Fikri mülkiyet uyuşmazlıkları ihtisas mahkemelerinde görülür. Yetkili yerin belirlenmesi ise davanın türüne ve tarafların konumuna göre değişir.
- Uyuşmazlıklar fikri ve sınai haklar mahkemelerinde görülür.
- İhtisas mahkemesi olmayan yerlerde asliye mahkemesi görevlendirilir.
- Kurum kararlarına karşı davada özel bir yetki kuralı vardır.
İhtisas Mahkemeleri ve Görev
Fikri mülkiyet uyuşmazlıkları, bu alanda uzmanlaşmış fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde görülür. Marka, patent, faydalı model, tasarım ve coğrafi işaret uyuşmazlıkları ile eser sahipliğinden doğan davalar bu kapsamdadır. İhtisaslaşmanın amacı, teknik yoğunluğu yüksek dosyaların birikim sahibi mahkemelerce ele alınmasıdır. Ceza yönünden ise ayrı bir ihtisas mahkemesi yapısı bulunmaktadır.
İhtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde uyuşmazlık asliye hukuk mahkemelerinde görülür; bu mahkemeler ilgili yargı çevresi bakımından fikri ve sınai haklar mahkemesi sıfatıyla görevlendirilir. Bu nedenle dava açılmadan önce yetkili yerdeki mahkeme yapısının kontrol edilmesi gerekir. Görevli mahkeme yanlış belirlendiğinde dosya ilgili mahkemeye gönderilir; bu da hem zaman hem masraf kaybına yol açar.
Yetkili Yerin Belirlenmesi
Yetki bakımından temel ölçüt davalının yerleşim yeridir. Hak sahibi, tecavüz ettiğini ileri sürdüğü kişinin yerleşim yerinde dava açabilir. Bunun yanında tecavüz fiilinin gerçekleştiği yer ile bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer de yetkili sayılabilir. Bu esneklik, ürünün üretildiği, satıldığı ya da tanıtımının yapıldığı farklı şehirlerde ortaya çıkan ihlallerde hak sahibine seçim imkânı tanır.
Seçim yaparken pratik ölçütler de gözetilmelidir. Delillerin bulunduğu yer, keşif yapılacak tesisin konumu, tanıkların bulunduğu şehir ve mahkemenin iş yükü sürecin hızını doğrudan etkiler. Ayrıca davacının Türkiye içinde yerleşim yerinin bulunmadığı hâller için farklı bir ölçüt öngörülmüştür. Birden fazla davalı bulunduğunda ise hepsi hakkında ortak yetkili bir yerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kurum Kararlarına Karşı Açılacak Davalar
Türk Patent ve Marka Kurumunun nihai kararlarına karşı açılacak iptal davaları bakımından özel bir düzen vardır. Bu davalar, Kurumun bulunduğu yerdeki ihtisas mahkemesinde görülür. Yayına itirazın reddi, itirazın kabulü, başvurunun reddi ya da hükümsüzlük dışındaki idari süreçlerde verilen nihai kararlar bu kapsamda değerlendirilir. Dava açılırken Kurumun taraf gösterilmesi gerekir.
Bu dava türünde süre baskısı belirgindir; kararın tebliğinden itibaren işleyen bir başvuru süresi bulunur ve süre geçtiğinde karar kesinleşir. Bu nedenle Kurum kararı elde edildiğinde tebliğ tarihi kayda geçirilmeli ve dava açılıp açılmayacağına gecikmeden karar verilmelidir. Ayrıca karara karşı dava açılırken hangi gerekçelerin ileri sürüleceği, idari aşamada sunulan iddia ve delillerle uyumlu kurulmalıdır.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trYetki Sözleşmesi ve İtiraz
Taraflar arasında lisans, devir ya da tedarik gibi bir sözleşme varsa metinde yer alan yetki kaydı da devreye girebilir. Ticari nitelikteki ilişkilerde belirli bir mahkemenin yetkili kılınması mümkündür; ancak bu kaydın kesin yetki kurallarını ortadan kaldırmadığı gözetilmelidir. Sözleşmeden doğan alacak talepleri ile tecavüz iddiaları farklı hukuki temellere dayandığından, yetki değerlendirmesi de talep bazında yapılmalıdır.
Yetkisiz mahkemede açılan davada karşı taraf yetki itirazında bulunabilir; itiraz kabul edilirse dosya yetkili mahkemeye gönderilir ve süreç baştan uzar. Bu ihtimal, dava açılmadan önce yapılacak kısa bir değerlendirmeyle büyük ölçüde önlenebilir. Özellikle çok merkezli ihlallerde, hangi yerdeki delilin dosyanın omurgasını oluşturduğu belirlenmeli ve yetki tercihi bu bulguya göre yapılmalıdır.
Doğru Mahkeme Seçimi Süreci Kısaltır
Fikri mülkiyet uyuşmazlıklarında mahkeme seçimi teknik bir ayrıntı değil, sürecin hızını ve dosyanın gücünü belirleyen bir tercihtir. İhtisas mahkemesinin bulunup bulunmadığı, davalının yerleşim yeri, tecavüzün gerçekleştiği yer, delillerin bulunduğu şehir ve Kurum kararlarına ilişkin özel düzen birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış seçim dosyayı baştan geciktirir. Somut olayın değerlendirilmesi uzmanlık gerektirir; buradaki genel bilgi hukuki görüş yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka tecavüzü davası hangi mahkemede açılır?
Dava, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açılır. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlendirilmiştir. Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri esas alınabileceği gibi tecavüz fiilinin gerçekleştiği yer ya da etkilerinin görüldüğü yer de tercih edilebilir. Seçim yapılırken delillerin bulunduğu yer de gözetilmelidir.
Kurumun kararına karşı nerede dava açılır?
Türk Patent ve Marka Kurumunun nihai kararlarına karşı açılacak iptal davaları, Kurumun bulunduğu yerdeki ihtisas mahkemesinde görülür ve davada Kurumun taraf gösterilmesi gerekir. Bu dava türünde kararın tebliğinden itibaren işleyen bir başvuru süresi bulunduğundan tebliğ tarihi kayda geçirilmeli ve karar gecikmeden verilmelidir.
Sözleşmedeki yetki kaydı fikri mülkiyet davasında geçerli midir?
Ticari nitelikteki ilişkilerde belirli bir mahkemenin yetkili kılınması mümkündür; ancak bu kayıt kesin yetki kurallarını ortadan kaldırmaz. Ayrıca sözleşmeden doğan talepler ile tecavüz iddiaları farklı hukuki temellere dayandığından yetki değerlendirmesi her talep bakımından ayrı yapılmalıdır. Tereddüt hâlinde dava öncesinde inceleme yapılması yerinde olur.
Davanızı doğru mahkemede açmak için görüşelim
Görev ve yetki değerlendirmenizi dava öncesinde birlikte yapalım.
Bizimle iletişime geçin