Bir festivalin adı ilk yıl küçük bir afişte görünür, birkaç yıl sonra ise bilet satan, sponsor çeken ve tişörtlere basılan bir değere dönüşür. Bu değerin organizatörde kalması için adı marka olarak tescil ettirmek, alan adını güvenceye almak ve sponsorlarla kullanım sınırlarını yazılı kurmak gerekir.
- Festival adı, eğlence hizmetleri ve yan ürünler için birlikte korunmalıdır.
- Adı kimin taşıdığı; organizatör, ajans ve yerel ortaklar arasında baştan yazılmalıdır.
- Sponsorun festival adını kullanma hakkı süre ve biçim yönünden sınırlandırılmalıdır.
Afişteki ad kimin: organizatör, ajans ve yerel ortaklar
Birçok festival, bir grup gönüllünün, küçük bir organizasyon ajansının ve yerel bir derneğin ortak çabasıyla doğar. Sahil kasabasında ilk kez düzenlenen bir caz haftası, ilk yıl kimsenin sahiplik sorusunu sormadığı samimi bir girişimdir. Üçüncü yıl sponsorlar gelmeye, bilet satışları artmaya başladığında ise ajans 'adı biz koyduk', dernek 'festivali biz başlattık', belediye ise 'alan ve destek bizden' diyebilir. Marka başvurusunun kimin adına yapıldığı, bu tartışmada belirleyici bir yere sahip olur; bu yüzden başvuruyu ilk yıl, ortakların mutabakatıyla ve yazılı bir protokole dayanarak yapmak gerekir.
Protokolde festival adının ve logosunun kime ait olacağı, ortaklıktan ayrılan tarafın adı kullanmaya devam edip edemeyeceği ve festival başka bir şehre taşınırsa ne olacağı açıkça yazılmalıdır. Logoyu serbest çalışan bir grafik tasarımcı hazırladıysa, mali hakların yazılı bir sözleşmeyle ve devredilen haklar tek tek belirtilerek organizatöre geçirilmesi unutulmamalıdır. Aksi hâlde afişlerde, bilet tasarımlarında ve sahne dekorunda kullanılan logonun hakları tasarımcıda kalabilir. Bu hazırlık, ilk yıl gereksiz bir formalite gibi görünse de festival büyüdüğünde çıkabilecek tartışmaları başlamadan önler ve sponsor görüşmelerinde elinizi güçlendirir.
Tescil kapsamı: sahne hizmeti, bilet ve festival ürünleri
Festival adının ilk ve temel koruma alanı, eğlence, kültürel etkinlik ve organizasyon hizmetlerinin yer aldığı sınıftır. Ancak festivalin gelir kalemlerine bakıldığında, tişört, şapka, bez çanta gibi ürünlerin, basılı programların, hatta festival için üretilen özel bir içeceğin de gündeme geldiği görülür. Bu ürünler farklı sınıflara girdiğinden, başvuru yapılırken yalnız bugünkü değil, önümüzdeki birkaç yılda satılması planlanan ürünlerin de düşünülmesi gerekir. Bilet satışının kendi internet sitenizden mi yoksa aracı platformlardan mı yapılacağı da reklam ve perakende hizmetlerinin kapsama alınıp alınmayacağını etkiler; bu kararı bilet ortağıyla sözleşme yapmadan önce vermek daha kolaydır.
Festival adlarında sık görülen bir sorun, adın içinde yer adı ve etkinlik türünün birlikte bulunmasıdır: bir kasabanın adı ile 'caz festivali' ya da 'film günleri' ifadesinin birleşimi, ayırt edicilik bakımından zayıf kalabilir. Bu durumda festivale özgü bir kelime, bir karakter figürü ya da ayırt edici bir logo eklemek korumayı güçlendirir. Yıl ibaresini markanın parçası yapmak ise genellikle gereksizdir; her yıl yeni başvuru yapmak zorunda kalmamak için ana ad yalın tutulmalı, yıl yalnız afişte ve tanıtım malzemelerinde gösterilmelidir. Tescil edilen marka 10 yıl korunur ve yenilenebilir; festival geleneğe dönüştükçe bu süreklilik değer kazanır.
Alan adı, bilet siteleri ve çevrimiçi taklitler
Festival adı duyulmaya başladığında, sahte bilet satan sayfalar ve festival adını içeren benzer alan adları da ortaya çıkabilir. Katılımcılar bu sitelerden bilet aldığında zarar gören yalnız onlar değil, festivalin itibarıdır. Bu nedenle marka başvurusuyla aynı dönemde, festivalin adını içeren alan adlarını ve olası yazım varyasyonlarını almak mantıklı bir önlemdir. Alan adı ile marka arasındaki ilişki, bir uyuşmazlık çıktığında tescilli markanın alan adı şikâyet süreçlerinde ve platformlara yapılan bildirimlerde güçlü bir dayanak olmasıyla kendini gösterir; tescilsiz bir adla bu yollar daha zor işler.
Sosyal medya hesapları da aynı mantıkla ve aynı gün ele alınmalıdır. Festivalin resmî hesabının kimin telefonunda, hangi e-posta adresiyle açıldığı çoğu zaman ilk yıl düşünülmez; hesabı açan gönüllü ya da ajans çalışanı ekipten ayrıldığında erişim sorunu yaşanabilir. Resmî hesapların organizatörün kurumsal e-posta adresine bağlanması ve erişim bilgilerinin kayıt altında tutulması, basit ama etkili bir güvencedir; şifrelerin tek bir kişinin hafızasına bırakılmaması gerekir. Sahte bilet sayfalarıyla karşılaşıldığında ise ekran görüntüsü, tarih ve bağlantı bilgisiyle kayıt tutulmalı, platformlara yapılacak bildirimler tescil belgesiyle desteklenmelidir.
Sponsor sözleşmesinde ad ve logo kullanımı
Ana sponsorlar çoğu zaman festival adının yanında kendi markalarının da görünmesini, hatta festivalin kendi adlarıyla birlikte anılmasını ister. Bu talep, festival adının sponsora devredildiği anlamına gelmez ve sözleşmede bu fark açıkça yazılmalıdır. Sponsorun festival adını ve logosunu hangi mecralarda, hangi süre boyunca ve hangi görsel kurallarla kullanabileceği belirlenmelidir. Sponsorluk sona erdikten sonra sponsorun festival adını reklamlarında kullanmaya devam etmesi ya da kendi ürün ambalajına festival logosunu basması, önceden düzenlenmemişse tartışma konusu olabilir. Sözleşmeye bir çıkış takvimi ve eski malzemelerin toplatılmasına ilişkin kısa bir hüküm eklemek bu riski azaltır.
Tersi yönde de dikkat gerekir: festivalin sponsor logosunu kullanma izni, sponsorun marka kılavuzuyla sınırlıdır ve bu kılavuza aykırı kullanımlar ilişkiyi zedeleyebilir. Ayrıca sponsor olmayan bir firmanın festival alanının hemen dışında ya da sosyal medyada festivalle bağlantılı izlenimi yaratan kampanyalar yürütmesi, sponsorların sık dile getirdiği bir kaygıdır. Bu tür kullanımların marka ihlali oluşturup oluşturmadığı, kullanılan ifadeye ve yaratılan izlenime göre değişir; somut kampanya kendi koşullarında incelenmeden kesin bir sonuca varmak doğru olmaz. Sponsor sözleşmesine bu senaryolar için bir bildirim ve iş birliği hükmü eklemek faydalıdır.
Etkinlik ve festival adlarının marka olarak tescili, kapsamı ve üçüncü kişilere karşı korunması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na tabidir; logo ve afiş tasarımlarındaki haklar ayrıca 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında değerlendirilebilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trFestival büyümeden önce sahipliği netleştirmek
Festival adları, genellikle sahiplik sorusu en az konuşulduğu dönemde doğar ve en çok değer kazandığı dönemde tartışılır. Ortaklar arasında yazılı bir protokol, eğlence hizmetleri ve yan ürünleri kapsayan bir marka başvurusu, kurumsal hesaplara bağlı alan adları ve sosyal medya hesapları ile sınırları çizilmiş sponsor sözleşmeleri, bu değerin organizatörde kalmasını sağlar. İlk afiş basılmadan atılacak bu adımlar, sonraki yılların büyümesine sağlam bir zemin hazırlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Festival adını her yıl yeniden tescil ettirmem gerekir mi?
Gerekmez. Yıl ibaresi markaya dahil edilmeden yalın festival adı tescil edilirse, bu tescil 10 yıl korunur ve yenilenebilir. Yıl bilgisi afiş ve tanıtım malzemelerinde ayrıca gösterilebilir; böylece her yıl yeni başvuru yapma ihtiyacı doğmaz ve marka sürekliliği korunur.
Ana sponsor festival adını kendi adıyla birlikte kullanırsa ad ona mı geçer?
Hayır, sponsorun adla birlikte anılması tek başına bir devir anlamına gelmez. Ancak sözleşmede sponsorun kullanım hakkının süresi, mecraları ve sona erdiğinde ne olacağı açıkça yazılmazsa tartışma çıkabilir. Bu nedenle sponsorluk metninde hak sahipliği ve sona erme sonrası kullanım ayrıca vurgulanmalıdır.
Festivali birlikte başlattığımız dernekten ayrılırsak adı kullanabilir miyiz?
Bu, marka başvurusunun kimin adına yapıldığına ve taraflar arasındaki yazılı anlaşmaya bağlıdır. Protokol yoksa ve başvuru diğer taraf adına yapıldıysa adı kullanmaya devam etmek sorun yaratabilir. Ayrılık öncesinde durumun belgeleriyle birlikte ve tarafların katkıları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Festival adınızı birlikte güvenceye alalım
Etkinliğinizin adı, logosu ve sponsor sözleşmeleri için ön değerlendirmeyi birlikte yapabiliriz.
Bizimle iletişime geçin