Bir şirketin gerçek değeri çoğu zaman fikri mülkiyetinde saklıdır; birleşme ve devralmalarda bu hakların doğru incelenmesi işlemin başarısını belirler.
- Devralmalarda fikri mülkiyet, hedef şirketin değerinin çekirdek unsurlarındandır.
- Hakların gerçekten hedef şirkete ait olduğu due diligence ile teyit edilmelidir.
- Marka ve patent devirleri TÜRKPATENT sicilinde işlenerek tamamlanmalıdır.
Fikri mülkiyet neden M&A'in kalbindedir
Şirket birleşme ve devralmalarında alıcı, çoğu zaman yalnızca fabrikaları ya da nakit akışını değil, hedef şirketin marka değerini, teknolojisini, patentlerini ve know-how'ını satın alır. Özellikle teknoloji, tüketici ürünleri ve hizmet sektörlerinde bir şirketin değerinin büyük bölümü, bilançoda kolayca görünmeyen fikri mülkiyette yoğunlaşır. Bu nedenle fikri mülkiyet incelemesi, birleşme ve devralma sürecinin en kritik aşamalarından biridir. İhmal edilen bir fikri hak riski, işlemin değerini sonradan ciddi biçimde düşürebilir.
Fikri mülkiyet incelemesi, işlemin fiyatını ve yapısını da doğrudan etkiler. Güçlü ve temiz bir fikri hak portföyü, hedef şirketin değerini yükseltir; hak sahipliğinde belirsizlikler, devam eden ihlal davaları ya da süresi dolmak üzere olan tesciller ise alıcı için risk oluşturur ve fiyat pazarlığında kozdur. Bu nedenle alıcı tarafı kadar satıcı tarafının da fikri mülkiyetini önceden düzene sokması, işlemin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
Fikri mülkiyet due diligence: neye bakılır
Fikri mülkiyet due diligence'ı, hedef şirketin sahip olduğunu iddia ettiği tüm hakların gerçekten var olup olmadığını ve şirkete ait olup olmadığını inceleyen kapsamlı bir denetimdir. İnceleme; markaların, patentlerin, tasarımların ve alan adlarının tescil durumunu, koruma sürelerini ve yenileme yükümlülüklerini kapsar. Her hakkın sicilde kimin adına kayıtlı olduğu, üzerinde rehin, haciz ya da lisans gibi bir yük bulunup bulunmadığı titizlikle kontrol edilir. Bu tespit, alıcının gerçekte ne satın aldığını görmesini sağlar.
İnceleme yalnızca tescilli haklarla sınırlı kalmaz. Şirketin ticari sırları, yazılım hakları, çalışan ve dış geliştirici sözleşmelerindeki hak devirleri ve açık kaynak bağımlılıkları da denetlenir. Devam eden ya da olası uyuşmazlıklar, verilmiş lisanslar ve üçüncü kişilerin hak iddiaları ortaya çıkarılır. Bu kapsamlı tablo, alıcının riskleri fiyatlamasını ve sözleşmeye uygun koruma hükümleri koymasını mümkün kılar. Eksik bir due diligence, satın alma sonrası ortaya çıkacak sürprizlerin en büyük kaynağıdır.
Devir işlemlerinin doğru yapılması
Birleşme ya da devralma kararı verildiğinde, fikri hakların hedef şirketten ya da satıcıdan alıcıya hukuken geçmesi gerekir. Marka, patent ve tasarım gibi sicile kayıtlı haklarda devir, taraflar arasında sözleşmeyle kararlaştırılsa da işlemin tamamlanması TÜRKPATENT sicilinde devrin işlenmesine bağlıdır. Sicile işlenmeyen bir devir, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez ve alıcıyı zayıf bir konumda bırakır. Bu nedenle devir işlemleri, kapanış sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak planlanmalıdır.
Devir sürecinde her hakkın ayrı ayrı ve eksiksiz aktarılması önemlidir. Bir portföyde onlarca marka ve patent bulunabilir; bunların bir kısmının devrinin atlanması, alıcının satın aldığını sandığı bazı hakların aslında satıcıda kalması sonucunu doğurur. Ayrıca telif niteliğindeki eserler, yazılımlar ve ticari sırlar için de uygun devir ve gizlilik düzenlemeleri yapılmalıdır. Devir zincirinin baştan sona eksiksiz kurulması, işlemin gerçek amacına ulaşmasını güvence altına alır.
Sözleşmede fikri hak risklerinin yönetimi
Birleşme ve devralma sözleşmesi, fikri mülkiyetle ilgili riskleri taraflar arasında paylaştıran hükümler içermelidir. Satıcının, devredilen hakların gerçekten kendisine ait olduğuna, üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmediğine ve bilinen bir uyuşmazlık bulunmadığına dair beyan ve taahhütleri sözleşmeye konur. Bu beyanların gerçeğe aykırı çıkması hâlinde alıcının başvurabileceği tazminat mekanizmaları da belirlenir. Böylece due diligence'da görülemeyen gizli riskler, sözleşmeyle güvence altına alınır.
Bazı işlemlerde belirli haklar üzerindeki belirsizlikler tamamen giderilemeyebilir; bu durumda alıcı, satın alma bedelinin bir kısmını belirli bir süre için güvence hesabında tutmak ya da fiyatı buna göre ayarlamak gibi yöntemlere başvurabilir. Devam eden lisans sözleşmelerinin akıbeti, anahtar çalışanların elde tutulması ve ticari sırların korunması da sözleşmede ele alınmalıdır. Fikri hak risklerinin bilinçli yönetimi, işlem sonrası dönemi sürprizlerden koruyan en önemli güvencedir.
Birleşme ve devralmalarda marka, patent ve tasarım devirleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında yapılır ve tamamlanması için devrin TÜRKPATENT sicilinde işlenmesi gerekir; eserlere ilişkin devirler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir. Sicile işlenmeyen devir üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trSonuç: bilgi güçtür, inceleme kazançtır
Birleşme ve devralmalarda fikri mülkiyet, işlemin hem en değerli hem de en riskli boyutlarından biridir. Kapsamlı bir due diligence, devir işlemlerinin sicilde eksiksiz tamamlanması ve sözleşmedeki koruma hükümlerinin özenle kurgulanması, işlemin gerçek değerini güvence altına alır. Bu adımlar atlandığında, en cazip görünen anlaşma bile sonradan büyük kayıplara dönüşebilir. İster alıcı ister satıcı tarafında olun, işleminizin fikri mülkiyet boyutunu alanında deneyimli bir ekiple yürütmek, kararınızın sağlam bilgiye dayanmasını sağlar.
İşleminizi sağlam zemine oturtun
Birleşme ve devralmalarınızda fikri mülkiyet incelemesi ve devir sürecinde yanınızdayız.
Bizimle iletişime geçin