Fırıncılık, tek bir tezgâhta başlayıp market raflarına ve başka markaların ambalajlarına uzanabilen bir iştir. Marka başvurusunun kapsamı da bu yolculuğun hangi aşamasında bulunulduğuna göre kurulur ve zaman içinde yeniden değerlendirilir.
- Ekmek, simit, börek, pasta ve un gibi kalemlerin tamamı tek bir temel gıda sınıfında toplanır.
- Fırının içinde masa kurulup kahvaltı sunuluyorsa yiyecek içecek hizmetleri sınıfı ayrıca gerekli hale gelir.
- Başka markalar için özel etiketli üretim yapılıyorsa fason imalat hizmetleri başvuruda değerlendirilmelidir.
Ekmek ve unlu mamullerin toplandığı mal sınıfı
Ekmek, ekşi maya somun, tam buğday çeşitleri, simit, poğaça, açma, börek, kek, kurabiye, pasta ve sandviç 30. sınıfın kapsamındadır. Un, irmik, maya, kabartma tozu ve makarna da aynı sınıfta yer alır. Bu genişlik, fırıncıların ürün tarafını çoğunlukla tek bir sınıfla kapatmasını sağlar. Yine de listenin gelişigüzel yazılması doğru değildir; tezgâhta karşılığı bulunmayan kalemler ileride kullanım tartışmasına konu olur. Glutensiz veya diyet ürünler ayrı bir hat oluşturuyorsa bu kalemler de listeye açıkça yazılmalıdır. Ürün gamı büyüdükçe kapsam yeniden gözden geçirilebilir.
Sandviç ve tostların içine giren malzemeler farklı bir sınıfa düşer. İşlenmiş et ürünleri, peynir, zeytin ve zeytin ezmesi 29. sınıfta değerlendirilir. Bu kalemler ancak kendi markanızla ayrıca paketlenip satılıyorsa başvuruya eklenir; yalnız içerik olarak kullanılmaları ek sınıf gerektirmez. Öğütülmemiş tahıl ve tohum ise tarımsal ürün olarak 31. sınıfta kalır. Fırın makineleri de üretim aracıdır; elektrikli pişirme cihazları 11, hamur yoğurma makineleri 7. sınıfa girer ancak bu cihazlar kendi markanızla satılmıyorsa listede yer almasına gerek yoktur. Bu ayrım başvuruyu gereksiz genişlemekten korur.
Tezgâhtan satış, kahvaltı salonu ve market dağıtımı
Fırının bir köşesine masa konulup çay, kahve ve kahvaltı sunulmaya başlandığında faaliyet ürün satışının ötesine geçer. Masada tüketime yönelik bu sunum yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sayılır ve 43. sınıfta korunur. Son yıllarda pek çok mahalle fırını bu modele geçtiğinden, başvuru yapılırken salon planının konuşulması yerinde olur. Yalnız gıda sınıfına dayanan bir marka, aynı ismin bir kahvaltı mekânının tabelasında görünmesine karşı zayıf kalabilir. Şube veya isim kullandırma düşünülüyorsa bu sınıf öncelik kazanır. Salonun büyüklüğü değerlendirmeyi değiştirmez.
Ürünlerin markete, bakkala ve zincir mağazalara verilmesi ise ürün tarafında kalır; kendi ambalajıyla satış yapan üretici için gıda sınıfı esastır. Buna karşılık kendi satış noktalarını çoğaltan, bayilik veren, internet üzerinden kutu ürün gönderen ya da farklı üreticilerin ürünlerini bir arada sunan işletmeler bakımından 35. sınıf gündeme gelir. Tabelanın işletme dışındaki noktalarda görünmesi bu korumayı pratik hale getirir. Yalnız kendi fırınında üretip tezgâhından satan bir işletmede ise bu ihtiyaç çoğu zaman doğmaz. Karar, satışın hangi kanaldan yürüdüğüne bakılarak verilir.
Fırın markalarında atlanan ve gereksiz alınan sınıflar
En sık atlanan başlık, zincir marketler için özel etiketli üretimdir. Başka bir markanın ambalajına girecek ürünü sözleşmeyle üreten işletme fason imalat yapıyor demektir ve 40. sınıf bu faaliyeti karşılar. Kendi markasıyla üretim yapan işletme için ise bu sınıf gereksizdir. İkinci atlanan başlık, fırının kahvaltı mekânına dönüşmesiyle ortaya çıkan hizmet tarafıdır. Bu iki başlık çoğu zaman büyüme kararlarıyla birlikte gündeme gelir. Bu nedenle başvuru, mevcut işleyiş kadar planlanan büyümeyi de dikkate almalıdır.
Gereksiz genişleme tarafında en yaygın örnek dağıtımdır. Ürünlerini kendi aracıyla bakkallara ulaştıran bir fırının taşımacılık ve depolama hizmetleri sınıfına ihtiyacı yoktur; bu sınıf ancak dağıtım hizmetini üçüncü kişilere satan işletmeler için anlamlıdır. Aynı biçimde ekmek sepeti veya kesme tahtası satılmıyorsa mutfak gereçleri sınıfı boş kalır. Listedeki her kalemin işletmede bir karşılığı bulunmalıdır. Sınıf sayısı arttıkça resmî ücret artar; güncel tutar TÜRKPATENT'in yayımladığı tarifeden teyit edilmelidir. Bu nedenle liste ihtimallere göre değil gerçek üretime göre kurulur.
Seçilen kapsamın inceleme ve kullanım sürecine etkisi
Unlu mamul alanında marka sayısı yüksektir ve inceleme kesişen mal ve hizmetler üzerinden yürütülür. Gıda sınıfında önceki bir tescille karşılaşan ibare, kahvaltı hizmetleri bakımından farklı bir sonuç doğurabilir. Başvuru yayımlandıktan sonra üçüncü kişilerin iki ay içinde itiraz etme imkânı bulunur. İtirazlar çoğunlukla listenin çakıştığı kalemlerde yoğunlaşır. Gerçek faaliyete dayanan dar bir kapsam hem itiraz olasılığını hem de tartışmanın yüzeyini küçültür. Ayrıca ürün adlarının somut yazılması, kesişmenin sınırını da belirler. Bu nedenle liste, ihtimallere göre değil tezgâhtaki gerçek çeşitlere göre kurulmalıdır.
Tescilin sağladığı koruma on yıllıktır ve süre bitmeden yenilenmesi gerekir. Bu süre boyunca markanın tescilli olduğu ürün ve hizmetlerde ciddi biçimde kullanılması beklenir; beş yıl boyunca kullanılmayan kalemler iptal talebine açık hale gelir. Hiç üretilmemiş bir ürün grubu için taşınan kapsam, ileride başka bir başvuruya itiraz edildiğinde işletmenin aleyhine dönebilir. Sevk irsaliyeleri, ambalaj örnekleri ve satış kayıtları düzenli tutulmalıdır. Bu belgelerin ürün bazında ayrıştırılabilir olması kullanım kanıtı istendiğinde kolaylık sağlar. Kayıt düzeni sonradan geriye dönük kurulamaz.
Marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine göre yapılır ve başvurular TÜRKPATENT nezdinde incelenir. Başvuruya yazılacak mal ve hizmetler kurumun uyguladığı sınıflandırma esaslarına göre gruplandırılır. mevzuat.gov.tr
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trFırın markasında sınıf kararı nasıl verilir
İlk adım, üretilen ve satılan her kalemin yazılı bir envantere dökülmesidir. Tezgâhtaki çeşitler, paketli ürünler, market siparişleri, sözleşmeli üretimler ve varsa salon hizmeti bu listenin parçasıdır. Hangi ürünün kendi markasıyla, hangisinin başka bir marka için üretildiği ayrıca not edilmelidir. Bu ayrım fason imalat sınıfının gerekip gerekmediğini doğrudan belirler. Ortaya çıkan tablo çoğu fırın işletmesi için ürün tarafını merkeze alan, hizmet tarafını da ihtiyaca göre ekleyen bir yapı gösterir. Üretim planıyla karşılaştırıldığında listede eksik kalan kalemler kolayca fark edilir.
İkinci adımda hedeflenen sınıflarda benzer isimler araştırılır. Ürünü doğrudan tarif eden ifadeler tek başına zayıf koruma sağladığından, isim tercihi ile sınıf tercihi birlikte ele alınmalıdır. Yurt dışına ihracat düşünülüyorsa ilk başvurudan itibaren altı aylık rüçhan imkânı planlamaya alınır. Kapsam sonradan mevcut tescile eklenerek değil, yeni bir başvuruyla genişletilir. Büyüme takviminin başvuru aşamasında ele alınması bundan dolayı gerekir. Nihai liste her hâlükârda işletmenin fiilen sunduğu mal ve hizmetlere göre belirlenir ve başvuru öncesinde teyit edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fırın ve pastane için aynı sınıf yeterli mi?
Ekmek ve pastacılık ürünleri aynı gıda sınıfında yer alır. Salonda servis yapılıyorsa hizmet sınıfının ayrıca eklenmesi gerekir.
Markete özel etiketli üretim yapıyorum, ek sınıf gerekir mi?
Başka markalar için sözleşmeyle üretim fason imalat hizmeti sayılır. Bu faaliyet sürekli hale geldiyse ilgili hizmet sınıfı değerlendirilmelidir.
Ürünlerimi kendim dağıtıyorum, taşımacılık sınıfı gerekir mi?
Hayır, kendi ürününü taşımak ayrı bir hizmet sayılmaz. Bu sınıf ancak taşıma hizmeti üçüncü kişilere satıldığında gündeme gelir.
Fırın markanızın sınıf listesini birlikte kuralım
Ürün çeşitlerinizi, market ve sözleşmeli üretim düzeninizi paylaşın; fırın markanız için hangi sınıfların gerçekten gerektiğini, hangilerinin gereksiz maliyet doğurduğunu başvuru öncesinde değerlendirip listeyi gerekçeleriyle paylaşalım.
Bizimle iletişime geçin