Fikri mülkiyet varlıkları bir şirketin değerinin büyük bölümünü oluşturabilir; ancak bu varlıkların ve lisans sözleşmelerinin sağlığı çoğu zaman denetlenmez. Uzman ekibimiz IP audit sürecini açıklıyor.
- IP audit, şirketin fikri mülkiyet varlıklarını ve lisans sözleşmelerini sistematik olarak gözden geçiren bir denetimdir.
- Lisanslarda kapsam, süre, royalti ve kalite kontrol maddeleri risk açısından öncelikle incelenir.
- Denetim, özellikle M&A, yatırım ve ortaklık öncesinde gizli riskleri ortaya çıkarır.
IP Audit Nedir?
Fikri mülkiyet denetimi (IP audit), bir şirketin sahip olduğu ya da kullandığı marka, patent, tasarım, telif ve ticari sır gibi varlıkların ve bunlara ilişkin sözleşmelerin sistematik biçimde incelenmesidir. Amaç, hakların kime ait olduğunu, ne ölçüde korunduğunu ve hangi risklerin bulunduğunu netleştirmektir.
Denetim, varlıkların bir envanterini çıkarmakla başlar ve her hakkın hukuki durumunu, tescil kapsamını ve sözleşmesel dayanaklarını gözden geçirir. Böylece şirketin fikri mülkiyet cephesindeki gerçek tablo görünür hâle gelir.
Lisans Sözleşmelerinde Nelere Bakılır?
Lisans sözleşmeleri denetimin kalbindedir. İncelemede öncelikle lisansın kapsamı (hangi haklar, hangi ürün ve coğrafya için), münhasır olup olmadığı ve süresi ele alınır. Kapsamın belirsiz olması, sonradan uyuşmazlık doğuran en yaygın kaynaktır.
Royalti (lisans bedeli) hesaplama yöntemi, ödeme koşulları ve raporlama yükümlülükleri ayrıca gözden geçirilir. Ayrıca markanın itibarını koruyan kalite kontrol maddelerinin bulunup bulunmadığı incelenir; bu maddeler eksikse, lisans marka değerini aşındırma riski taşır.
M&A ve Yatırım Öncesi Denetim
Bir şirketin satın alınması, birleşmesi ya da yatırım alması süreçlerinde fikri mülkiyet, işlemin değerini doğrudan etkiler. Bu nedenle IP audit, hukuki inceleme (due diligence) sürecinin önemli bir parçasıdır.
Denetim; hakların gerçekten hedef şirkete ait olup olmadığını, devri engelleyen sözleşme hükümlerini ve devam eden ihtilafları ortaya çıkarır. Erken tespit edilen bir eksik, işlem bedelinin yeniden müzakeresine ya da riskin sözleşmeyle güvence altına alınmasına imkân verir.
Risklerin Tespiti ve Yönetimi
Denetim sonunda tespit edilen riskler önceliklendirilir: eksik tesciller, sona ermek üzere olan koruma süreleri, zayıf sözleşme hükümleri ya da kullanılmayan varlıklar gibi. Her risk için bir eylem planı önerilir.
Bu yaklaşım, fikri mülkiyeti pasif bir kayıt olmaktan çıkarıp aktif olarak yönetilen bir varlık hâline getirir. Düzenli aralıklarla tekrarlanan denetimler, risklerin büyümeden ele alınmasını sağlar.
Fikri mülkiyet varlıklarının hukuki durumu ve lisans ilişkileri, Türkiye'de büyük ölçüde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile fikir ve sanat eserleri mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir; sözleşmesel yükümlülükler ise genel sözleşme hukukuyla birlikte ele alınır. Somut bir denetimin kapsamı, şirketin varlık yapısına göre uzman değerlendirmesiyle belirlenmelidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trSonuç: Görünmeyen Değeri Güvence Altına Almak
Fikri mülkiyet, çoğu zaman bilançoda tam görünmeyen ama şirketin geleceğini belirleyen bir değerdir. Düzenli bir denetimle bu değeri haritalamak, hem riskleri azaltır hem de yatırım ve büyüme kararlarını sağlam bir zemine oturtur.
Fikri mülkiyet varlıklarınızın sağlığından emin misiniz?
Lisanslarınızı ve IP portföyünüzü kapsamlı bir denetimle gözden geçirelim.
Bizimle iletişime geçin