tahmine dayalı bir hesap, baskı tamamlandıktan sonra düzeltilmesi zor bir sorun yaratabilir.

Hesapta en sık yapılan hata, yalnız asıl yazarın durumuna bakıp esere sonradan eklenen parçaları unutmaktır. Örneğin bir halk hikâyeleri derlemesini yeniden basacak küçük bir yayınevi, derleyicinin notlarını, önsözü ve resimleyen sanatçının çizimlerini ayrı ayrı değerlendirmelidir; bunların sahipleri farklı tarihlerde ölmüş olabilir ve her katkının süresi ayrı işler. Yabancı bir eserde ise menşe ülkedeki süre ile Türkiye'deki koruma aynı sonucu vermeyebilir. Yazarın ölüm tarihini doğruladığınız kaynağı, hesap tablonuzu ve yararlandığınız baskının künyesini dosyanızda saklamanız, ileride gelebilecek bir itirazda elinizdeki en somut dayanak olur.

Kamu malı eserin yeni çevirisi ve düzenlemesi

Kamu malına geçmiş bir klasiği Türkçeye yeniden kazandıran çevirmen, kendi çevirisi üzerinde eser sahibi olur. Çeviri, asıl eserden yararlanılarak yapılmış bir işleme eser niteliğindedir ve çevirmenin dil tercihleri, üslubu, dipnotları ve yorumları ayrı bir korumaya konu olur. Dolayısıyla bir yayıncı, eski bir romanın özgün metnini serbestçe kullanabilse de başka bir yayınevinin yeni tarihli çevirisini izinsiz basamaz; birkaç cümleyi değiştirmek de bu sonucu ortadan kaldırmaz. Aynı durum bir besteye yapılan yeni armoniler, eski bir oyunun sahneye uyarlanmış metni veya sadeleştirilmiş bir divan şiiri baskısı için de geçerlidir.

Pratikte bu ayrım, kaynak seçerken belirleyici olur. Bir müzik öğretmeni kamu malı bir halk ezgisini koro için düzenlediğinde, düzenlemenin özgün katkıları kendisine ait bir çalışma doğurur; başka bir koro şefi aynı ezgiyi kullanabilir ama bu düzenlemenin notasını kopyalayamaz. Bu nedenle mümkün olduğunca özgün metne veya ilk baskıya ulaşmaya çalışın, dijital kütüphanelerdeki sürümlerin editör notu, sadeleştirme veya düzeltme içerip içermediğini kontrol edin. Kendi çevirinizi yaptıracaksanız çevirmenle yazılı sözleşme yapmanız da gerekir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için çeviri eserlerde telif hakkı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Süre dolunca her şey serbest mi?

Mali hakların sona ermesi, eserin tümüyle sahipsiz ve biçimsiz kullanılabileceği anlamına gelmez. Eserin kaynağının gösterilmesi, özgün metnin tanınmaz hale getirilmemesi ve yazarın adının yanlış biçimde anılmaması gibi hususlar, manevi hakların niteliği gereği önem taşımaya devam eder. Bir tarih kitabını kısaltarak basan yayıncının, kısaltma yaptığını kapakta veya künyede açıkça belirtmesi hem okura karşı dürüst bir tutumdur hem de olası şikâyetlere karşı bir güvencedir. Aynı şekilde, esere sonradan eklenmiş bir bölümü yazarın kaleminden çıkmış gibi sunmak, süre dolmuş olsa bile sorun doğurabilecek bir uygulamadır.

Kamu malı bir tabloyu tişörte veya kupa üzerine basmak isteyen bir tasarımcı ise farklı bir soruyla karşılaşabilir: Kullanacağı yüksek çözünürlüklü görüntü, bir müzenin veya fotoğrafçının çektiği bir fotoğraf olabilir ve bu çekimin kullanım koşulları ayrıca bağlayıcı olabilir. Ayrıca eski bir masal kahramanının adı ya da ünlü bir eserin başlığı, bugün başka biri adına ilgili ürün sınıfında marka olarak tescilli olabilir. Bu nedenle ürün piyasaya çıkmadan önce hem görüntü kaynağının lisans koşullarını hem de marka sicilini kontrol etmek gerekir; eserin serbest olması, üzerindeki her unsurun serbest olduğu anlamına gelmez.

Yayıncılar ve üreticiler için uygulama listesi

Kamu malı bir eseri ticari projeye dönüştürmeden önce kısa bir kontrol listesi işinizi kolaylaştırır. Yazarın ve varsa ortak yazarların ölüm tarihlerini birincil kaynaklardan doğrulayın; eserde sonradan eklenmiş önsöz, çizim, çeviri veya düzenleme olup olmadığını ayırın; yararlandığınız baskının kendi editöryal katkılarını not edin. Yabancı eserlerde menşe ülke kuralları ile Türkiye'deki korumanın örtüşüp örtüşmediğini sorgulayın ve eseri yurt dışında da satacaksanız o ülkelerin kurallarını ayrıca kontrol edin. Bu adımlar, koruma süresinin hesabı konusunda sonradan çıkabilecek tartışmaları büyük ölçüde azaltır ve dağıtıcıya sunacağınız bilgiyi netleştirir.

Sınırda kalan durumlar da vardır: Yazarın ölüm tarihi kaynaklarda farklı geçebilir, ortak eserde bir sahip hakkında bilgi bulunamayabilir ya da eserin ilk yayımı belirsiz olabilir. Mirasçıların hâlâ hak iddia ettiği bir eserde, süre hesabı tartışmalıysa önce yazılı bir görüş almak akılcıdır. Böyle bir tabloda tahmine dayanarak yüksek tirajlı bir baskıya girmek yerine, eldeki belgelerle hukuki bir ön değerlendirme yaptırmak daha güvenlidir. Her eserin yayım geçmişi farklı olduğundan somut durum, kendi belgeleri ve koşulları üzerinden ayrıca incelenmelidir; başka bir eser için yapılan hesap sizin projenize doğrudan uyarlanamaz.

İlgili Mevzuat

Koruma süreleri, işleme eserler ve eser sahibinin hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda düzenlenmiştir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu — mevzuat.gov.tr

Serbest eser, dikkatli kaynak seçimi ister

Koruma süresi dolmuş bir eser, yayıncılar, müzisyenler ve tasarımcılar için değerli bir kaynaktır; ancak serbestlik yalnız özgün esere ilişkindir. Yeni çeviriler, düzenlemeler, fotoğraflı reprodüksiyonlar ve güncel marka tescilleri ayrı haklar doğurabilir. Süre hesabını belgeleyerek yapmak, kullandığınız baskının kime ait katkılar içerdiğini ayırmak ve kaynağı dürüstçe göstermek, projenizi ileride doğabilecek itirazlara karşı sağlam bir zemine oturtur. Kararsız kaldığınız her noktayı baskıdan önce netleştirmek, sonradan toplatma veya yeniden basım zorunluluğuyla karşılaşma ihtimalini azaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kamu malı bir romanın başka yayınevine ait çevirisini basabilir miyim?

Hayır, özgün roman serbest olsa bile çeviri, çevirmenin ayrı bir işleme eseridir. Çevirmen veya hak sahibi yayınevi izin vermedikçe bu çeviriyi basamazsınız. Kendi çevirinizi yaptırmak ya da koruma süresi dolmuş eski bir çeviriyi kullanmak mümkündür.

Koruma süresinin dolduğunu nasıl kesinleştirebilirim?

Eser sahibinin ve varsa ortak sahiplerin ölüm tarihlerini, eserin ilk yayım bilgisini ve eser türünü birlikte değerlendirmek gerekir. Kanundaki süreyi bu verilere uygularken belirsiz noktalar kalırsa, özellikle ticari basımdan önce hukuki destek alarak hesabı teyit etmeniz önerilir.

Müzedeki eski bir tablonun fotoğrafını ürünümde kullanabilir miyim?

Tablonun kendisi kamu malı olabilir; ancak kullandığınız görüntünün kaynağı ve kullanım koşulları ayrıca önem taşır. Müze veya fotoğraf arşivi belirli koşullar koymuş olabilir. Ürün hazırlamadan önce görüntünün lisans koşullarını ve ilgili marka sicilini kontrol etmek gerekir.

Eski bir eseri yayımlamayı mı planlıyorsunuz?

Süre hesabını ve kullanacağınız baskının hak durumunu birlikte değerlendirelim.

Bizimle iletişime geçin