İthal edilen ürün, yurt dışında hukuka uygun üretilmiş olsa bile Türkiye'de başkasının tescilli hakkını ihlal edebilir. Risk gümrükte ortaya çıkar.
- Yurt dışında yasal ürün Türkiye'de ihlal doğurabilir.
- Gümrük idaresi şüpheli ürünün işlemini durdurabilir.
- Tedarikçiden hak beyanı ve tazminat taahhüdü alınmalıdır.
Yurt Dışında Yasal Olan Ürün Burada İhlal Olabilir
Fikri mülkiyet hakları ülkeseldir; bu nedenle menşe ülkede hiçbir sorun çıkarmayan bir ürün Türkiye'de ihlal doğurabilir. İthalatçının en sık düştüğü yanılgı, üreticinin kendi ülkesindeki tescilinin burada da geçerli olacağını varsaymaktır. Türkiye'de aynı ya da benzer işaret için başkası adına tescilli bir marka veya kayıtlı bir tasarım varsa, ürünün ithali ve satışı ihlal sayılır.
Risk yalnız marka adından doğmaz. Ürünün görünümü Türkiye'de tescilli bir tasarımla örtüşebilir, ambalaj düzeni başka bir markanın tanınmış sunumunu andırabilir, üründe kullanılan teknik çözüm burada geçerli bir patentin kapsamına girebilir. Bu nedenle inceleme yalnız etiketle sınırlı tutulmamalı; ürünün biçimi, ambalajı, kullanılan işaretler ve teknik özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Gümrükte Durdurma Riski
Hak sahiplerinin gümrük idaresine yaptığı başvuru üzerine, ihlal şüphesi taşıyan ürünlerin gümrük işlemleri durdurulabilir. Gümrük Kanunu kapsamındaki bu tedbir, ürünün iç pazara girmesini engellemeyi amaçlar ve ithalatçı çoğu zaman sevkiyat sınırda beklerken durumdan haberdar olur. Bu aşamada ardiye giderleri işlemeye başlar, teslim taahhütleri aksar ve ticari zarar hızla büyür.
Durdurma kararı sonrasında ithalatçının önünde sınırlı bir süre vardır; hak sahibiyle temasa geçilmesi, ürünün gerçekten ihlal oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi ve gerekiyorsa yargı yoluna başvurulması gerekir. Türkiye'de hakkın tükenmesi uluslararası tükenme esasına göre değerlendirilir; bu husus, hak sahibi tarafından ya da onun izniyle piyasaya sunulmuş özgün ürünlerde tartışmayı doğrudan etkiler.
İthalat Öncesi Ön Araştırma
Riskin tek gerçek çözümü, sipariş verilmeden önce yapılan ön araştırmadır. Araştırmada ürünün taşıdığı marka ve işaretler Türkiye sicilinde taranır, ürünün görünümü kayıtlı tasarımlarla karşılaştırılır ve teknik çözüm bakımından yürürlükteki patentler gözden geçirilir. Bu tarama, ürün seçiminin en başında yapıldığında alternatif tedarikçiye yönelmek hâlâ mümkündür. Sonradan bu imkân kalmaz.
Ön araştırmanın kapsamı ürünün niteliğine göre belirlenir. Basit tüketim ürünlerinde marka ve tasarım taraması çoğu zaman yeterliyken, teknik ürünlerde patent incelemesi de gerekir. Araştırmanın yazılı bir raporla kayda geçirilmesi ayrıca önemlidir; ileride bir uyuşmazlık çıktığında ithalatçının gerekli özeni gösterdiğini ortaya koymaya yardımcı olur ve sorumluluk tartışmasında konumu güçlendirir.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trTedarikçiden Hak Beyanı ve Tazminat Taahhüdü
Tedarik sözleşmesine hak beyanı ve tazminat taahhüdü konulmalıdır. Beyanla tedarikçi, ürünün üçüncü kişilerin fikri mülkiyet haklarını ihlal etmediğini ve gerekli tüm hakları elinde bulundurduğunu taahhüt eder. Taahhütle ise ihlal iddiası geldiğinde savunma giderlerini, tazminatı, gümrükte doğan masrafları ve satılamayan stokun zararını üstleneceğini kabul eder. Bu iki madde birlikte anlam kazanır.
Ancak sözleşme maddesi tek başına yeterli koruma sağlamaz. Yurt dışındaki bir tedarikçiden alacağın fiilen tahsili güç olabileceğinden, maddeye uyuşmazlığın nerede ve hangi hukuka göre çözüleceği de eklenmelidir. Ayrıca ürünün Türkiye'de kimin adına ve hangi markayla satılacağı netleştirilmeli; kendi markanızla satış yapılacaksa o marka için Türkiye'de tescil başvurusu ayrıca yapılmalıdır.
İhlal Riski Sipariş Öncesinde Kapatılır
İthalatta fikri mülkiyet riski, sevkiyat sınıra vardıktan sonra yönetilemez. O aşamada elde kalan seçenekler dardır: hak sahibiyle anlaşmak, ürünü geri göndermek ya da uzun bir yargı sürecine girmek. Oysa bu risk sipariş öncesinde kapatılabilir. Ürünün markası, görünümü ve teknik özellikleri Türkiye sicilinde taranır, sonuç yazılı rapora bağlanır, tedarikçiden hak beyanı ve tazminat taahhüdü alınır, kendi markanızla satış yapılacaksa başvuru önceden tamamlanır. Bu sıra izlendiğinde gümrük sürprizi ortadan kalkar.
Sıkça Sorulan Sorular
İthal ettiğim ürün Türkiye'de marka ihlali oluşturur mu?
Oluşturabilir. Fikri mülkiyet hakları ülkeseldir; ürünün menşe ülkede yasal olması Türkiye için sonuç doğurmaz. Türkiye'de aynı veya benzer işaret başkası adına tescilliyse ithal ve satış ihlal sayılır. Risk yalnız marka adından değil, ürünün görünümünden, ambalaj düzeninden ve teknik özelliklerinden de doğabilir.
Gümrükte ürünüm durdurulursa ne yapmalıyım?
Hak sahibinin başvurusu üzerine gümrük idaresi şüpheli ürünün işlemlerini durdurabilir. Bu aşamada süre sınırlıdır; hak sahibiyle temasa geçmek, ürünün gerçekten ihlal oluşturup oluşturmadığını değerlendirmek ve gerekiyorsa yargı yoluna başvurmak gerekir. Bekleme süresince ardiye giderleri işlediğinden hızlı hareket edilmelidir. Ürüne ilişkin belgeler hazır tutulmalıdır.
Tedarikçiden hangi fikri mülkiyet taahhüdü alınmalı?
Tedarikçinin ürünün üçüncü kişi haklarını ihlal etmediğine ve gerekli hakları elinde bulundurduğuna dair beyanı ile ihlal iddiası hâlinde savunma gideri, tazminat, gümrük masrafı ve satılamayan stok zararını üstleneceğine dair taahhüdü alınmalıdır. Maddeye uyuşmazlığın hangi hukuka göre çözüleceği de eklenmelidir. Bu maddeler sipariş öncesinde kararlaştırılmalıdır.
İthalat öncesi hak taramanızı birlikte yapalım
Marka, tasarım ve patent riskini sipariş vermeden önce görelim.
Bizimle iletişime geçin