Yöresel bir ürünü tescil ettirmek isteyenlerin ilk sorusu hangi koruma türünün seçileceğidir. Ayrım basit bir ölçüte dayanır: ürünün niteliğiyle coğrafi yer arasında bağ var mı, yok mu?
- Coğrafi işarette ürünün niteliği ile belirli bir coğrafi yer arasında bağ bulunması şarttır; menşe adı ve mahreç işareti bu bağın derecesine göre ayrılır.
- SMK m.34/3 uyarınca geleneksel ürün adı, menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen, en az 30 yıl geleneksel olarak kullanılan adlar için öngörülmüştür.
- Amblem coğrafi işarette m.46/2 uyarınca zorunlu iken, geleneksel ürün adında m.46/4 uyarınca amblemsiz kullanım bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
Ayrımın Kalbi: Coğrafi Bağ Var mı?
Coğrafi işaret korumasının temel şartı, ürünün belirgin niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin belirli bir coğrafi alana bağlanabilmesidir. Bu bağ, üretim yeri, hammadde kaynağı ya da yöreye özgü üretim yöntemi üzerinden kurulur. Bağ kurulamıyorsa coğrafi işaret yolu baştan kapalıdır.
Bağın derecesi ikili bir ayrım doğurur. Ürünün tüm veya esas nitelikleri belirli bir yerin doğal ve beşerî unsurlarından geliyor ve üretim aşamalarının tamamı o sınırlar içinde gerçekleşiyorsa menşe adından; bağ daha esnekse mahreç işaretinden söz edilir.
Bu bağın iddia edilmesi yetmez, belgelenmesi gerekir. Toprak ve iklim verileri, yöreye özgü hammadde kaynakları, üretim yönteminin yerel geçmişi, yayınlar ve ürünün ününe ilişkin kayıtlar başvuru dosyasının omurgasını oluşturur. Bağ zayıf kaldığında başvuru çoğu zaman burada tıkanır.
Geleneksel Ürün Adı Nedir?
Bazı ürünlerin adı belirli bir yöreye değil, üretim geleneğine işaret eder. SMK m.34/3 bu hâl için geleneksel ürün adını düzenler. Ülke genelinde bilinen ancak tek bir yöreye bağlanamayan ürünlerde bu koruma türü gündeme gelir.
Maddeye göre geleneksel ürün adı, menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlardır. Ayrıca adın geleneksel üretim veya işleme yöntemi ya da geleneksel bileşimden kaynaklanması veya geleneksel hammadde ya da malzemeden üretilmiş olması aranır. Bu unsurların dosyada belgelenmesi gerekir.
Kısacası burada korunan şey coğrafi köken değil, yerleşmiş bir üretim geleneğidir. Ülkenin farklı yerlerinde aynı yöntemle üretilen ürünler bu koruma türüne daha uygundur.
Amblem ve Denetim Bakımından Farklar
İki koruma türü yükümlülükler bakımından da ayrışır. SMK m.46/2 uyarınca coğrafi işaretlerde amblem kullanımı zorunludur; ürün üzerinde kullanılamıyorsa m.46/3 uyarınca amblem işletmede görünür yerde bulundurulur. Bu, ambalaj ve satış noktası planlamasını doğrudan etkiler.
Geleneksel ürün adında ise m.46/4 uyarınca amblemsiz kullanım bu Kanun hükümlerine tabi değildir. Yani amblem zorunluluğu coğrafi işaretteki gibi kurulmamıştır. Bu fark, iki koruma arasındaki en görünür pratik ayrımdır.
Buna karşılık denetim her iki kurumda da ciddiye alınmalıdır. SMK m.49 denetim yükümlülüğünü düzenler; tescil ettiren kuruluş, tescile uygun kullanımı izlemekle sorumludur. Denetim planı, başvuru dosyasının ayrılmaz bir parçası olarak hazırlanmalıdır.
Hangisini Seçmelisiniz?
Karar için üç soruya cevap verin. Birincisi: ürünün ünü ya da niteliği belirli bir yöreye bağlanabiliyor mu? Cevap evetse coğrafi işaret yolu uygundur.
İkincisi: üretim aynı yöntemle ülkenin farklı yerlerinde de yapılıyor mu? Cevap evetse coğrafi bağ zayıf demektir ve bu durumda geleneksel ürün adı yolu daha gerçekçi olabilir. Üçüncüsü: adın en az otuz yıldır bu ürünü tarif etmek için kullanıldığını belgeleyebiliyor musunuz? Bu üç sorunun cevabı, dosyanın hangi yolda hazırlanacağını büyük ölçüde belirler.
Başvuruyu kural olarak tek bir üretici değil, ürünle ilgili kolektif yapılar yapar. Üretici birlikleri, kooperatifler, odalar, birlikler ve konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları bu kapsamda değerlendirilir. Başvuru sahibinin ürünle ilgili olması ve denetimi yürütebilecek yapıda bulunması beklenir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.34/3, geleneksel ürün adını menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen, en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan ve geleneksel üretim yöntemi, bileşim ya da hammaddeden kaynaklanan adlar olarak tanımlar. Amblem kullanımı m.46/2 uyarınca coğrafi işaretlerde zorunludur; m.46/4 ise geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımının bu Kanun hükümlerine tabi olmadığını belirtir. Denetim yükümlülüğü m.49'da düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet KanunuÖzet: Önce Bağı Test Edin
Doğru tercih, ürünü tanımlayan asıl unsurun ne olduğuna bağlıdır. Belirleyici olan yöre ise coğrafi işaret, yerleşmiş üretim geleneği ise geleneksel ürün adı gündeme gelir. Yanlış tercih, süreç ilerledikçe telafisi güç zaman kaybına yol açar.
Her iki yolda da başvuru dosyasının gücü belgeye dayanır: üretim yöntemi tarifi, geçmiş kullanımı gösteren kayıtlar ve denetim planı. Bu hazırlık yapılmadan başlatılan süreçler çoğu zaman eksiklikle karşılaşır.
Tescil bir bitiş değil, başlangıçtır. Tescil sonrasında kullanım koşullarının duyurulması, üreticilerin bilgilendirilmesi ve düzenli denetimin yürütülmesi gerekir. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde, tescil kâğıt üzerinde kalır ve ürünün piyasadaki itibarını korumaya yetmez.
Coğrafi işaret ile geleneksel ürün adı arasındaki temel fark nedir?
Coğrafi işarette ürünün niteliği belirli bir coğrafi yerle bağlantılı olmalıdır; geleneksel ürün adında böyle bir coğrafi bağ aranmaz, yerleşmiş üretim geleneği esas alınır.
Geleneksel ürün adı için kaç yıllık kullanım gerekir?
SMK m.34/3 uyarınca adın ilgili piyasada ürünü tarif etmek için en az otuz yıl süreyle kullanıldığının kanıtlanması gerekir.
Başvuruyu tek bir üretici yapabilir mi?
Kural olarak başvuru kolektif yapılarca yapılır; üretici birlikleri, kooperatifler, odalar ve konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları başvuru sahibi olabilir.
Yöresel ürününüz için hangi korumanın uygun olduğunu netleştirelim mi?
Ürününüzün üretim yöntemini ve geçmişini anlatın, doğru başvuru yolunu birlikte belirleyelim.
Bizimle iletişime geçin