Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Marka Haczedilebilir mi, Nasıl Satılır?

Takip dosyasında marka üzerine haciz konuldu ya da alacaklı olarak borçlunun tescilli markasını fark ettiniz. Bu sayfa, markanın nasıl haczedildiğini, satıldığını ve süreçte korumanın nasıl ayakta tutulacağını anlatır.

Özet

Markanın malvarlığı içindeki yeri

Takip dosyalarında araç, taşınmaz ve banka hesapları ilk bakılan kalemlerdir; tescilli haklar ise çoğu zaman hiç sorulmaz. Oysa marka devredilebilen bir değerdir ve devredilebilen her değer kural olarak haczin konusu olabilir. Uzun yıllardır piyasada olan bir ad, borçlunun demirbaşından daha yüksek bir karşılık getirebilir. Aynı biçimde tescilli tasarımlar ile patent ve faydalı model belgeleri de bu kapsamda düşünülmelidir. Bu nedenle borçlunun malvarlığı araştırılırken sınai hak kayıtlarının da taranması, alacaklı bakımından gözden kaçırılmaması gereken bir adımdır.

Burada sicil ile sözleşme ayrımı yine belirleyicidir. Marka üzerinde kurulan haciz ya da rehin, sicile işlendiğinde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle gelir; sicile yansımayan bir işlem, dışarıdan bakan iyiniyetli bir devralan karşısında beklenen etkiyi göstermeyebilir. Taraflar arasındaki ilişki ise takip dosyası ve varsa rehin sözleşmesi üzerinden yürür. Her takip dosyası kendi koşullarında değerlendirilir; genel bir anlatım, dosyanın ayrıca incelenmesinin yerine geçmez. Bu nedenle işlemin kayda geçirilip geçirilmediği, dosyanın ilk kontrol edilecek noktasıdır.

Şerhi gördüğünüz gün yapılacaklar

Sicilde bir haciz kaydıyla karşılaşan marka sahibi için ilk iş, kaydın hangi dosyadan geldiğini ve kapsamının ne olduğunu belirlemektir. Ardından portföyün tamamı çıkarılır: hangi tesciller kayıtlıdır, yenileme tarihleri nedir, üzerlerinde başka bir kayıt var mıdır, markadan lisans geliri elde ediliyor mudur? Markanın değerini anlatan belgeler de derlenir: ciro tabloları, tanıtım harcamalarının dökümü, satış kanallarının listesi, yıllara yayılan kullanımı gösteren katalog ve fatura arşivi. Bu derleme hem müzakerede hem de satış aşamasında işe yarar. Bu belgeler, değerlemenin dayanağını oluşturur.

Yapılmaması gerekenler ayrıca önemlidir. Şerh sicilde dururken markayı bir yakına ya da yeni kurulan bir şirkete devretmek, işlemin sonradan tartışmaya açılmasına yol açar ve borçlunun konumunu ağırlaştırır. Aynı işaret için başka bir kişi adına yeni başvuru yapmak da benzer bir sonuç doğurur. Bunun tersi de geçerlidir: yenileme ödemesini süreç bitene kadar bekletmek, satışa çıkacak değeri kendi elinizle ortadan kaldırır. Alacaklı tarafında ise borçluyu hedef alan kamuya açık paylaşımlar, ayrı bir sorumluluk tartışması doğurabilir.

Hangi yollar açık

Birinci yol, haczedilen markanın satılarak paraya çevrilmesidir; satış sonucunda hak sahibi değişir ve yeni sahibin kaydı sicile işlenir. İkinci yol, markanın doğurduğu gelirin hedeflenmesidir: mevcut bir lisans ilişkisi varsa lisans bedeli alacağı üzerinden ilerlemek, markanın kendisini satmaya göre daha az yıkıcı olabilir ve işletmenin faaliyetini sürdürmesine imkân tanır. Üçüncü yol taraflar arasındaki anlaşmadır; borçlu, markayı elinde tutmak için ödeme planı önerebilir ya da portföyün bir bölümünü devretmeyi kabul edebilir. Bu üç yol, alacağın tahsili kadar işletmenin ayakta kalması bakımından da farklı sonuçlar doğurur.

Rehin ise takipten önce kurulan bir güvencedir. Kredi ilişkilerinde markanın rehnedilmesi mümkündür ve bu kaydın sicile işlenmesi, alacaklının konumunu üçüncü kişilere karşı da güçlendirir. Rehinli bir markanın devri gündeme geldiğinde kaydın varlığı devralan için görünür olur ve sürpriz ortadan kalkar. Hangi yolun tercih edileceği alacağın büyüklüğüne, markanın gerçek ticari ağırlığına ve tarafların tutumuna göre değişir; sonucun ne olacağı önceden taahhüt edilemez. Her seçenekte ortak nokta, işlemin sicile yansıtılmasının belirleyici olmasıdır.

Süreç uzarken korumayı ayakta tutmak

Bu dosyalarda en sık yaşanan kayıp, herkesin gözü önünde gerçekleşir: takip sürerken yenileme tarihi gelir, kimin ödeyeceği belirsiz kalır ve koruma sona erer. Bu durumda alacaklı satılacak bir değer bulamaz, borçlu ise yıllarca kurduğu adı kaybeder; işaret üçüncü kişilerin başvurusuna açılır. Yenileme yükümlülüğü sürecin hiçbir aşamasında kendiliğinden durmaz. Aynı şey tescilli tasarımların dönemsel yenilenmesi ile patent ve faydalı model dosyalarının yıllık ödemeleri bakımından da geçerlidir; bu ödemelerin atlanması korumayı doğrudan etkiler.

Süreler konusunda burada rakam verilmesi doğru olmaz; takip ve satış aşamalarına ilişkin süreler dosyanın türüne göre değişir ve gecikmeden teyit edilmelidir. Buna karşılık koruma takvimi nettir. Markanın koruma süresi on yıldır; tescilli tasarım beşer yıllık dönemlerle en çok yirmi beş yıla kadar korunur; patent koruması yirmi yıl, faydalı model koruması on yıldır. Ayrıca marka bakımından, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde beş yıl boyunca kesintisiz kullanmama hâlinde iptal talebi gündeme gelebilir; faaliyeti duran işletmelerde bu risk özellikle izlenmelidir.

İlgili Mevzuat

Marka üzerinde rehin ve haciz kurulması, bu işlemlerin sicile kaydı, devir ve yenileme işlemleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup kayıt işlemleri TÜRKPATENT nezdinde yürütülür. Takibin yürütülmesi, haczin uygulanması ve satış aşamaları ise icra ve iflas mevzuatı ile takip dosyasının kendi koşullarına göre değerlendirilir. mevzuat.gov.tr

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Portföyü teminat düzenine sokmak

Bu deneyimden sonra yapılacak iş, fikri hakları finansal planlamanın içine almaktır. Portföyün güncel listesi, yenileme takvimi ve üzerindeki kayıtların durumu düzenli olarak gözden geçirilirse, hem beklenmedik bir şerhle karşılaşma ihtimali azalır hem de kredi görüşmelerinde markanın sunabileceği katkı görünür hâle gelir. Rehin kurulacaksa kaydın sicile işlenmesi, kapsamın hangi tescilleri içerdiğinin açıkça yazılması ve borç sona erdiğinde kaydın terkin edilmesi baştan kararlaştırılmalıdır. Bu düzen kurulmadığında sicil, geçmişten kalan ve kimsenin izlemediği kayıtlarla yüklenir; sonraki her işlemde bunlar karşınıza çıkar.

İkinci adım kullanımın belgelenmesidir. Faturalar, katalog ve kampanya örnekleri, ambalaj görselleri ve tarihli fotoğraflar hem markanın değerini anlatır hem de kullanmama iddiasına karşı elinizi güçlendirir; zor dönemlerde ilk dağılan da bu arşiv olur. Portföyde artık kullanılmayan kalemler varsa, hangilerinin sürdürüleceğine bilinçli biçimde karar verilmesi bütçeyi rahatlatır. Resmî işlem ücretleri yayımlanan tarifeden teyit edilmelidir. Bültenin düzenli izlenmesi ise koruması sona eren bir işaret için yapılan yeni başvuruları erken aşamada gösterir. Bu ayıklama, izlenecek kalem sayısını da azaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

Marka gerçekten haczedilebilir mi?

Devredilebilen bir malvarlığı unsuru olduğu için kural olarak haczin konusu olabilir. İşlemin sicile işlenmesi ayrıca önem taşır.

Haciz şerhi varken markayı devredebilir miyim?

Şerh dururken yapılan devirler sonradan tartışmaya açılabilir. Bu aşamada atılacak adımların dosya kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Takip sürerken yenileme ödemesi yapılmalı mı?

Yenileme yükümlülüğü süreç boyunca devam eder. Ödenmediğinde koruma sona erer ve satışa konu edilecek değer ortadan kalkar.

Sicildeki kayıtları ve yenileme takvimini birlikte görelim

Portföyün üzerindeki şerhler, yenileme tarihleri ve kullanım kayıtları bir arada incelendiğinde hangi hakkın korunacağı ve hangi adımın öncelikli olduğu belirginleşir. Yıldırım Patent olarak bu dosyalarda kayıt taramasıyla başlıyoruz.

Bizimle iletişime geçin