İhracatta en sık yaşanan kayıp, markanın hedef pazarda bir başkası adına tescil edilmiş olmasıdır. Bu liste kontrolleri doğru sırayla yapmanızı sağlar.
- Koruma ülkeseldir; her hedef pazarda ayrı tescil gerekir.
- Distribütör sözleşmesine marka maddesi eklenmelidir.
- Gümrük kaydı, taklit sevkiyatın durdurulmasını sağlar.
Birinci Aşama: Hedef Pazarda Tescil Durumu
İlk adım, markanın ve tasarımın hedef pazarda tescilli olup olmadığını kontrol etmektir. Türkiye'deki tescil yurt dışında hüküm doğurmaz; koruma ülkeseldir ve her pazarda ayrıca doğar. Sorgulamada yalnız kendi markanızın müsait olup olmadığına değil, aynı ya da benzer bir işaretin başkası adına tescilli olup olmadığına da bakılır. İkinci ihtimal, ihracatın daha ilk sevkiyatta durmasına yol açabilir.
Zamanlama burada belirleyicidir. Türkiye'deki ilk marka başvurusundan itibaren altı ay, tasarımda ve patentte ise mevzuatın öngördüğü rüçhan süreleri içinde yapılan yurt dışı başvurularında ilk başvuru tarihi esas alınır. Bu pencereler kaçırıldığında hedef pazarda başvuru yapan üçüncü kişiler öne geçebilir. Ülke listesi, ihracat kararı olgunlaşmadan önce çıkarılmalı ve öncelik sırasına konulmalıdır.
İkinci Aşama: Distribütör ve Temsilci Sözleşmeleri
İkinci adımda distribütör sözleşmesi fikri mülkiyet gözüyle okunur. Sözleşmede markanın kime ait olduğu, distribütörün markayı hangi sınırlar içinde kullanabileceği ve kendi adına tescil başvurusu yapamayacağı açıkça yazılmalıdır. Uygulamada en sık görülen kayıp biçimi, yerel temsilcinin markayı kendi ülkesinde kendi adına tescil ettirmesi ve ilişki bittiğinde markayı elinde tutmasıdır.
Sözleşmeye ayrıca ilişkinin sona ermesi halinde ne olacağı yazılmalıdır: tescil edilmiş hakların devri, stokun tasfiyesi, tanıtım malzemelerinin imhası ve alan adı ile sosyal medya hesaplarının teslimi başlıklar arasında yer alır. Distribütörün taklit ürünleri bildirme yükümlülüğü ve pazarda yapacağı tanıtımın marka kullanım kurallarına uygunluğu da düzenlenmelidir. Bu maddeler sözleşme imzalanmadan konuşulmalıdır.
Üçüncü Aşama: Gümrük Kaydı, Ambalaj ve Etiket Uyumu
Üçüncü adım, hakların sınırda kullanılabilir hale getirilmesidir. Fikri mülkiyet haklarının gümrük kayıt sistemine işlenmesi, taklit şüphesi taşıyan sevkiyatların durdurulmasını ve hak sahibine bildirim yapılmasını mümkün kılar. Kayıt yapılmadığında, gümrük idaresinin harekete geçmesi güçleşir. Türkiye çıkışlı ihracat kadar, hedef ülkeye giriş tarafındaki kayıt imkanları da ayrıca değerlendirilmelidir.
Aynı aşamada ambalaj ve etiket uyumu kontrol edilir. Hedef pazarın dil, içerik ve işaretleme kuralları farklı olabilir; ürünün üzerinde kullanılan işaretlerin o ülkede tescilli olup olmadığı ayrıca doğrulanır. Tescilli olmayan bir işaret için tescil belirtisi kullanmak yanıltıcı sayılabilir. Coğrafi işaretli ürünlerde amblem ve tanım kullanımının hedef pazardaki karşılığı da baştan incelenmelidir.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trDördüncü Aşama: Fuar Takvimi ve Taklit İzleme
Dördüncü adımda fuar takvimi fikri mülkiyet takvimiyle hizalanır. Yurt dışı fuarına yeni bir ürünle çıkılacaksa, tasarım ve patent başvurularının fuardan önce yapılmış olması gerekir; fuarda sergileme kamuya sunum sayılır. Fuar alanında hakların hızlı biçimde ileri sürülebilmesi için tescil belgelerinin ve varsa yerel vekil bilgisinin hazır bulundurulması pratikte büyük kolaylık sağlar.
Son adım izleme düzenidir. Hedef pazardaki marka başvuru bültenleri, çevrim içi pazar yerleri, alan adı kayıtları ve sosyal medya hesapları düzenli aralıklarla taranır. Erken tespit edilen bir başvuruya yayın döneminde itiraz etmek, tescil edildikten sonra hükümsüzlük yoluna gitmekten çok daha kolaydır. İzleme sorumluluğunun kimde olduğu ve bulgu halinde işleyecek akış yazılı olarak belirlenmelidir.
İhracat Kararı ile Koruma Kararı Aynı Anda Verilir
İhracatta fikri mülkiyet, sevkiyat başladıktan sonra düşünülecek bir konu değildir. Koruma ülkesel olduğundan her hedef pazarda ayrı tescil gerekir ve marka için altı aylık rüçhan penceresi kaçırılmamalıdır. Distribütör sözleşmesine marka maddesi konulmadığında, yerel temsilcinin markayı kendi adına tescil etmesi riski doğar. Gümrük kaydı hakları sınırda kullanılabilir hale getirir; ambalaj ve etiket uyumu ise pazara girişin şartıdır. Fuar takvimi ile başvuru takvimi hizalandığında sürprizler büyük ölçüde azalır.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'deki marka tescilim yurt dışında geçerli mi?
Değildir. Marka koruması ülkeseldir ve yalnız tescil edildiği ülkede hüküm doğurur. İhracat yapılan her pazarda ayrı tescil gerekir. Uluslararası tescil sistemi ve bölgesel tesciller tek bir dosyadan çok sayıda ülkeye yönelmeyi kolaylaştırır; ancak koruma yine ülke ülke doğar ve her ülke kendi değerlendirmesini yapar.
Distribütör markamı kendi adına tescil ettirebilir mi?
Sözleşmede engellenmediği sürece bu riskle karşılaşılabilir ve uygulamada sık görülür. Distribütör sözleşmesinde markanın kime ait olduğu, kullanım sınırları ve temsilcinin kendi adına başvuru yapamayacağı açıkça yazılmalıdır. İlişki sona erdiğinde tescillerin devri, alan adı ve sosyal medya hesaplarının teslimi de düzenlenmelidir.
Gümrükte fikri mülkiyet kaydı ne işe yarar?
Hakların gümrük kayıt sistemine işlenmesi, taklit şüphesi taşıyan sevkiyatların durdurulmasını ve hak sahibine bildirim yapılmasını mümkün kılar. Kayıt bulunmadığında idarenin harekete geçmesi güçleşir. Türkiye çıkışındaki kayıt kadar, hedef ülkeye giriş tarafındaki kayıt imkanlarının da ayrıca değerlendirilmesi önerilir. Kaydın güncel tutulması ve tescil bilgilerindeki değişikliklerin bildirilmesi de gerekir.
İhracat pazarlarınız için koruma planı çıkaralım
Hedef ülke tescilleri, sözleşme maddeleri ve izleme düzenini birlikte kuralım.
Bizimle iletişime geçin