Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Markam Türkiye'de İthalatçı Adına Tescil Edilmiş

Türkiye pazarına yıllardır mal gönderen üretici, markasının ithalatçısı adına tescil edildiğini fark ediyor. Bu sayfa, böyle bir tablonun nasıl okunacağını, ilişkinin nasıl belgeleneceğini ve açık yolları anlatır.

Özet

Sicilde başka bir adla karşılaşmak

Bu dosyalarda tablo genellikle şöyle kurulur: üretici yıllarca ürünlerini bir Türk şirketine gönderir, o şirket ithalatı, gümrüklemeyi ve dağıtımı üstlenir, ambalajda üreticinin adı ve işareti yer alır. Bir gün ilişki gerilir ve ithalatçı, aynı işaretin kendi adına tescilli olduğunu bildirir. Sicilde gerçekten onun adı yazılıdır; ancak sicildeki kayıt, işaretin kimin ticari faaliyetinden doğduğunu değiştirmez. Sicil üçüncü kişiler için bir güven kaydıdır, taraflar arasındaki ilişkiyi ise aralarındaki sözleşme ve ticari geçmiş belirler. Sorunun çözüldüğü yer bu ikinci düzlemdir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ticari vekil ya da temsilci konumundaki kişinin marka sahibinin izni olmadan kendi adına yaptığı tescile karşı özel bir imkân tanımıştır. Bu imkândan yararlanabilmek için ilişkinin niteliğinin ortaya konması ve haklı bir gerekçenin bulunmadığının gösterilmesi beklenir; ayrıca bu yola başvurmak için tanınmış bir zaman aralığı vardır ve başvuru öncesinde teyit edilmelidir. Bu tür dosyalarda sonuç, ilişkinin ispat edilebilirliğine ve belgelerin niteliğine bağlıdır; genel bir açıklama, dosyanın ayrıca incelenmesini karşılamaz.

İlişkiyi belgeye dönüştürmek

Bu dosyaların kaderini belgeler belirler. Distribütörlük ya da münhasır satış sözleşmesi varsa esas kaynak odur; yoksa fiilî ilişki başka kayıtlarla kurulur. Sipariş formları, proforma ve ticari faturalar, konşimento ve gümrük beyannameleri, banka havale dekontları, ürün etiketi ve kullanım kılavuzu örnekleri, ortak katılınan fuarların katalog sayfaları ve stant fotoğrafları, e-posta yazışmaları, tanıtım malzemesi tasarımlarının kimden geldiğini gösteren dosyalar bir arada değer taşır. Üreticinin kendi ülkesindeki tescil kaydı ile ambalaj üzerindeki üretici bilgisi de aynı dosyada yer almalıdır.

Kaçınılması gerekenler de var. İlişkiyi bir anda kesip sevkiyatı durdurmak, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla karşınıza dönebilir ve müzakere zeminini bozar. Karşı tarafa gönderilen ölçüsüz ya da tehdit içeren bir yazı, asılsız kaldığında talep hakkı doğurur. Aynı pazarda ikinci bir ithalatçıyla aceleyle çalışmaya başlamak, iki kanalın karşı karşıya gelmesine ve müşterinin kafasının karışmasına yol açar. Sektöre yönelik kamuya açık suçlayıcı duyurular ise haksız rekabet tartışması yaratır. Bu aşamada sessiz ve belgeye dayalı ilerlemek daha verimlidir.

Üreticinin önündeki yollar

Birinci yol, tescilin üreticiye devrinin ya da hükümsüzlüğünün talep edilmesidir; hangisinin isteneceği pazarın durumuna göre değişir. Markanın devrini almak, tescilin geçmişe uzanan tarihinden yararlanmayı sağlar; hükümsüzlük ise kaydı ortadan kaldırır ve üreticinin yeni bir başvuruyla ilerlemesini gerektirir. İkinci yol, başvuru henüz yayım aşamasındaysa iki aylık pencerede yayıma itiraz etmektir; bu, en hızlı ve en az masraflı seçenektir. Üçüncü yol müzakeredir: ilişkinin devamı karşılığında tescilin devri ya da sona erme koşulları tek bir protokolde çözülebilir.

Bu yollar birbirini dışlamaz. Çoğu dosyada üretici, bir yandan mevcut tescile karşı adım atarken bir yandan da kendi adına yeni bir başvuru yaparak zaman kazanır. Aynı anda, işaretin fiilen kimin ürünlerini gösterdiğini ortaya koyan kullanım kanıtlarının düzenli biçimde arşivlenmesi gerekir. Karşı tarafın tescile dayanarak gümrükte önlem alması ihtimaline karşı sevkiyat planının gözden geçirilmesi de yerinde olur. Hangi sıranın izleneceği, ithalatçının tutumuna, pazarın büyüklüğüne ve elde bulunan belgelerin gücüne göre belirlenir; sonuç önceden vaat edilemez.

Beklemek pazarı nasıl daraltır

Bu tabloda beklemek en pahalı tercihtir. Sicilde hak sahibi görünen ithalatçı, tescile dayanarak gümrükte önlem alınmasını isteyebilir; bu durumda üreticinin kendi malı sınırda beklemeye başlar. Aynı kayıt, pazaryerlerinin fikri mülkiyet bildirim kanalları üzerinden yapılan şikâyetlerde de kullanılır ve yetkili bayilerin listelemeleri kaldırılır. Yeni bir iş ortağı bulmak zorlaşır, çünkü kimse sicilde başkasının adı yazılı bir işaretle yatırım yapmak istemez. Kısacası tescil beklerken karşı tarafın elindeki araçlar çoğalır. Bu araçların her biri, üreticinin kendi pazarına erişimini fiilen daraltır.

Takvimde de bir baskı vardır. Ticari vekil ya da temsilci tesciline karşı öngörülen imkândan yararlanmak için tanınan zaman aralığı ile talep türlerine göre değişen diğer süreler, durum fark edildiği anda gecikmeden teyit edilmelidir; burada rakam vermek yanıltıcı olur. Buna karşılık iki nokta kesindir: yurt dışındaki ilk başvuruya dayanarak Türkiye'de rüçhan hakkından yararlanmak için tanınan süre markada altı aydır ve tescilin, kapsadığı mal ve hizmetlerde beş yıl boyunca kesintisiz kullanılmaması hâlinde iptali istenebilir.

İlgili Mevzuat

Marka tescili, tescile itiraz, hükümsüzlük ve devir talepleri ile ticari vekil veya temsilci adına yapılan tescillere ilişkin düzenlemeler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında yer alır ve bu işlemler TÜRKPATENT nezdinde yürütülür. Uluslararası başvuru ve rüçhan hakkı bakımından Paris Sözleşmesi ile Madrid Protokolü hükümleri ayrıca dikkate alınır. mevzuat.gov.tr

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Pazara girmeden önce tescil almak

Bu uyuşmazlığın en ucuz çözümü, yaşanmadan önce alınan bir karardır. Yurt dışındaki üretici, Türkiye'ye ilk konteyneri göndermeden önce markasını kendi adına tescil ettirdiğinde bütün tartışma ortadan kalkar. Başvuru doğrudan yapılabileceği gibi, kendi ülkesindeki başvuruya dayanarak altı aylık rüçhan süresi içinde ya da Madrid Protokolü sistemi üzerinden Türkiye seçilerek de ilerlenebilir. Mal ve hizmet listesinin ithal edilecek ürün grubunu ve satış kanalını birlikte kapsaması, sonradan yaşanacak kapsam tartışmalarını da önler. Bu adım, sonradan yürütülecek herhangi bir hukuki süreçten çok daha az zaman ve kaynak ister.

İkinci önlem sözleşmededir. Distribütörlük ve ithalat metinlerine, karşı tarafın marka ile benzer işaretleri kendi adına tescil ettiremeyeceği, alan adı ve sosyal medya hesaplarını üretici adına açacağı, ilişki bittiğinde bu varlıkları devredeceği açıkça yazılmalıdır. Mevcut bir kayıt varsa lisans olarak sicile işlenmesi, tarafların konumunu üçüncü kişilere karşı da netleştirir. Türkiye bülteninin düzenli izlenmesi, benzer başvuruları yayım aşamasında görmeyi sağlar. Resmî işlem ücretleri yayımlanan tarifeden teyit edilmelidir. Yeni bir pazara girerken aynı kontrolün baştan yapılması, benzer tabloların tekrarını önler.

Sıkça Sorulan Sorular

İthalatçının tescili benim kullanımımı engeller mi?

Sicilde hak sahibi görünen taraf bazı önlemleri harekete geçirebilir. Bu nedenle durumun fark edildiği anda adım atılması önemlidir.

Tescilin devrini mi, hükümsüzlüğünü mü istemeliyim?

Devir, mevcut kaydın tarihinden yararlanmayı sağlar. Hükümsüzlük ise kaydı ortadan kaldırır ve yeni başvuru gerektirir; tercih pazara göre yapılır.

Sözleşmemiz yoksa ilişkiyi nasıl gösteririm?

Fatura, konşimento, gümrük belgeleri, yazışmalar ve fuar kayıtları birlikte değerlendirilir. Belgelerin tarih sırasıyla derlenmesi önemlidir.

Türkiye kaydınızı ve ticari belgelerinizi inceleyelim

Sicildeki kayıt ile ithalat belgelerinin tarih çizelgesi karşılaştırıldığında hangi yolun öne alınacağı belirginleşir. Yıldırım Patent olarak yurt dışı üreticilerin dosyalarında bu karşılaştırmayla işe koyuluyoruz. Belgelerin tarih sırasıyla derlenmesi ilk adımdır.

Bizimle iletişime geçin