Bir kafe ya da pastane markası iki farklı şeyi korumak zorunda kalabilir: masada sunulan hizmeti ve kutuda eve götürülen ürünü. Salonda yiyecek içecek sunmak 43. sınıfın, kahve, pasta, kurabiye ve ekmek gibi ürünlerin kendisi ise 30. sınıfın konusudur; işinizin nereye büyüdüğü seçimi belirler.
- Salonda veya paket serviste yiyecek içecek sunma hizmeti 43. sınıftadır.
- Kahve, çay, pasta, kurabiye, ekmek ve çikolata gibi ürünler 30. sınıftadır.
- Paketli ürün raflara çıkacaksa 30. sınıf ihmal edilmemelidir.
Tezgâhın iki yüzü: hizmet ve ürün
Mahalle aralarında açılan küçük bir kahve dükkânını düşünelim. Sabahları müşteriler tezgâhtan filtre kahve ve poğaça alıyor, bazıları masada oturup tost yiyor. Bu tabloda markanın koruduğu asıl şey, yiyecek ve içecek sağlama hizmetidir; yani 43. sınıfın alanıdır. Birkaç ay sonra aynı dükkân kendi kavurduğu çekirdek kahveyi etiketli paketlerde satmaya, el yapımı kurabiyeleri kavanozlarda yerel marketlere vermeye başlıyor. Artık ortada bir hizmetin yanında, müşteriden bağımsız olarak dolaşan bir ürün de var. Bu ürünler kahve, fırın ve şekerleme ürünleri olarak 30. sınıfta yer alır.
Ayrımın önemi, ürün raflara çıktığında belirginleşir. Yalnızca 43. sınıfta tescilli bir kafe markası, aynı isimle zincir marketlerde paketli kurabiye satan bir üreticiyle karşılaştığında, hizmet ile mal arasındaki benzerliği ispatlamak zorunda kalabilir. Bu tartışma kazanılabilir, ancak doğrudan 30. sınıfta tescil sahibi olmak kadar net bir zemin sunmaz. Tersine yalnızca paketli ürün üreten ve hiç salon işletmeyen bir butik fırın için 43. sınıf önceliğe sahip olmayabilir. Seçim, işinizin bugünkü ağırlık merkezine ve markanızın hangi ortamda müşteriyle karşılaştığına bakılarak yapılmalıdır. Bu nedenle ürün satışına başlamadan önce sınıf listenizi yeniden gözden geçirmek iyi bir alışkanlıktır.
43. sınıf neleri kapsar
43. sınıf, yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri ile geçici konaklama hizmetlerini içerir. Kafe, pastane salonu, restoran, kafeterya, bar ve self servis restoran hizmetleri, paket yemek hizmeti veren işletmeler ve düğün ya da toplantılar için yiyecek içecek sağlama hizmeti bu sınıftadır. Bir pastanenin nişan organizasyonuna ikram servisi vermesi de bu kapsamda değerlendirilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, 43. sınıfın ürünleri değil, bunların sunulmasını koruduğudur. Kafenizin tabelası, menüsü, fincanlarındaki logo ve sosyal medya hesabı bu hizmetin kullanıldığını gösteren tipik belgelerdir; ileride kullanım ispatı gerekirse bunları saklamak işinizi kolaylaştırır.
Zincirleşme ve bayilik planı olan kafeler için 43. sınıf özel bir önem taşır. Franchise sözleşmesiyle markanızı başka şehirlerdeki işletmecilere kullandıracaksanız, lisans verdiğiniz hakkın tescilli olması sözleşmenin temelini oluşturur. Bu aşamada genellikle 43. sınıfa ek olarak franchise danışmanlığı için 35. sınıf da gündeme gelir. Kafe ve restoran markalarına ilişkin genel çerçeve için restoran ve kafe markası rehberimize göz atabilirsiniz. Her zincirin büyüme modeli farklı olduğundan, hangi hizmetlerin listeye alınacağı işletme planınızın somut ayrıntılarına göre belirlenmelidir. Bayilere verilecek kullanım kılavuzunda logonun tek biçimde kullanılması da önemlidir.
30. sınıf: kutuya giren ürünler
30. sınıf; kahve, çay, kakao, şeker, pirinç, un ve tahıl ürünleri, ekmek, pasta ve şekerleme, dondurma, bal, maya, tuz, hardal, sirke, soslar ve baharatları kapsar. Bir pastanenin vitrinindeki yaş pasta, tereyağlı kurabiye, çikolatalı ürünler ve ev yapımı reçelli kek ürün olarak bu sınıfta yer alır. Kahve dükkânının kendi kavurduğu çekirdek kahve, türk kahvesi paketleri ve soğuk demleme kahve konsantresi de 30. sınıftadır. Ancak dikkat: pastanenin ayrıca paketleyip sattığı yoğurt veya kaymak gibi süt ürünleri 29. sınıfa, taze sıkılmış meyve suyu ise 32. sınıfa girebilir; ürün yelpazenizi tek tek gözden geçirmek gerekir.
Paketli ürün satışında karşılaşılan pratik bir sorun, kafe adının ürün etiketinde farklı bir biçimde kullanılmasıdır. Tabeladaki logonun sade bir yazıyla, ambalajdaki hâlinin ise farklı bir çizim ve renkle kullanılması, hangi işaretin tescil edildiği sorusunu doğurur. Başvuruyu yapmadan önce ürün ambalajında kullanacağınız son hâli belirlemek, tescil ile fiili kullanımın örtüşmesini sağlar. Ayrıca paketli ürünler zincir marketlere girecekse, raftaki benzer markalar için 30. sınıfta ayrıntılı bir ön araştırma yapılmalıdır; bu sınıf çok kalabalıktır ve benzer isimler sık görülür. Aynı araştırma, ambalaj tasarımına yatırım yapmadan önce tamamlanmalıdır.
Karar tablosu ve sık yapılan hatalar
Pratik bir yöntem olarak şu soruları sorun: Müşteri ürünü sizin mekânınızda mı tüketiyor? Ürün sizin etiketinizle başka bir satış noktasına gidiyor mu? İnternetten kargo ile kurabiye kutusu gönderiyor musunuz? Yalnızca birinci soruya evet diyorsanız 43. sınıf ağırlıktadır. İkinci veya üçüncü soruya da evet diyorsanız 30. sınıf gerekli hâle gelir. Kahve çekirdeği ve demleme ekipmanlarını da dükkânınızda satıyorsanız, farklı markaların ürünlerinin bir araya getirilerek satışı için 35. sınıf da değerlendirilebilir. Bu cevapları bugünkü duruma göre değil, yakın dönemdeki planlarınıza göre de vermelisiniz.
Sık yapılan hatalardan biri, sınıf listesini ihtiyaçtan çok daha geniş yazmaktır. Hiç üretmeyeceğiniz makarna, pirinç veya baharat gibi ürünleri 30. sınıf listesine eklemek koruma sağlamaz; tescilden sonra beş yıl kullanılmayan mallar için iptal talebi gündeme gelebilir ve geniş liste itirazları da artırır. Diğer bir hata ise tabelada kullanılan ismin başkası adına zaten tescilli olup olmadığını dükkân açıldıktan sonra kontrol etmektir. Tabela, menü ve ambalaj maliyetine girmeden önce hem 43 hem 30. sınıfta araştırma yaptırmak, ileride isim değiştirmek zorunda kalma riskini azaltır.
Marka koruması, başvuruda Nice sınıflandırmasına göre belirtilen mal ve hizmetlerle sınırlıdır; hizmet ve ürün için ayrı sınıflar seçilmesi gerekebilir. Bu esaslar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trMasadan rafa geçerken sınıfınızı güncelleyin
Kafe ve pastanelerde marka koruması iki katmanlıdır: salondaki hizmet 43. sınıfta, eve götürülen ürün 30. sınıfta korunur. Yalnızca servis yapan bir işletme için ilk sınıf yeterli olabilirken, paketli ürün satışına başlayan bir marka için ikincisi vazgeçilmez hâle gelir. Ürün yelpazenizi ve büyüme planınızı somut olarak listeleyip seçimi buna göre yapmak, hem gereksiz masraftan hem de korumasız kalan bir üründen sizi uzak tutar.
Sıkça Sorulan Sorular
Kafemde kendi yaptığım kurabiyeleri satıyorum, 30. sınıf gerekli mi?
Kurabiyeler yalnızca kafede tüketiliyorsa 43. sınıf genellikle ana korumayı sağlar. Ancak kurabiyeleri etiketli paketlerle satıyor, marketlere veriyor veya internetten gönderiyorsanız ürünün kendisi için 30. sınıfta tescil yaptırmak daha güvenli bir zemin sunar. Karar satış biçiminize göre verilmelidir.
Paket servis yapan pastane hangi sınıfa girer?
Siparişle hazırlanıp teslim edilen yiyecek ve içecek hizmeti 43. sınıfta değerlendirilir. Paket servis sırasında etiketli ve kendi markanızla ambalajlanmış ürünler de satılıyorsa, bu ürünler için 30. sınıf da ayrıca düşünülmelidir. Teslimat hizmetinin kendisi ise farklı bir sınıfta yer alabilir.
Kavrulmuş çekirdek kahve satan bir kahve dükkânı hangi sınıfları seçmeli?
Kendi markanızla paketlenen kahve 30. sınıfta, dükkânda içecek sunma hizmeti 43. sınıfta yer alır. Farklı markaların kahve ekipmanlarını da satıyorsanız perakende hizmeti için 35. sınıf değerlendirilebilir. Hangi kombinasyonun gerekli olduğu iş modelinize göre değişir. Ürün listesini tek tek çıkarmak işi kolaylaştırır.
Kafe ve pastane markanızı birlikte değerlendirelim
Hizmet ve ürün tarafında hangi sınıfların gerekli olduğunu ön araştırmayla birlikte belirleyebiliriz.
Bizimle iletişime geçin