Birlikte var olma sözleşmesi, benzer markaların piyasada karışıklık yaratmadan yan yana kullanılmasını sağlayan sınırları belirleyen bir uzlaşma metnidir.
- Sözleşme tarafların kullanım sınırlarını açıkça belirler.
- Coğrafi ve mal hizmet sınırları ayrı ayrı yazılmalıdır.
- İhlal hâlinde uygulanacak yaptırım metne konulmalıdır.
Sözleşme Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Birlikte var olma sözleşmesi, benzer iki markanın piyasada aynı anda kullanılmasının fiilen mümkün olduğu durumlarda tercih edilir. Tarafların farklı sektörlerde faaliyet göstermesi, farklı bölgelerde satış yapması, farklı tüketici kesimine hitap etmesi ya da işaretlerin görsel olarak yeterince ayrışabilmesi bu ihtimali doğurur. Böyle bir tabloda uzun bir dava yerine sınırların yazıyla çizilmesi her iki taraf için daha akılcıdır.
Buna karşılık her uyuşmazlık bu yöntemle çözülemez. Taraflar aynı ürünü aynı kanalda satıyorsa, işaretler neredeyse birebir aynıysa ya da karşı taraf markanın bilinirliğinden yararlanma amacı taşıyorsa sözleşme yapmak karışıklığı kalıcı hâle getirir. Bu nedenle metne geçmeden önce fiilî kullanım alanları, hedef kitle ve dağıtım kanalları karşılaştırılmalı; ayrışma gerçekten mümkün mü sorusu dürüstçe cevaplanmalıdır.
Kullanım Sınırlarının Belirlenmesi
Sözleşmenin çekirdeği kullanım sınırlarıdır. Her tarafın markasını hangi mal ve hizmetlerde kullanabileceği, hangi alanlara girmeyeceği ve hangi kanallarda satış yapabileceği tek tek yazılmalıdır. Yalnız sınıf numaralarına atıf yapmak çoğu zaman yetersiz kalır; asıl kullanılan ürün ve hizmetlerin somut adlarıyla sayılması karışıklığı önler. Ayrıca yeni ürün gruplarına geçiş hâlinde nasıl davranılacağı da düzenlenmelidir.
Coğrafi sınır ikinci temel başlıktır. Tarafların hangi ülkelerde ya da hangi bölgelerde faaliyet göstereceği, ihracat yapılıp yapılamayacağı ve çevrim içi satışın nasıl ele alınacağı belirtilmelidir. İnternet satışı bu noktada özel dikkat gerektirir; çünkü coğrafi ayrımı fiilen zayıflatır. Hangi alan adlarının kimin tarafından kullanılacağı, pazaryeri mağazalarının hangi ülkelere gönderim yapacağı ve reklam hedeflemesinin sınırı yazılmalıdır.
Görsel Farklılaştırma ve Sunum Kuralları
Karışıklığı azaltmanın en etkili yolu, işaretlerin görsel olarak farklı sunulmasıdır. Sözleşmede tarafların markayı hangi yazı karakteriyle, hangi renk düzeninde ve hangi ek unsurlarla kullanacağı taahhüt edilebilir. Bir tarafın markayı her zaman kendi ticaret unvanı ya da tanıtıcı bir ek ile birlikte kullanacağını üstlenmesi, iki işaretin tüketici gözünde ayrışmasını sağlayan pratik bir çözümdür.
Taahhütlerin uygulanabilir olması için somut yazılması gerekir. Kullanım kılavuzu niteliğinde bir ek hazırlanması, örnek görsellerin metne eklenmesi ve ambalaj, tabela, internet sitesi ile sosyal medya için ayrı kuralların belirlenmesi tercih edilir. Ayrıca mevcut stokların ve basılı malzemenin ne kadarlık bir geçiş süresi içinde tüketileceği yazılmalıdır; aksi hâlde imzadan hemen sonra ilk uyuşmazlık bu konuda çıkar.
Kağıt, kırtasiye ve basılı ürünlere ilişkin marka tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındadır ve sınıflandırma uluslararası Nice sistemine dayanır. Özgün ambalaj biçim ve desenleri ise aynı kanundaki tasarım koruması ile ek olarak korunabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trİhlal Yaptırımı ve Kuruma Sunulması
Sözleşmenin arkasında bir yaptırım bulunmadığında metin yalnızca iyi niyet beyanı olarak kalır. Bu nedenle taahhütlere aykırılık hâlinde uygulanacak sonuçlar yazılmalıdır: aykırılığın giderilmesi için tanınacak süre, bu sürede giderilmezse ödenecek ceza koşulu, sözleşmenin feshi ve fesih hâlinde tarafların hukuki yollara başvurma hakkının saklı olduğu düzenlenebilir. Uyuşmazlıkların hangi usulle çözüleceği de belirtilmelidir.
Sözleşmenin idari süreçlerde kullanılabilmesi ayrı bir konudur. Tarafların markalarının tesciline karşılıklı olarak rıza gösterdiği hâllerde Kuruma sunulacak muvafakatnamenin usulüne uygun düzenlenmesi gerekir; bu belge sözleşmeden ayrı ve şekil şartlarına tabi bir metindir. Ayrıca sözleşmenin devir hâlinde halefleri bağlayıp bağlamayacağı ile süresinin belirli mi belirsiz mi olduğu açıkça yazılmalıdır.
Sınırlar Yazılmazsa Uzlaşma Yeni Uyuşmazlığa Dönüşür
Birlikte var olma sözleşmesi, iki markanın karışıklık yaratmadan yaşayabileceği alanı çizmek için yapılır. Metin genel ifadelerle yazıldığında ise taraflar kısa süre içinde aynı rafta buluşur ve uzlaşma yerini daha sert bir uyuşmazlığa bırakır. Mal ve hizmet sınırı, coğrafi kapsam, görsel farklılaştırma, geçiş süresi ve ihlal yaptırımı somut yazıldığında sözleşme işlevini yerine getirir. Somut olayın değerlendirilmesi uzmanlık gerektirir; buradaki genel bilgi hukuki görüş yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Birlikte var olma sözleşmesi hangi durumlarda yapılır?
Benzer iki markanın piyasada karışıklık yaratmadan kullanılabildiği durumlarda tercih edilir. Tarafların farklı sektörlerde çalışması, farklı bölgelerde satış yapması ya da işaretlerin görsel olarak ayrışabilmesi bu ihtimali doğurur. İşaretlerin neredeyse aynı olduğu ve aynı ürünün aynı kanalda satıldığı hâllerde ise sözleşme karışıklığı kalıcı hâle getirebilir.
Sözleşmede hangi sınırlar mutlaka belirtilmelidir?
Her tarafın markayı hangi mal ve hizmetlerde kullanacağı somut adlarla yazılmalı, coğrafi kapsam ve ihracat durumu belirlenmeli, çevrim içi satış ile alan adı kullanımı düzenlenmelidir. Buna görsel farklılaştırma taahhütleri, mevcut stoklar için geçiş süresi ve taahhütlere aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırım eklenmelidir.
Bu sözleşme Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulabilir mi?
Tarafların karşılıklı olarak tescile rıza gösterdiği hâllerde Kuruma muvafakatname sunulabilir. Ancak muvafakatname sözleşmeden ayrı ve şekil şartlarına tabi bir belgedir; usulüne uygun düzenlenmediğinde işleme alınmaz. Bu nedenle uzlaşma metni ile Kuruma sunulacak belge birlikte planlanmalı ve içerikleri birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Birlikte var olma sözleşmenizi birlikte hazırlayalım
Kullanım sınırlarınızı ve muvafakat sürecinizi doğru kurgulayalım.
Bizimle iletişime geçin